Profiel van özkansokaklardaFoto'sWeblogLijsten Extra Help

Weblog


    08 juli

    sokaklarda "eski İsTaNBuL"

    sokaklarda "eski İsTaNBuL"

    Click to enlarge
    Kumkapı
    Evleri
    Click to enlarge
    Yüksek Kaldırım
    Click to enlarge
    Kuzguncuk
    Click to enlarge
    Mısır Çarşısı
    Click to enlarge
    Mısır Çarşısı
    Girişi
    Click to enlarge
    Mısır Çarşısı
    Aktar
    Click to enlarge
    Bakkal
    Click to enlarge
    Şekerci
    Click to enlarge
    Kunduracı

     

    :. 19. yüzyılda İstanbul Hayatı .:

    Click to enlarge
    Eyüp
    Çanak Çömlekçiler
    Click to enlarge
    Kapalı Çarşı
    Click to enlarge
    Genç Seyyar
    Satıcı
    Click to enlarge
    Yaşlı
    Seyyar Satıcı
    Click to enlarge
    Ciğerci
    Click to enlarge
    Kahveci
    Click to enlarge
    Berber
    Click to enlarge
    Aziz Baba
    Sebil Saka
    Click to enlarge
    Derviş

     

    :. 19. yüzyılda İstanbul Hayatı .:

    Click to enlarge
    Seyyar Kunduracı
    Click to enlarge
    Kahvehane
    Click to enlarge
    Ozan
    Click to enlarge
    Başıbozuklar
    Click to enlarge
    Tulumbacılar
    Click to enlarge
    Kayıkçılar

    07 juli

    sokaklarda "akpilim den başka...

     Karşı kaldırımda adam "ulan kafayımı yedin akpilim den başka hiç param yok ,git başkasına salça ol kardeşim "diye tinerci -serseri karışımı bir tipe bağırıyordu...

     Ne yani şimdi , buna duygusal -şiirsel nasıl yaklaşılırda birşeyler yazılır ? ne yapalım  böyle acayip-sefil ,bir o kadarda dengesiz bir memleket te yaşıyoruz , yaşananlara sen halklısın sen haksızsın  , yaramazsın diye de yaklaşamazsın  ,"aman benimde başıma gelebilir, bunların hepsini toplama kamplarına ,yolayacaksın" diyenler gibi hiç yaklaşamazsın ,nasıl yaklaşılır ve nasıl  çözülür ? sorusuna da  genel ve radikal çözümlerden başka da  cevap verilemez ,verilecek cevaplar  havada kalı,r onları yere, sokaklara indirmedikçe, olaya sokaktaki adam el atmadıkça  olaylar devam eder," akpilimizi bile koruyamayız ",en kötüsü de ; açın  aça saldırması

     

      ...  

    05 juli

    sokaklarda "nedir bu pısırıklık..."

    sokaklarda "nedir bu pısırıklık..."

    Nedir bu pısırıklık, mıy mıy lık ,kardeşim biraz silkelenelim ,canlanalım  üzerimize ölü toprağımı serpilmiş , memleket , sokaklar tamamen avantacılara, üç beş çapulcuya kalmış ve kimsede başını çevirip bakmıyor bile ,başı önde işine evine gidiyor geliyor:Teslim alınmış ama bunu ruhuna kadar teslim etmişler gibiyiz yada işin espirisi :hepimizin bu avantacı sistemden çıkarımı var ? , bizimde işimize mi geliyor? yada herşey iyi de benim mi haberim yok ,binlerce adam bu son döviz dalgalanmasından mort oldu bu adamlar niye seslerini çıkarmıyor zaten o kaybettikleri" haydan geldi huya gitti " durumu mu?,dolu şeye zam geliyor-geldi ,hepimiz de mi benzinci -stokçuyuz , neyiz ?.Adamlar "kim gelirse gelsin bu yoldan çıkamaz "diyor ,siz kimsiniz kardeşim diyen yok ....

       Çıkın bir sokaklara  sağa sola dert yanın ,oraya buraya sorun  ne yapabiliriz çoluk çocuk sefil hayata daha ne kadar devem edeceğiz ?deyin ,nasıl protesto edeceğinizi siz bulun ,düşünün  ,çünkü saf, temiz, kendiliğinden, haykırışlar her zaman  bildik  eski yöntemlerden daha etkili ve sağlamdır......haydi silekelenelim....coşalım ...gözümüzü açalım....    

    03 juli

    sokaklarda "Oğlu için pazarlık ediyor"

    sokaklarda "Oğlu için pazarlık ediyor"

     

    Diyarbakır'dan kapkaç çetesine kanarak İstanbul'a gelen R.P. 'nin peşine düşen baba Ramazan P. oğlunu çetenin elinden kurtardı. İstanbul'a kadar iz süren baba, R.P. için çeteyle pazarlık dahi etti


    TOPLUMDA ciddi boyutlara ulaşan kapkaç vakalarından yaşanan son olay, durumun ciddiyetini bir kez daha ortaya koydu. Diyarbakır'dan çeşitli vaatlerle İstanbul'a götürülerek kapkaç yaptırılan oğlunun 2 ay izini süren baba Ramazan P, oğlu R.P'yi (14) suç çetesinin elinden kurtardı. Oğlunun ortandan kaybolması üzerine Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi'ne başvuran dertli baba, İstanbul'da oğlunun izine ulaştı.

    Oğlu için pazarlık ediyor

    Çetenin elebaşı F.E'ye telefonla ulaşan ve çocuğunu serbest bırakması için yalvaran Ramazan P, olayı anlatırken şunları söyledi: 'Oğlumu çeşitli vaatlerle kandırıp, İstanbul'a götürmüşler. Elebaşı F.E. oğlumun peşini bırakmam için benimle pazarlık yaptı. Bana 'Çocuk 20 gün bende, 20 günde de kalsın' dedi. Bende çocuğumu satmayacağımı söyledim. Kardeşlerimin de yardımıyla oğlumu kapkaç için gönderildiği Kadıköy'de bulduk ve kendi çocuğumu kaçırarak Diyarbakır'a getirdik' 

     

     "Nedir bu  kardeşim bu kadar aymazlık bu kadar adilik olurmu ? Bu memlekette hiç mi delikanlılık kalmadı  yazık be ne yazacağımı şaşrdım kaldım"

    sokaklarda "Domatesin bol olduğu memlekette isyan çıkmaz, !

    Domatesin bol olduğu memlekette isyan çıkmaz, ! sokaklarda  açlıktan ölüyorum diye kimse bağırmaz yani sistem merak etmesin   sorun  falan da çıkmaz hele bu malzeme  ile devirmek yeni bir yapı kurmak falan hiç mümkün değil ...şimdi nerden çıktı bu yazı demeyin ...siz varoşlarda  seyyarların sürekli yazın  domates soğan, kışın patates soğan sattığını   ve bunun bu insanlaraı açlıktan koruduğunu ...karnı tok olanında isyana falan niyeti olamaz ,çünkü abazalık sorununu aşamamaış gençlik siyaste hayatta bakmaz . ..öncek ikuşak siyaste baktı çünkü o zamanlar ne internet nede cep telefonu vardı ...adam karnını domates-patatesle doyuruyor  hoop internet cafeye massenger e  aynen devam ...aramaya devam  buldun mu ...tamam.. şimdi bu  genç elinde sürekli cep telefonuyla ne yapar ?örgütleniyormu!? haa... o zaman ne yapıyor ? mesajlaşıyor ...ve aklı tamamen bunda...ve bu gençler herçeşit guruptan da olabilir fark etmez hepsi aynı ...ve bu yazıtı  daha da uzatablirim ve  bu uzatma ...en kıral sosyal yorumculara bile dumur geçirtir  ama  biz blog sınırlarını aşmak istemiyoruz ...kısa vurgular yapıyoruz... bunuda daha kısa vurgusu  ..yöneteneler ! rahat rahat yönetin, bu memlekette yaşayanlar size hiçbir zaman sorun olmaz size ancak iktidar olmak isteyen değişik avantacılar  , yada yanınzdaki avantacılar sorun olur " bırak da biraz biz yalayalım -  yutalım kardeşim" ciler sorun olur . Bu da bizi hiç ilgilendirmez, biz sokaklarda  yine dometesli makarna  yer -çay içer  ,"cep "ten  idare ederiz.........
    29 juni

    İstanbul'da yüzlerce çocuk sokaklarda

    İstanbul'da yüzlerce çocuk sokaklarda

    İstanbul'da yüzlerce çocuk sokaklarda, her türlü istismara açık. Kimi mendil satıyor, kimi tartı aletinin başında. Çoğu ebeveynleri tarafından sokağa salınan, yeteri kadar para kazanamadıkları zaman dayak yiyen yüzlerce, binlerce çocuk. Fayir ve ailesi, bunlardan sadece birisi.
    Fayir Gümüştekin, 15 yaşında. Ama öyle zayıf ve küçük ki. Sanki 10 yaşında. Her geceyarısı geldiği evinde, annesinin avucuna sekiz milyon bırakıyor. Bu parayı insanları tartarak kazanıyor. Elinde tartı aletiyle her sabah, yollara revan oluyor. Mahmutbey'den Ataköy Atrium'a gelip işbaşı yapıyor. Geceyarısından çok sonra, 01.30'da eve dönüyor. Fayir, 31 Kasım'da ortadan kayboldu. Tam beş gün boyunca kendisinden haber alınamadı. 2 Aralık tarihli Hürriyet İstanbul ekinde ‘‘Fahir sır oldu’’ başlığıyla haber oldu. Bulunduktan sonra savcıya ‘‘Annem, babam beni dövüyor. Eve gitmek ve çalışmak istemiyorum’’ dedi. Umut Çocukları Vakfı'nda konuk edildi.

    sokaklarda"siz steril,hijyenik..."

    sokaklarda"siz steril,hijyenik..."

    "siz steril,hijyenik ilişkilerinizi   yaşayın....

                                           biz temiz ve namuslu aşklarla varoluruz...."

                     diyordu.....sokaktaki adam....

    28 juni

    sokaklarda"şiir blogları ..."

    sokaklarda"şiir blogları ..."

    Şiir blogları ,o kadar ince rafine duygular ,kanatsız melek durumları, kavuşamamak,-kavuşmak-uçmak.....sizler bu ülkede...bu sokaklarda....bu evlerde yaşamıyormusunuz? yoksa akvaryumda yada serada  mı yaşıyorsunuz ?! yada venüs gezegenin şubesimi var da bizim haberimiz  mi yok....
    26 juni

    sokaklarda"web gezgini olacağına ...."

    sokaklarda"web gezgini olacağına ...."

    web gezgini olacağına ...sokak gezgini,istanbul gezgini  olalım ,nedir bu internet şapşalığı .web' te ne kadar gezersen gez ,olay sokaklarda ,güzellik ,serüven,ilginç insanlar-yerler sokaklarda-dışarıda ...ve hava sıcak evde kılima yok , nasıl bu  bunalıma dayınıyorsunuzda  " web lere geliyorsunuz" ...herkese bir çağrımdır ,bırakın ev  kumkumalığını, atın kendinizi sokaklara ...ve inanın  ozaman web' de daha anlamlı olacak ,blog unuz varsa orada daha sağlam şeyler yazmaya başlyacaksınız...inanı bana bunlımın -sıkıntının ne olup olmadığını ,sandığınız yada yaşadığınız gibi olmadığını ,hayatın daha anlamlı ,daha lezzetli  ve inadına neşeli olduğunu yeniden keşfedeceksiniz ...haydi sokaklara ...belki göz göze geliriz ben bu adamı bir yerden tanıyorum ama nerden diye hafızamızı yorarız ...hayat-şenlik .sokaklarda-dışarda  ............

    24 juni

    sokaklarda"kırbaşlı harleyciler"

    Bu nedir? ben anlamıyorum ....parayı  yaşlanınca bulma mıdır?....gençlik gidiyor direnelim-yapışalım-tutalım kaçırmayalım mıdır ?adam elli yaşlarında spor -deri ceketler-kafada kelini kapatan kepler yada bizim sokakaklarda eşarp da denir işte onu kafaya sıkarcasına bağlamış ....biçim bu ...tamamda bu adamların ruhu yada performansı ne ? bunlar dahada yoğun bunalım yaşamayacaklarmı ? gitmiş gençlik-geç gençlik sendromu denilen birşey varmı? yada olacakmı ?  ha... hani Rum taverna şarkıcısı  vardı  (yanda döşemeciye sordum adını) Fedon ,işte oda öyle kaslı vucut yapmış ,yanmış falan ama ne yaparsa yapsın yüz -çehre sporu diye birşey olmadığı için oradan falsoyu veriyor ...ee ne oluyor ?bunu analizi ne ?kısacabiz bunlara sokalarda  eskiden "ihtiyar delikanlı "derdik ...ama bunlar yalnızca " ihtiyar" dahası ihtiyarlığının bile farkına varamayan idrak sorunlular ...."

    sokaklarda "nasıl yırtacağız abi..."

    nasıl yırtacağız abi ? demeler çoğaldı ,nasıl çoğalmasın ki ,adam çaresiz adam bunalmış  ve kısır döngüye girmiş ,hani adam kaçmak istiyor ama pili bitmiş nasıl kaçsın ,yırtsa zaten bu saate kadar yırtardı .....ve diğer muhabette yolumuzu nasıl bulacağız ? nasıl bulacağız ?sürekli batıya  gideceksin ...buldun buldun ,bulamadın zaten çıktığın sokağa geleceksin  ve birşeyde kaybetmezsin ,sokak yine aynı sokaktır ve bıraktığın sokakta bıraktıklarını aynı bulamazsın ...azar azar yaşayacaklarını bir anda yaşayıp, toptan şoka gireceksin ...ve  Aziz Nesin in hikayesi gibi "biz bu  b.ku   niye yedik "lere geleceksin ...tabi bu kötü senaryo ,aslında kötü senaryo büyük ihtimalle olacak olacak ta sen ne kazanmış olacaksın ,yer- yurt görmüş olacaksın kahvede Tv seyrederken gittiğin yerler çıkarsa" aaa bak bak ..."muhabeti yapacaksın...hani kaçış  fırsatlar yaratmazmı ?yaratır tabiii ama bizim çevremizde bunun fazla örneği olamaz ,neden ?çünkü istanbul çocuğu kaçtımı yani gurbete gittimi aynı hayatı sürdürmeye başlar, ne oldu yaşadığın kar kaldı ...tehlikeye de  fazla girmez çünkü kafası biraz çalışır ,kafa çalışınca   korku zırt diye çıkar . .tırsar .. idare eder ... hemşerim-köylüm muhabeti zaten istanbul lu yada büyük şehirlide olamaz ,görseler birbirlerinden  uzaklaşırlar ...ve senaryo budur ....nerden gelmiştik ...nesıl yırtacağız abi ? diye sormuşlardı...yırtmayı bırak ..sen pantolonuna sahip çık onuda yırtmasınlar derler sokaklarda..... 

    ' name=contents>
    23 juni

    sokaklarda"eşek hiç bir zaman işsiz kalmaz

    sokaklarda"eşek hiç bir zaman işsiz kalmaz ama aç kalması her zaman olasıdır "

              Eşek hiç bir zaman işsiz kalmaz , ama aç kalması her zaman olasıdır

    Bu ata sözü falan değilidir,sadece kendimin ve çevremdeki bazı eşeklerin  durumudur.

    sokaklarda"adam, izinsiz kopyalamayın diyor.!

    sokaklarda"adam, izinsiz kopyalamayın diyor.!

    adam, izinsiz kopyalamayın diyor.! kardeşim bir blog yapmış  tasarımı güzel  de  sen şimdi kimsin ne yazdında kopyalamayın falan diyorsun ...sen bunu diyorsunda  en kıral kültür siteleri demiyor ve seni niye kopyalasınlar...hani bir adam albüm çıkarıyor,  kimse tanımaz "ben korsana karşıyım diyor "yahu sen kimsin ? seni kim korsanlasın...hırsız çalacak arabayı bilir, benim taka kartal a yaklaşmazlar bile, o hesap ... sokaklarda buna " akıl akıl  gel s.kime takıl..." derler

    adam, izinsiz kopyalamayın diyor.! kardeşim bir blog yapmış  tasarımı güzel  de  sen şimdi kimsin ne yazdında kopyalamayın falan diyorsun ...sen bunu diyorsunda  en kıral kültür siteleri demiyor ve seni niye kopyalasınlar...hani bir adam albüm çıkarıyor,  kimse tanımaz "ben korsana karşıyım diyor "yahu sen kimsin ? seni kim korsanlasın...hırsız çalacak arabayı bilir, benim taka kartal a yaklaşmazlar bile, o hesap ... sokaklarda buna " akıl akıl  gel s.kime takıl..." derler

    22 juni

    sokakaklarda beş parasız ve yalnız olmak

    sokakaklarda beş parasız ve yalnız olmak

    sokaklarda beş parasız ve doğal olarak yalnız,

    sokaklarda yalnız ve doğal olarak bitik ,

    sokaklarda  bitik ve doğal olarak yokoluş,

              sokaklar var  ama  adamım yok olmuş.... 

    Eve sığamayanlar , sokaklarada sığamadımı ,sen seyret gümbürtüyü

     Eve sığamayanlar , sokaklarada sığamadımı ,sen seyret gümbürtüyü

       Gün gelecek evin dar gelecek

    Gün gelecek beynin dar gelecek

    ve o gün gelecek sokaklarda avere değil ,sefil değil,

    yeni sokaklar,yeni beyinler arayacaksın.

    zor bulacaksın ama  beyni dışarı taşmışlar, bir sokağın bir köşesinde

    birbirlerini bulurlar...

     

    bunların buluşması nasıl olur ?.....

    21 juni

    sokaklarda"esnaf muhabetleri"

     

    Esnaf muhabetleri yine bunalım ,ağlama ve iflas üzerine ,Teşvikiye de bile ağlayanlar ciddi ağlıyor, çoğunu iyi tanırım uzun zamanlar -yıllar boyu  videocu 'luıktan -elektrik-elektronik,pimapen,...bir dolu işyaptım ,ağlarlardı herzaman ağlarlardı ama şimdi olay gerçekten yapısa ,l dedikleri gibi; azgın tekelci kapitalizm,  işsizler ordusu yaratmak zorunda çünkü işsizlerle beslenecek,öyle bir çelişki ki bu beslendiği  kanını içtiği işsizlerde onun hayatta kalma nedeni, sattığı şeyleri yine o işsizleştirmeye çalıştığı yada çalışacağı insanlara satacak ,satacak kimse bulamadımı kendi kendini yiyecek ,neyse insanlar- küçük esnaf zorda yakında sokakların nufusunda patlamalar olabilir ,bu patlama nufus patlaması olarak kalsa iyi ,bu patlama dengesiz ve kaotik olacak  işte ozaman geçmişteki karışık ortamları bile arar olacak "yurdumun insanı" ama yinede ensemizi karartmayalım umudumuz bitmesin ,yoksa hayat biter ,birilerini sevindirmeyelim, inadına ayakta, inadına ...sabırla ....sinirleri bozarcasına....yere düşmüş boksör gibi sırtarak ayağa  kalkıp yorulacak olanı beklemek lazım ....

    saçmada olsa olanda bu, olacak olanda bu, hayattta mantık arayan, askere gidince" askerliğin başladığı yerde mantık biter "demeye başlar ,aslında "mantığın bittiği yerde hayat başlar"...bunu öğrenincede biz ona kucağımızı açıp hoşgeldin kardeş deriz ....kucağımız ana -yuva kucağı gibi sıcak değildir ama  yinde kucaktır-sokaktır....


    sokaklarda"hangi konuda açsan o konuda hata yaparsın !"

     

    Bu o kadar  ilginçtirki en basit açlıktan en rafine açlığa kadar gider ve açlık olarak bunu eksiklik-yetersizlik yada zayıfiık olayına getirebiliriz ve basit doğa kanunun bizi nerelere götürdüğünü . Ben burada olaylar çözümler-sorunlar basit ; temel eksiklik açlıktır bunu çözersek olay çorap söküğü gibi çözülme yoluna girer derken belki anlaşılamadım ama durum budur ve bu olması hem umutlu hemde acıdır ,sorun   açlık   ve bunu çözebilmek bu kadar zor olmamalı..

       Adam abaza,  yani aç neye aç ? aşka aç ,yaşamamış böyle bir olayı ,çevreside aç -bilinçsiz  eee ne olacak bu adam sevdimi yada yakaladımı tenhada ne yapar? ,en kibarından hata yapar diyelim ...bu konuyu yürütelim ;yaşayamamış yada doymamış bir adam evlendi yani gözü karardı evlendi  o evlilik ne olur ? en azından hata olur ,o aileye ne olur ?yazık olur...

       Adam aç caddeler ışıklı dükkanlar ,lokantalar dolu o adam  ne yapar ? hata yapar...

       Şimdi gelelim Türkiye ye biz neye açız ? herşeye ... biz ne yaparız ......... 


    Sokaklarda dolaşıyorum

      Sokaklarda dolaşıyorum ,insanlara bakıyorum , gözlerine  içlerine bakıyorum, birşey var o da korku ve bunalım .Korku -bunalım sarmalındaki insan ,yanı başında sırada önüne bile geçseler  sesini çıkarmıyor "aman abi burası istanbul kimin ne ollduğu belli değil " diyor .Şimdi sen bunu ne ile açıklayacaksın ? bu adamların babası -dedesi böylemiydi ?hiç sanmıyorum ,peki ne olduda bu adam böyle çaresiz -parasız -korkak -işe yaramaz hale geldi ? Şimdi toplumda yaygın ruh bu olmaya başlayınca ne olur? tamamını belki bilemem ve tespitlerde bulunamam ama ilk gördüğüm gerçek 3 kişi bir araya gelip çeteleşir ,10 kişiyi toplar mafya olursun  ve bunu adı aslında gerçek cesaret de değildir, bunlar tamamen senin sırada önüne geçen  yarım uyanık tiplerdir ve işin acı yanı bunlar zamanla devlet için bile sorun olabilmesidir ki burada bana durmak düşer,zira daha ilersini yazmanın okumanın platformu burası olamaz ,olamaz ama  neresidir orası, nereye yönelelim  o yönde o sağlam- hadım edilmemiş yön de, görünürde yok ..... Hiç sevmediğim soruyu soracağım ne olacak bu memleketin hali ? ve hiçde hak ettiğimi sanmadığım bu hali gerçekten içler acısı ,allahın kabzımalı ile iki kelimeyi akıcı- akılcı konuşamayan adamlara dünya devi cola şirketi Türkiye nin  popüler adaları diye reklem filmi çevirtiyor ,işte bu çocukların bile acıyla güleceği bir gerçek ,sizde  düşünün derin değil yüzeysel düşünün popüler yada göz önünde olanlar kimler bu kimseler gerçekten bizi yansıtıyorlarmı ?adam bağıra bağıra millete hakaret ede ede  talk show yapıyor ve bu adam  o kanal yetmiyormuş gibi habar kanalında da megolamanı oynayarak,   hergün insanlara sevilmesede ss kuralı gereği  şapşal suratını seyrettiriyor.... bunlar dışındakileri hele hiç analtmayalım hele politika yaptıklarını sananlar, akla ziyan ...bu insanların AB görüşmeleri yapması ve bu işlerin o adamlara kalması varya başlı başına sosyal facia ..sırf o yüzden bile insan memlekettten soğuyabilir....ve  bizde  fazla dalmayalım blog racunu bozmayalım  yani uzun yazı blogu bozar....


    sokaklarda "bloglara bakıyorumda "

    ,bloglara bakıyorumda millet çeyiz gibi karnaviçe gibi işliyor be abi bizimki yine iyi okunuyor ,biz sadece yazıyoruz belki ondan okunuyor ve ondan okunuyorsa bu dahada iyi ,ama insanın içide gidiyor be abi adam kimbilir ne bilgili -ulemadır be ,dalgada geçmiyorum aslında ,hani acemi blogcular siteleri var ,şöyle yaparsan şöyle olur ,sss sayfaları onlardan birşey anlayabilsem zaten yaparım ,kardeşim bizde öğretememe sorunu var yada öğretmeme diye birşey var "bak ben anlatıyorum sen anlamıyorsun sorun sende"durumu ,blog dizinlerine bakıyorum bizim blog aylar önce kayıt oldu hiç biryerde yok "bog kardeşiliği"bilmem komün ayakları ,siz hayatınızda komün de yaşadınızmı ?komünite falan sen ağzına aldığın yada ismini verdiğin şeye ne kadar vakıfsın yada bilincindesin,adamın bir alıntısını yapıştırmışım "kara kutu" hemen kaynağı yazmamışsın falan diye fırça geliyor ,benim öyle bir sıkıntım olsa "karakutu"ya blogumu yollamam  (bakın nasıl mış dercesine) ,.....böyle  blog sörfü yapmak .....bunları yazmak....bunlardan bir anlam ....polemik konusu yaratmak....sanallaşmak niyetinde değilim.....sanallaşıp....salaklaşmak sınırına gelmek çok kolay ve hızlı olur.....ferhan şensoy un  unutulmaz bir lafı vardır"inek gibi havaya girmeyin..."der durum bundan ibaret ..... 


     
    *