| özkan's profilesokaklardaPhotosBlogLists | Help |
|
September 30 sokaklarda"Beşiktaş cumartesi Pazarını kapattınız...elinize ne geçti....sokaklarda"Beşiktaş cumartesi Pazarını kapattınız...elinize ne geçti....Beşiktaş cumartesi Pazarını kapattıınız ...elinize ne geçti yada ne anlama geliyor ? adamlar iki sokaklık pazara bile tahamül edemiyor ve bunu kapatam CHP li belediye ...şimdi anlaybildinizmi ? işin vardığı noktayı ,anlaşılan salakça umut bağlanılan CHP bile üç beş pazarcının neşeli bağrışlarından,tantanasından kıllandı ,ulan sizin yatacak yeriniz yok be ,geçmişin o güzel yıllarından kalan pazar neşesini "kapalı toplu marketler çarşısına"çevirerek mutlumu olacaksınız ?bir çocuğun bile ağlaması insan olanı parçalar siz onlarcasının ekmeğini aldınız ,ne için modern-temiz !ticaret içinmi ?bu memlekette herşey kayıt altına alınacak ayaklarını yapmayın ,esas soygunları kayıtlı! tüccar-sanayicileriniz yapıyor ,bırakın da bir bunlar şamatayla -neşeyle pazar yapsın," onların kayıtı zaten var onlar bizim yüreğimize kayıtlı"," muhtar metin " sende bakkaldın, hemde o pazarın sokağında bakkaldın, şimdi senden önde giden göbeğinle çok mu mutlusun .."zübükler"her yerde, "zübükler" içimizde .... sokaklarda bile ... bakkal metin senin çapın bu kadar sanma ki ,başakan olurum ..o insanların ahı seni başkan yapar ama nereye bilemem... o sokaklar şimdi sessiz ,marketler sevinçli... September 29 sokaklarda"bu elbise size yakışmıyor...sokaklarda"bu elbise size yakışmıyor...Bu elbise size yakışmıyor ...hani çocuklar babalarının takım elbisesini giyer,içinde kaybolurlar..kollarını ,paçalarını kıvırırlar, nafile kardeşim! kol ve paça hadi bir şekilde tamam diyelim ,o kafa ne olacak ? o kafa ufacık kaldı ve sırıtıyor ve sen yinede bu bana oldu diyorsun ,bu artık benim diye şımarıyorsun ,baban da " tamam hadi biraz giy dolaş" diyor ama çocuk şımarık, iyice benimsiyor elbiseyi çıkarmıyor ....şimdi böyle bir şey varmı? anla be kardeşim o elbise senin değil sen o küçük beyninle havaya girme,başkalarında havaya sokma .... September 28 sokaklarda"bırakın bu yapıştırmacılığı...sokaklarda"bırakın bu yapıştırmacılığı...Bırakın kardeşim bu yapıştırma -araklama blogculuğu ,adam Can Dündarın yazısını yapıştırmış sonra ünlüler bölümüne yolla gitsin ,bu blog olayı bize teknolojinin birnimeti ,tamam anladıkta bu sonucunda bir defterdir ,zamanında -eskiden özelikle kızlar hatıra defteri tarzında ve artistlerinde resimlerini yapıştırdıkları defterler yaparlardı , ablamında vardı, geçenlerde elime geçti bayağı özenle hazırlamış,solmuş bir defter ,o yılları insana burnunu sızlatırcasına yaşatır.İşte o defterler bir şeydi ,o defterler değerdi -uğraştı ama şimdiki bloglar sokak jargonuyla "traş" ve "haybeden traş" bana fikrini yaz öyle şundan bundan alıntı-çalıntı yapma ,alıntı yazı içinde olur ve oraya "cuk" diye oturur ,yazına gereklidir kullanılır ,yoksa bizde kaynağından -çeşmesinden içeriz suyu senin cicili -bicili bardağından içmemize gerek yok ....artık şu olanağı doğru ve anlamlı kullanalım ve aslında fazlada abartmaya gerek yok ,adamlar zaten blogları senin babanın hayrına bedava vermiyor ,heryanını reklamlarla -falanla -filanla dolduruyor ...ne derler karamanın koyunu sonra çıkar oyunu ,bu blog ayaklarının da kokusu-oyunu yakında çıkar, belki de bundan da rahatsız olurlar bakmışsın kapına dayanmışlar ,sen ha ,yazarsın ha ,gel bakalım ,öt bakalım,ne demişsin?...yetti artık demişsin..hadi be yetti ha diye yazmışsın ...niye sende aşk-meşk-arkadaş olalım -tanışalım koklaşalım demedin ..amacın ne ? gibi şimdi komik gelen ama bizim topraklara hiç yabancı olmayan durumlar olurmu? olur.ve bu paranoyamı ? hayat bir paranoya ...paranoyaklar hiç şaşırmaz ... September 27 sokaklarda"anladık, hayır işleniyor da...sokaklarda"anladık, hayır işleniyor da...Anladık hayır işleniyor da , bu anlamsız ve bencil haller neden? Neden mi bahsediyorum ? İftar çadırları ve oradaki aşırı kuyruklardan bahsediyorum. . Adam belli normal orta direk ,gitse eve bir saat sonra yetişecek ,bekliyor orada ,bir kap yemeği kar görüyor , kardeşim bırak gerçekten yoksul yada garibanlar faydalansın, ne yani nedir bu senin durumun ?iftarını biraz geç açsan ne olur? herşeyi tam zamanında yaptın da bu mu geç kaldı ? bu kadar da mı doğru ve dakiksiniz , pes be ... Birde bu olayın, yani hayır yapma -sadak verme -yardım etme olayının diğer bir yanı var ,bizde olay o anı kurtarmak -o kimseyi kurtarmak-o an için meseleye yardım eder gibi yapmak var..ne yani bu millet zenginlerin kalbinden ne koparsa ona mı razı olacak ? adam vicdanını o an susturacak( yada her an susturmuştur) o an öyle yapması gerekecek..ee genelde malı hamuduyla götürecek ,başınnı gözünün sadakasını vercek bizde razı olacağız . vay be ne güzel dünya .Bu millet sadakalarla susturulamaz ,bırakalım bu göz boyamaları meselenin geneline gelelim bu zenginlikler azınlığın keyfine göre, kalbinden ne koparsa mantığıyla paylaşılamaz bu mesele öyle kolay değil , sizi bu göstermelik hayırlar kurtaramaz ve bu millet her zaman sizin verceklerinize razı olmayacaktır... September 25 sokaklarda"ramazan geldi,katığınız bol olsun...sokaklarda"ramazan geldi,katığınız bol olsun...Ramazan geldi ,katığımız bol olsun diyorum ,ekmeği -somunu bir şekilde bulan insanımız esas olan yanına katığını ,peynirini,zeytinini bulsun ,aslında mesaj verme diye kaygımız fazla yok da yinede ,ekmeğin yanına yaşanılacak bir dünya olsun diyelim. Nerde o eski ramazanşlar muhabetini de geçelim ,belediyelerin vicdan (ramazan) çadırlarını da geçelim , gelelim esas kanayan yaramıza ; sokak çocukalarına ,şimdi onlar bu çadırlara dolacaklarlar ve hiç de o çadıra muhtaç olmayanlar onlardan rahatsız olacaklar , sonra ramzanın hikmetlerinden, oruçun faydalarınadan bahsedecekler ,işte şimdi bu bloga yakışmayacak o işi , yani onlara uygun tumturaklı küfürleri etmeyi sokak çocuklarına bırakıyorum ,onlar en güzelini yapar... yapacaklar.... September 23 sokaklarda"yine yağmur başladı ,kahretsin...sokaklarda"yine yağmur başladı ,kahretsin...Daha ne yazayım ,evlerinizde rahat uyuyun , biz sokaklarda nöbetteyiz... September 22 sokaklarda"alışmayın kaybedersiniz ...sokaklarda"alışmayın kaybedersiniz ...alışmayın kardeşim ,bu hayat çok da mattah bir hayat değil, alışmayın bu normale bindirilmiş hayata alışmayın ,gözünüzü yerden kaldırın uzaklara -ilerilere daha da iyilere dikin ,ne bu çokmu güzel, yada hayatınız hep bu anlamsız ve saçma standartlarla mı geçecek, akşam gidince Tv da saçma sapan ama bize benzetilen hayatlartın dizileriyle mi hayatınız geçecek ,dizilerdeki hayatlarda yaşayan kahramanların sorunlarımı sizi üzecek ,saçmalamayım kardeşim ,biraz olsun beyninizi zorlayın , bırakın bu geri zekalıların iktidar olmuş saçma sapan dünyadan ve hayatın gerçeklerinden kopmuş şablon hayat anlayışlarını ,bunlar bu şablon hayatları bize paketleyip paketleyip satıyorlar ve aslında bedavaya yediriyorlar ,bir şey bedavaysa onun yanından bile geçmeyin bu bedava tv yayınları neden bedava ve çok kolay ulaşılıyor içimize kadar giriyor , yine uyarıyorum alışmayın bu salak hayata kaybedersiniz ve bu "yaşlı leşi" taşıyorum dersimiz ... September 20 sokaklarda"bütün yazdıklarımdan vazgeçtim...!sokaklarda"bütün yazdıklarımdan vazgeçtim...!
Kabataş'tan tramvaya bineyim ,ordan akarız dedik ,vaybe ne güzel modern ve bugün bedavaymış! neyse yer vardı oturdum , yanımda genç bir öğrenci defter elinde test çözüyor karşımda genç-güzelce bir kız kıtap okuyor yanında yabancı orta yaşlı bir kadın ,onun arkasında genç bir çift sarılmışlar ,karşıda bir genç cepten foto çekiyor ,hayda dedim ne güzel kılimalı bir ortam dışarıda da temiz ve sahil manzaralı binalar falan ,yok ya ben fazla abartılı düşünüyorum ,nerdeyse dalacağım kendimi avrupada bir ülkedemiyim diyeceğim ,güzel tabii nerdeyse öyle kardeşim ... derken bir koku ,aman Allahım bu ne ? herkes birbirinden kıllanıyor ,yan sıraya sakallı bir vatandaş elinde naylon torba peynirmi?balıkmı ? turşumu ? ayak kokusumu? bilemiyorum ve tüm balonlar söndü ,hayaller gitti ve yine bunların kokusu çıktı be kardeşim ... sokaklarda " bu dünyada beleş cennet yok....sokaklarda " bu dünyada beleş cennet yok....
Bu dünyada öyle bedavaya cennet yok kardeşim ,sen öyle siteril siteler -korumalı villalarla kendine özel cennet yaratamazsın madem bu memlekette yaşıyorsun ,bu memleketin cehenem hayatından öyle kolay kaçmak yok ,sende çekeceksin ceremesini ,yok çekmeyeceğim diyorsan ,kaleler yaptır kendine dışarıdan tamamen soyutla kendini ,yada daha iyisi sen tüm yoksulları bir bölgeye topla ör kalın-yüksek duvarları ayır sokakları mahaleleri senda rahat et bizde rahat edelim, zaten aslında sende onu istiyorsun ama olmuyor be kardeşim tarihte de olmadı şimdi de olmaz -olamaz yani sen yoksulluğu soluyacaksın ,onun terli vucuduna muhtaçsın ,onlar olmazsa sen bebeler gibi altını bile temizleyemezsin ,sen aslında bir hiçsin ve hiçliğe gitmelisin ,sen asalaksın ,sen kenesin ,sen çöpsün ve hiçte bu yaşadıklarını hak etmedğini sende biliyorsun ve sen bu dünyada da öbür dünyada da cenneti yaşayamacaksın ,yalancısın yalancı cennetlerde kendini avutacaksın September 18 sokaklarda"yenik düşmüyor herşey zamana...sokaklarda"yenik düşmüyor herşey zamana...Yenik düşmüyor herşey zamana... biz bunu "yeni türkü 'den" yenik düşüyor herşey zamana" diye yıllarca dinledik ve hoş du kabullendik ve diyalaktik olarakta doğru geldi ,tabii herşey gelişir ve değişirdi. Ne güzel bir felsefeydi bu diyalektik -materyalist felsefe ,olmadı -yapamadık ,ne yapalım zamana yenildik ,zaten herşey değişir ve gelişir ,bizde değişelim ve gelişelim-semirelim !... ,nasılsa "sol'a giden vurmuş gelen vurmuş " "vurun abalıya "misali ,ne derseniz deyin , karşınızda duran yok-yok edilmiş ,meydan boş , ee ne olacak birileri de yenilmenin felsefesini yapacak ,birileri bunu ,az da olsa kalanlara , zıplaya zıplaya çalacak ve bizlerde vay be "yenik düşüyor herşey zamana"diyeceğiz ,ve yolumuza ,eski tas eski hamam devam edeceğiz ,ne güzel dünya .. Yenen kim ?yenilen kim ? şunun adını koyalım, yenen zaman değil , yenilen herşey değil... sen, sana sunulan en güzel hayalleri ve ona ulaşılacak yolları aptal bir çocuğun oyuncağını bozduğu gibi ,hoyrat ve acımasızca kullanırsan bunda tek suçlu sensin ve senin aptallığın ve burada oyuncağın(teşbihde hata olmaz) hiç suçu yok ,o ideolojiler; zamana yenilmedi ,onlar zamanın kendisidir ,onlar evrenseldir ,onlar "yeşil, mevsimlik otlar değil, asırlık çınarlardır-zeytin ağaçlarıdır " onlar , yıllarca hem yeşil , hem canlı kalacaklardır ,yenik düşenler -delikanlılar ise ,bunu böyle bilir ve yenilen herşey değil şimdilik bizleriz der...ve onlar hiç bir zaman değişmeyi tamamen" dönme" olarak bilmez ,öyle bilenler "telli telli teellii şu telli turnaaam"ı çok severler.....ve bunu yazan şair de "ben bunu 70 lerin ruhuna yazdım" der...bu memleket deli eder adamı... sokaklarda"kim kararttı bu milletin gözünü...?sokaklarda"kim kararttı bu milletin gözünü...?
sokaklarda dolaşıyorum ,milletin gözlerine bakıyorum ,çocuklar ve gençlerin dışında gözünde -yüzünde nur olan birini göremiyorum .Yabancıların alayının gözlerinin içi gülüyor, bizim millete birileri ,sanki karanlıklar prensi gibi birisi-birileri karanlık bulaştırmış ,insanların ruhu -gözleri-yüzleri kararmış. .Kimsiniz kardeşim siz ? bu insanların ruhlarını bu kadar da kararartmaya ne hakkınız var herkes birbirine düşman gibi bakıyor -karanlık bakıyor .Nerde o bu toprakların o aydınlık yüzleri ,yok ettiniz aydınlık-umut dolu gençleri -fidanları , geriye karanlık -umutsuz bakanlarla ,karanlık-çakal bakanlar kaldı , ne olacak yani ,şimdi bu yarattığınız toplum çok mu güzel oldu ?sizin yaptığınız yemek bumu ? sizin yaptığınız bu yemek kimsenin hoşuna gitmez kardeşim ,sizin yemeğiniz böyle iğrenç olur ve bu yemeği ancak sizin gibi kifayetsiz ve iğrenç karanlık -çakallar-leş kargaları sever ,biraz olsun ışığını kaybetmemişler sizden de sizin yaptıklarınızdan da iğrenir ve kesin çöpe gideceksiniz, bunu uzatamayacaksınız bile ,çünkü sizler gerçekten bu toplumu hiçbir zaman yapılmadığı kadar fazla kararttınız -midemizi bulandırdınız, defolun gidin artık,bu kadar da yüzsüz olmayın ..... bu insanlar bu kadarını da hak etmiyor ,gerçi suçun büyüğü yine bizlerde, sizlere yol verdik sizleri mazlum sandık ama sizler gerçekten bu güne kadar gelenlerin en açı en yüzsüzü çıktınız ,yuh size ... September 16 - sokaklarda"satıyoruum...saaattım..- sokaklarda"satıyoruum...saaattım..
Evet satıyorum sattım diyenler bile harbiden, alenen-açıkça alıyor- satıyor , içimde öyle bir his varki ;sahibi olduğumuzu sandığımız hiç birşeyin sahibi değiliz ve aslında biz farkında bile olmadan gitmişiz"biz artık biz değiliz".biz artık klonlanmış koyunların bir üst aşaması olan "free "(!) koyunlarız...free September 15 sokaklarda"sabah ve yine sıkıntı çöktü...sokaklarda"sabah ve yine sıkıntı çöktü...sabah ve yine sıkıntı çöktü ,aslında neşeli ve hırslı başlıyorum ama o trafik ve kargaşanın göbeğine anlamsız bir şekilde giriyorsun, sanki vardığın nokta varmayı istedğin noktaymış gibi saldırıyorsun ,geldiğin noktanın aslında seni boğan ,mecburen geldiğin yer olduğunu görüyorsun ,bu anlamsız ve gereksiz engeller senin gerçek engellerini perdeledğini anlıyorsun,dolaşıyor ,aşıyor ,dolaşıyor aşıyor ,bir sürü kısır döngü içinde duman altı oluyor ,şapşal bir şekilde günü ,anı zamanı geçiriyor ,bir kenarda doturup soluklanınca bomboş bir hayatı tamamlamaya az kaldığını farkediyorsun, işte o an, zaten bulanık kimyan daha da bulanık bir kıvam alıyor ve"sabah yine sıkıtı çöktü "oluyorum...(ve bundan size ne? dimi ?!!!)...(çünkü bu benim bulanıklığım...) September 14 sokaklarda"Türkiye'de yarın ...sokaklarda"Türkiye'de yarın ...Türkiye'de yarın, sokaklarda bir dakika sonra ne olacağı belli olmaz ,batılıların oyunu satrançta 3-5-6 hamle falan sonrası düşünen için tahmin edilebilir ve o toplumlarda da yarınlar ,aylar -yıllar tahmin edilebilir ,biz tavla oynayan toplumlarda bir dakika sonrası bile tahmin edilemez ve bazen bununla bile övünürüz! September 13 sokaklarda"siz kimsiniz?herkes neden bu kadar yabancı ..sokaklarda"siz kimsiniz?herkes neden bu kadar yabancı ..siz kimsiniz ? herkes neden bu kadar yabancı ?Şimdi bunu psikolojik olarak, bireysel bunalım-yabancılaşma gibi analtmıyorum ,millet gerçekten başka gezegenden gelmiş yabancı -düşman bakışlarla dolaşıyor ,hani yan baksan saldıracak havalarında ,kırk yıllık sokaklar yabancı , sanki işgal edilmiş de biz yabancı kalmışız ,geçenlerde şehir dışına, karadeniz de bir ilçeye gittim ,ordada buradan daha fazla sıcaklık var tamam ama orada da sonuçta yabancısın ,adam seni kafadan bu şehirli al kenara muhabeti yapıyor ,şimdi bu muhabet kendi sokaklarımızda- şehirimizde de olmaya başladı ki daha önce yine vardı ,fakat yinde de biz temel unsurduk yani eskiler- şehirliler" belirleyen" olurdu şimdilerde bizler kenarda kaldık ve" yabancı -belirlenen" olduk, bu anlatılan bölge eski yerleşik semtlerden ,varoş falan değil burası Beşiktaş ve şu aralar bu durum buralarda bile insanı rahatsız ediyor ,kardeşim memleket işgalmi edilmiş? yada biz başkalarının memlektetindemiyiz? ,biz yerli iken yabancı olduk ,dahası hani bu millet," birlikti- beraberdi herkes aynı havayı çalar aynı havada oynardı " ,ne oldu ?ve daha da beteri, ne olacak ? hep kaçanları eleştirir dalga geçerdik şimdi bizde mi sürgün yiyeceğiz? ,bu sürgün yeme yalnız manevi olarak da değil, burada en az kira 1 milyar ,bu memlekette milyar maaş alan kaç kişi var, bu kiraları kim veriyor ? ne kazanıyor nasıl kazanıyor?Hani esnaf kan ağlıyordu esnafın tamanın evimi var ? bakanın açıkladığı gibi memurların yüzde kırkının evi varmış ,biz kirada sürünenler ,gerçekten kendimizi sokaklarda bulduğumuzda o bahsettğim sürgünü -vurgunu yememiz hiç de şaşıtıcı olamayacak ve danaın kuyruğu o zaman kopacak da diyemiyorum ,o dananın kuyruğu kopmaz ,kopsada fark etmez o kuyruk zaten kopmuş ve o danaya zaten olan olmuş, o artık..... September 11 - sokaklarda"yine pis, soğuk havalar ....- sokaklarda"yine pis, soğuk havalar ....
Yine pis,yine soğuk havalar, ufak ufak kendini hatırlatmaya başladı. Yaz geldi geçti ,yazın bereketi bile bu topraklara yetmedi ,yetmez kardeşim, bu toprakların özünü-suyunu çekmişler, kala kala posası kalmış, posası bile dünyayı yoldan çıkarmaya yetiyor ,ölüsü bile dünyaya kafa tutar , ama posası çıkmadan da ,komaya girmeden de aklı başına gelmez ,biraz olsun karnı doysun ,herşeyi unutur aklı uçar gider beyninin yerini içgüdüleri alır ,gerçi açlık da iç güdü ,doğrudur, bizim topraklar beyin-akıl ile değil, iç güdülerle güdülür ,iç güdüler bile doyuralamadımı çıldırır -isyan eder ,birileri birşekilde durumu kurtarır, iç güdüler tatmin olur ,dünya aynı, alem aynı ,muhabet aynı, devam ederiz . Yinde havalar , işte bu havalar, mahveder beni yazı yazmak bile kesmez ...bilemem ne yaptığımı ...ne yapacağımı... September 08 sokaklarda"ufak ufak, herşey ufak..sokaklarda"ufak ufak, herşey ufak..ufak ufak, herşey ufak ,herşey küçük, küçücük şeylerle başlar ve aslında çok da büyümez ,biz insanları durumlarına-mevkilerine -servetlerine göre gözümüzde büyütürüz "şeyh uçmaz ,onu muritleri uçurur" derler ,yani o adam büyümez biz onu büyütürüz ve büyüttüğümüz şeye sonra gerçekten inanırız . adam kamyon şöförüdür ,biz onu kamyonu gibi büyük zannederiz ,aşağıya bir iner ,bu cüceymiş ya der ,olduğundan da küçük görürüz ve biz hepimiz yalnışları yaratır, yalnışları büyütür ,yalnışları zamanla gerçek zanneder ve onun gerçek olmadığının farkına varanları aforoz ederiz," kıral çıplak" diyen sevilmez ,adam seni güzel rüyandan uyandırıyor herhalde sevilmez!... September 07 sokaklarda" Ustalaşmışlar...ince ayar yapmayı çok iyi biliyorlar...sokaklarda" Ustalaşmışlar...ince ayar yapmayı çok iyi biliyorlar...Ustalaşmışlar...ince ayar yapmayı çok iyi biliyorlar...birbirilerini o kadar güzel ayarlıyorlar ki ,dışarıdan bakan -okuyan" ne oluyor burada, bunlar ayrı havalarda ,ben kaçayım buralardan"diyebilir ve kendilerini,kendilerine göre izole edenler ,bunlar sokaklarda yada belli ortamlarda farklı olmaya çalışıyorlar ,kendilerine blog-site falan yapanlar da var ve beni kıllandıran bu izole yaratıklar şu anlarında zevkli ve tatlı hayat yaşayabilirler ,belki de daha da yaşayacaklar ki bizim gibi sıradan sessiz çoğunluk böyle aciz ve zavallı hallerde olmayı bırakmazlarsa daha da çok uzun yaşarlar ,belanızı belki şimdilerde bizden bulmayacaksınız ama bu sizin çok iyi olduğunuzdan değil ,bu size sizinde farkında olmadan biçilen roldendir bu rol hep devam etmeyecek ,işte oazaman ben size acıyacağım ,geçenlerde bir soru sordum kimsede kımıldama olmadı "bizim kötüler dünya sıralamasının nersinde ?"dedim yani sizler dünya sıralamasının hiç bir yerinde bile değilsiniz ,sizler efendilerinize fazla güvenmeyin ,size tavsiyem dünyayı biraz tanıyın ve bu işlerin o kadarda kolay olduğunu sanmayın zira dünyada diğer sıradan insanlar bizim kadar iyi değil ,bunu neden diyorum bu güzel sessiz insanları ( ! )sürekli size bırakmazlar ve siz belki başka topraklarda bu rahatı bulamazsınız işte ozaman şaşırmayın ,yabancı topraklar çok daha acımasız ve vahşidir ,ben bizim sosyeteden amarikaya gidip orada iş falan yapmak isteyen ,sonunda benzincide pompacılığa razı olanları da duydum ... bunu dışında yurt dışında iş yapanların genelde İstanbul'u görmeden Berlin 'e gelenler olduğunu da biliyoruz ...kısacası bu havalarınız sadece bu topraklarda ve bizim şimdilik sessiz sıradan insanlarımıza geçer ,dışarda başarılı olamayan futbol takımlarımız da işte bu yüzde başarılı olamazlar çünkü onlarada sadece kendi çöplüğünde ötebilirler.... September 06 sokaklarda"alan razı, satan razı...sokaklarda"alan razı, satan razı...Alan razı ,satan razı sana ne oluyor kardeşim ?mi diyelim ,yoksa alanında ,satanında, taa yedi sülalesini...... mi diyelim ? Tabi" zorla güzellik olmaz " diye cuk oturan bir ata lafı var ,doğrudur ,zorla olmaz ,olamaz da ne olur ? Zor oyunu bozar ,diyede bir güzel laf var ,bu da ne demek ? bu; zor "oyun -kural -alavere -dalavere -üç kağıt -anlaşma -uzlaşma -satma -ihanet etme -vatanı parselleme- komiyonculuk-işbirlikçilik-yalan-talan- falan- filan tanımaz" demek ,ee ne oldu ? zorla güzellik olmazdı ! olur ,olur bal gibi olur ve biraz felsefe ,biraz hayat bilgisinden anlarsak,zorun iyi ve güzel ellerde olunca haramilere çok güzel dersler verdiğni ve tarihi bu güzel insanların yazdığıını görürüz. Hayatta herşeyin alternatifi-seçeneği vardır ve bu seçenekler der ki "hiçbirşey aynı kalmaz -kalamaz"sen hiç birşey yapmasanda o kendini üretemez,kendini çürütür.... September 01 sokaklarda"halk dediğin ...sokaklarda"halk dediğin ...Halk dediğin, ne kadar ? nerede? ne düşünür ? seni neden ilgilendirir ? Şimdi bu saçma sapan soruları neden mi soruyorum ? adam magazin sayfalarında yada gazetelerde hep halktan çekindiğini yada onun bilmesi halinde sanki arınacak yada üzerinden bir yük kalkacakmışcasına "halka açıklayacağım"yada "halkın bilmesi gerekir "gibi soyut "halk"tan bahsediliyor . ve bende yarı makara bir şekilde halk mı o da kim yada ne kadar ? nerede?o bilse ne olacak ?o bilse çokmu utanacaksınız ? yada halk dediği; o insanların, eş_dost-düşman yakın çevresimi ? . Bu sorular bu memlekette çokmu ? yoksa benim beynime mi takılıyor..! |
|
|