özkan's profilesokaklardaPhotosBlogLists Tools Help

Blog


    August 30

    Radyolu hamal,Kürt böreği,gergin günler....

    Radyolu hamal,Kürt böreği,gergin günler....

    - Radyolu hamal,Kürt böreği,gergin günler....

    ---bu gün de gerginsin be hocam ...
    --- nasıl gergin olunmasın ki ,kendi durumlarımız malum zaten aybeden takılıyoruz,birde bu memleket gerginlği insanı gerçekten şişiriyor, bügün bayram aslında ama  bu bayram başkalarının  bayramıyla kesişince esas bayramın tadı da kaçtı ,
    devamı>>>>>>http://sokaklarda.blogcu.com/
    sokaklarda  Özkan  
    August 27

    -böreği boşver abi , tepsi gitmesin...-böreği boşver abi , tepsi gitmesin...

    -böreği boşver abi , tepsi gitmesin...

    ---böreği boşver abi , tepsi gitmesin...
    ---ulan ye  şurda yağlı kol böreğini  fazla ajite çekme ..aldık yanımıza inşaatta yardımcı olursun diye ,sabah sabah afyonumuz patlamadan söylediğin lafa bak..
    ---abi sen de iyice magazinleştin ,blog yazarı falan ne ayak ,sen boşver bu burjuva oyunlarını ,eski özkan abi ol ,sen değilmiydin bize "felsefenin temelilkeleri" ile "diyalektiği" öğreten ,şimdi kalkmış ajite çekme falan diyorsun ,abicim ben sana ne diyorum,şimdi börekçideyiz diye böyle diyorum,şimdi bunlar varya bunlar bu böreği paylaşmaz ,kenarından bir kırıntı bile vermez,onun için ben diyorum ki "böreği boş ver abi ,tepsiyi kurtaralım ,o tepsi de bütün memlekettir"
    ---pes be kızıl çocuk ,sen çok yaşa emi...
    Sokaklarda   Özkan...
    August 25

    "Çorba Çeşmesi akmaya başladı..."

    "Çorba Çeşmesi akmaya başladı..."

    : Çorba Çeşmesi akmaya başladı
    Tarih: 24.08.2007 Saat: 23:21 Gönderen: karakutu
     

    Konya'nın Akşehir ilçesi Belediyesi, sinema oyuncusu ve senarist Levent Kazak'ın fikir öncülüğü yaptığı, yoksulların 24 saat ücretsiz çorba içebileceği "Çorba Çeşmesi"ni hizmete açtı."ayrıntılar>>>>http://sokaklarousse.blogcu.com/4001950/

    http://www.giresun.pol.tr/images/cesme1.jpg

    ---şimdi buna ne denir ? nasıl yorum yapılır ? dumur mu olunur ? mutlu mu olunur ? kafa mı yapılır ? geyik mi yapılır ? derin analizlere mi gidilir ? bu durum abartılır da farklı önertiler mi yapılır ?

    ---kahrolsun be abi bu yoksulluk ,her anlamda yoksulluk , kahrolsun , adam bir gram bile bu memlekette işsizlik ,sefalet  hat safhaya geldi ,ne yapalım diye kafa patlatmıyor ,çorba çeşmesi yapıyor ,bu fikir kadar çocukça ve salakça bir fikir olamaz ,çocukken gazoz çeşmesi olsa da doya doya gazoz içsek derdik ,abilerimiz de senin dediğin" gazoz ağacı "derlerdi ve git bir külah lablebi tozu ile cami gölgesi al diye bakkala yollarlardı ,

    ---bu adamlara bence akıl ve insaf çeşmesi yapmalı ,meclis bahçesine açmalı...

    ---hocam hiç yazacak halim yoktu  bu haber yine  gıdıkladı yazdık ...yine çok mutsuzum abi...! 

    sokaklarda   Özkan

    August 24

    " Çomar"yorumlarımdan alıntı....

    " Çomar"yorumlarımdan alıntı....

    Sokö (Sokak Köpeği) fotoğraflarına bakın.

    Çomar

    Yazan: isimsiz
    Türk sokak köpeği ırkına "Çomar" deniliyor. Bu cinste her renk ve boydan köpek bulunur. İnsan cinsine en yakın yaşayan hayvan köpektir. İnsanlarla iç içe yaşayan köpekler benzer davranışlar göstermeye başlar.

    Bu yüzden bir toplumu köpekleriyle de tanıyabilirsiniz. Gelişmişliğin, medeniyetin ölçülerinden biri de köpeklerdir. Meselâ Batı ülkelerinde bizdeki gibi sokakta başıboş gezen köpekler yoktur. Her köpeğin mutlaka bir sahibi, yeri yurdu bulunur.

    Köpeklerimizin tarihi yüksek sınıfların tarihi ile paraleldir. Bizde aristokrasi çok geç tarihlerde ve çelimsiz bir bünye ile tarih sahnesine çıkmıştır. Tanzimat'ın hemen arefesinde müsaderenin ortadan kaldırılması merkezde ve taşrada, dar kapsamlı bir "irsî asalet"in dolayısıyla bir asilzade sınıfının doğmasına imkan sağlamıştır. Bu sınıf köksüzlüğü nispetinde kendisine özgü bir kültür ve yaşam çevresi ortaya çıkartamamıştır. 19 asır boyunca bu zadegân sınıfı cahil, özenti ve sonradan görme "paşazadeler" veya "damat paşalar" olarak takip ederiz. Geç ve güç ortaya çıkan burjuvazi ise bu sonradan görme asilzadelere eklemlenerek köksüz seçkinlerin dünyasını daha da biçimsiz hale getirmiştir.

    Batı'da aristokrasi kültürü, günümüz burjuvazisinin dünyasını da şekillendiren ana damarlardan biridir. Spor dalları bile aristokrasi tarafından seçkinlere ve halka göre farklı farklı icat edilmiştir. Amerikan futbolu, aristokrasinin kendi çocuklarını daha dişli ve mücadeleci yetiştirmek için; bildiğimiz futbol ise halkı biraz kibarlaştırmak amacıyla tasarlanmıştır. Saf kan köpek cinslerini de uzun gelenekleri boyunca ırklarını ıslah ederek geliştiren aristokrasidir. Bizde tek saf kan köpek cinsi olan Kangal'ın ırk özelliklerinin, göçebe toplumun ihtiyaçlarına göre halk eliyle korunduğunu kaydedelim.

    Çomar, yani sokak köpeği cins köpeklere göre daha zor hayat şartları içinde yaşar. Yaşaması ve hayatını sürdürebilmesi zekâsına ve bünyesinin dayanıklılığına bağlıdır. Bu yüzden cins köpeklere göre daha yetenekli ve daha mücadeleci olurlar. Bizim sonradan görme seçkinlerimiz kapılarına bekçi köpeği olarak bu yetenekleri yüzünden Çomarları dikmişlerdir. Geniş arazisi olan yazlıkların, büyük çiftliklerin ve malikanelerin korunması görevi Çomar'a verilmiştir. Çomar hem sokağı hem de sadakat göstereceği velinimetini tanıdığı için bu görevi hakkıyla yerine getirmiştir.

    Şehir hayatı geliştikçe Çomarların hayatı da sınırlanmaya başlamıştır. Mark Twain 1865'te gördüğü İstanbul sokak köpekleri için "Hayatımda hiç bu kadar mahzun bakışlı ve kalbi kırık sokak köpekleri görmedim" der. Birkaç kere sokak köpekleri toplanmış ve Hayırsız Ada'ya sürgüne gönderilmiştir. Mekanları daraltan şehir hayatı, sokak köpeklerinin hayatını da sınırlamıştır. Artık korunacak büyük araziler, malikaneler yoktur. Burjuvazimiz Çomar yerine Avrupa'dan getirttiği ve Türkiye'de de ürettiği saf cinsleri tercih etmektedir. Apartman hayatına uygun köpek finodur. Güvensiz ve köksüz sonradan görme burjuvazimiz ise dişli ve ürkütücü köpek olarak Pitbull'ları, çirkin suratlı Bulldog'ları tercih ediyor. Sokak köpeklerinin devri sona eriyor. Çomarlar, hayvan haklarına uygun olarak kısırlaştırılıp, aşılanıp, küpelenerek zaman içinde yok olmaya terk ediliyorlar. Hazin ama kaçınılmaz bir son.

    Çomarların devri artık kapandı. Her şeyden önce onları koruyup kollayacak sahipleri kalmadı çünkü. Avrupalı cinsler modern hayata özgü uyumu göstererek velinimetlerini daha çok mutlu ve tatmin ediyorlar. Çünkü ne yeni sahipler ne de toplum hırlaşarak karşı karşıya gelmek istemiyor. Ülke istikrar içinde yoluna devam ederken, paçasına yapışacak birini arayan Çomarlar pek fazla güven telkin etmiyorlar. Sokakta edindikleri ve sokağa özgü olan yetenekleri artık geçer akçe sayılmıyor.

    Yine de bize düşen nesli tükenenleri koruma altına almak olmalı.
    sokaklarda....Özkan
    August 23

    ---abi bence bunlar böyle sevimli gösteriliyor be ..

    ---abi bence bunlar böyle sevimli gösteriliyor be ..


    ---abi bence bunlar böyle sevimli gösteriliyor be ..
    ---bu işler böyle be kardeş ,bunlar akıllı olsa ,bırakır millet kafasını yapsın ,dalgasını geçsin ,nasıl olsa alışırlar ,yani dedikleri gibi yola devam hesabı ,ama bunlar bozuluyor ,çekin gidin falan ayakları ,diyorum kardeş burjuva devrimi yapmak bunlara kaldıysa yanmışız..
    ---abi bunlar burjuva devrimi falan ayağına molla devrimini dayarlar be ..
    ---dayarlar ,dayarlar da  bunlar işi o kadar sulandırdılar ki ,nasıl toparlayıp ciddi ciddi  o işi yapamazlar ,o işi de başka liderler başka kadrolar yapacak ,bunlar o adamlara kolay kolay  bu börek tepsisini vermezler
    ---bilemem abi o zamana kadar börek mi kalır tepsi mi kalır ...?
    --kalır kalır bu milletin  böreği de bitmez  tepsisi de  her zaman kalaylıdr...
    --kalay mı kaldı  ,tepsiler artık teflonlu fransız teflonu ,
    ---bence  fransız teflonu İran 'da kullanıldı ,bizde amarikan teflonu kullanılacak ....
    Sokaklarda   Özkan
    August 14

    "sen nekadar da yalakaymışsın be ..."

    "sen nekadar da yalakaymışsın be ..."

    ---- sabah oturmuş arkadaşı bekliyorum ,beraber inşaata gideceğiz saat 7 falan ,koymuşum çayı  bakıyorum televizyona , araba sesi duyuldu çıktım dışarı , bizim sokakta yer yok setin altına çek de bir çay içer gideriz dedim  ,arkadaş indi aşağıya  arabayı park edecek ,dar bir yer bir kaç manevra yapması lazım ,aman Allahım oda ne ,bizim "ihtiyar cadı "uyandı ,2. katta oturuyor acayip huysuz , camdan bakıyor o saate bir başladı bağırmaya ,"oraya çekme kamyon gelecek, bu ne gürültüü" falan diye ,bir baktı benim arkadaş, beni gördü sustu ,girdi içeri...

    ---neden sustu ?

    ---neden olacak ,beni tanıyor ,arabanın bana geldiğini anladı ve aynı ayakları zamanında bana da yapmıştı ,o deli ben ondan deli ,o zamandan sonra beni görünce içeri giriyor.." deli deliyi görünce kaçarmış", sana o cadının bir hikayesini anlatayım ,bana da pazarcılar anlatmıştı , bunun hemen evinin altına Cumartesi pazarı kurulur , pazarcılar sabahın erkeninde gelir ve başlarlar curcunaya ,ama bir tek onun altındaki pazarcılar acayip sessiz çalışırlar ,çünkü "cadı" onlara hayatı zehir eder, ee neyse  bir gün pazarcı Hüseyin bizim ihtiyarı görür ve  " teyze koluna gireyim beraber merdivenleri çıkalım " der ve kapısına kadar çıkarır ,kapı önünde soluklanırlar ve bizim Hüseyin aşağıya inerken ,teyze "dur bi dakka" der , o da vay be teşekür edecek herhalde diye düşünür ... "dur bi dakka ,sen nekadar da yalakaymışsın be "der ,bizim hüseyin şok olur ! ulan der." senin.  taa........" diye sayar..

    ---yani diyorsun her yaşlı" pamuk nine "değil....

    ---herhalde kardeşim genç iken hain, olanlar ,yaşlanınca pamuk mu oluyor ..!.

    Sokaklarda...Özkan

     
    August 13

    berber,düğün salonu hattı...

    berber,düğün salonu hattı...

    ---dün acayip sosyal bir gündü ,

    ---hayrola hocam sen zaten sosyal değil sosyopat durumlarındasın ,

    ---anlatıyorum... dün hem mahalede hem de Beşiktaşta düğün -nikah durumları vardı ,ikisi de aynı saatlarde ne yapacağım şaşırdım ,

    ne zamandır berbere gitmemiştim ,öğlene doğru bizim mahaledeki berbere gideyim dedim ,saç durumu uzamış ,uzayınca acayipleşmiş ,her zaman sanayideki berbere giderdim ,pazar günü diye evin ordaki berbere gittim ,bekliyorum çay - muhabet derken motorsikletten bir genç indi ,içeri girdi ,kaskını çıkardı boş olan koltuğa geldi bana doğru saçmı abi dedi hayda dedim bu genç de buradamı çalışıyormuş ,benim berber meşgul genç bir arkadaşa acayip saç imajı yapmakla ile meşgul ,adam sanki heykeltraş ,genç çocukta sanki zengin kıl bir müşteri, berber kendini yırtıyor şekil vermek için ,o imaj yaptıran genci varya al "Beymen"in foto modeli yap bütün millet  yer , o derece karizma  ama kesinlikle konuşmayacak ,konuşursa olay hemen patlar, olay Bağcılar karizmasına geri döner . O arada fark ediyorum bizim berber sakat , yani bir ayağı kısa, anla ne kadar dalgınım ve millete hiç ayrıntılı bakmam,ve o berberle ne kadar da çok futbol muhabeti yapmıştım ,neyse , o ara bizim mahelenin otistik delisi Can annesi ile gelmiş traş olmuş ,annesi harbi cennetlik kadın ,bizim Can 20 yaşlarınada falan 2. katta annesi ile oturuyor sürekli son volümde Orhan gencabay dinler ,acayip sigara içer ,kafası bozuksa ki hep bozuktur ! park eden arabalara sigara izmariti atar , annesi bizim berberi çağırdı tansiyonunu ölçüyor ,aynen doktor gibi " şuna dikkat et, bunu azalt" falan diyor , bir ton da dua ve teşekürle karışık beberden ayrıldı ,deli Can caddeye fırladı ,berberin hem oğlu hem çırağı da korkarak kaçtı ...

    --- ooo hocam sen berberde bayağı takılmışsın

    ---yok be kardeş ,aslında buradan çok muhabet çıkar ama ben bu aralar bayağı huysuz ve sıkıcıyım ,o genç yaptı bizim asker traşını fırladım çıktım dışarı, gittim yattım ,akşam üstü atladım ,Beşiktaş'taki nikaha gittim ,düğün salonu yavaş yavaş doluyor ,kadınlar süslenmişler ,giyinmişler ,almışlar kazma kocalarını zorla getirmişler sanki, yani bu kadın milleti olmasa biz yanmışız ,"harbi adamı adam yapan kadınlar" ...

    ---vay be neler diyorsun .!..

    ---ne yani yalan mı ? şimdi böyle dedik diye kılıbık falan mı olduk ,harbiden kadınlar doğuştan kadın ,biz daha da çocuğuz..

    neyse orada fazla kalmadım ,atladım Fındızade Taç düğün salonuna daldık içeri ,içerisi aynen Filiz Akın fillmleri atmosferinde , orkestra var şahene canlı müzik , yanlış anlama bir kişi org da hem çalıyor hem söylüyor ,bir kişi de bateri de felaket hızlı ,şahane çalıyorlar ,pasta ,meyva suyu muhabeti ,vee slow ,romantik müzik çalıyor ,piste aynen millet uçmuş ,uçanların içinde en güzeli de türbanlı bir kız ile erkek arkadaşı , salon zaten %47 lik salon ama oynayanlar ,dans edenler tam bir mozaik

    ---öyle abi ,düğünler ,cenazaler gerçek fotograflar...

    ---hocam bu arada müzik duruyor mola veriliyor bir bakıyorum o hızlı baterist de topal ...

    ----hocam sen rüyanımı anlatıyorsun ?

    ---yok be kardeşim ,sana demedim mi acayip bir pazar yaşadım diye ,birde acayip kısaltarak anlatıyorum,aynan zip dosyası gibi...!

    ---bırak hocam bunları sen kirayı verbildinmi?

    ---yok be kardeşim ,dün yine sıfırlandım ,bu ay tam bir fiyasko ,hem bu sıcaklarda buralarda kaldık hem de çırak çıktık ...yağmur duası gibi iş-para duasına da çıksalar iyi olacak...

    sokaklarda Özkan 

    August 11

    "alıntı"Engin Ardıç: Halk kapitalizm istiyor!" o haa be, kardeşim...

     

    http://www.karakutu.com/News4036/halk-kapitalizm-istiyor
      ---ne yani şimdi buna ne demeli ,bu" yarmalar",meydanı boş bulmuş sallayıp duruyorlar ,

    ---şimdi ne diyeceğiz "halk kapitalizm istiyor" demek ,kapitalizmi seviyor demek , açlığı,sömürüyü,işsizliği,köleliği,fuhuşu,

    sefaleti,mafyayı,işkenceyi,sefaleti ve daha bir sürü adiliği seviyor ,istiyor mu demek ?

    ---bu millete sosyalizmi anlatamamak, o işlere soyunanları bağlar,ayrıca bu memlekette herzaman delikanlıları,bağımsızlık savaşçılarını her zaman sevmişler bağırlarına basmışlardır ,öyle olmamış olsa ,kurtuluş savaşı da kazanılmazdı,1 Mayıslar da olmazdı, Mahir'ler, Deniz'ler  hakkında bir ton acayip laflar hareketler yapılırdı, Onlar her zaman saygı ile anılır ,yani bu Memleket kimsenin çiftliği de değil ,oradan  sallamakla olmuyor ,senin gibilere sokaklarda "domatese bıçak çeker"derler,

    ---şu an sana etkili bir tepki yoksa bu olmayacak anlamına da gelmesin bu yazılanlar yazılmıştır ve herzaman seni bağlayacaktır yani "gece yenilen hurmalar sabah kıçını tırmalar "durumu her zaman geçerlidir... sabah olacak ,olacak...

    sokaklarda  Özkan 

    "sigarayı bıraktım...."

    "sigarayı bıraktım...."

    ----Mecidiyeköy'de otobüsten indim ,aşağı Beşiktaşa doğru sallanıyorum ,bir simit alayım yiye yiye inerim diyorum ,amca bastonuna yaslanmış yavaş yavaş yürüyor kafasında bizim rahmetli pederin föter şapkası gibi şapka .... ,simitçinin yanına geldi simitçi ayağa kalktı oturduğu sandalyeyi verdi, "amca otur dedi" , amcam oturdu "biliyormusun ? sigarayı bıraktım "dedi ..!

    sokaklarda...Özkan 

    August 10

    Neden solcu olunsun ki ?

    Neden solcu olunsun ki ?

     

    --insan motive olan hayvandır desen ,sadece yeni bir insan nedir cevabı vermez,haklı da bir yargı bulunuruz ....

    ---yani adam hiç bir motive olmuyor ,üstelik bazıları tarafından hain bile ilan edilyor,aslında o adam herşeyi bir kenara bırakmış memleketi için sefiller için yoksullar için haksızlığa sömürüye karşı uğraş vermeye başlamış ,ee sonuç ne olmuş? darbeyi yemiş ,tırpanlanmış hatta kökleriyle bile sökülmüş atılmış ,yerine ayrık otu ekilmiş ,şimdi bu adamı gören şimdiki nesil neden solcu olsun ?

    ---solcu değil ,bırak o kadar ileri gitmeyi neden sosyal düşünsün? neden toplumsal olaylara merakla baksın ?

    Devamı....>>>> http://sokaklarda.blogcu.com/3849713/

    sokaklarda ...Özkan. 

    August 08

    ne yapalım da çemberi kıralım ? (fil muhabeti...)

    ne yapalım da çemberi kıralım ?

    ---ne çemberi bilader ? bu artık çember falan değil bu düpedüz duvar ,hemde bayağı duvar ,senin sorun ne yapalım da bu duvarı yıkalım ? yada ne yapalım da duvardan atlayalım ? yada ,ne yapalım da duvardan delik açalım kafamıza göre girelim çıkalım ? falan olmalı ,yoksa çember artık yamuk yumuk oldu ,bazı yerleri "gül oya " hesabı oldu ,bazı yerleri çatladı ,tekrar kaynaklandı , öyle yani..

    ---bırak şimdi uzatmayı ,ha çember , ha duvar ne yapmalı da biraz oksijen almalı? , boğuyor artık bu duvarlar,çemberler,sokaklar,mahaleler,şehirler...

    devamı...http://sokaklarda.blogcu.com/3831621/ 

    August 07

    " bıktım ulan soğan çorbasından"

     

     

     

     

    ne yani , içkaratıcı yazmayalım,konuşmayalım, anlatmayalım da ne olacak ? halının altına süpüre süpüre halı kalmayacak kardeşim ,adam isyan ediyor ,bağırıyor utancından kahveye giremiyor ,kahveye giripte kenarda ,saklanırcasına oturmaktan haz etmiyor ,evinde büzülüp kalmış,karısı bile kavga etmekten bıkmış , o da bir köşeye büzülmüş oturuyor ,çocuğun önüne yine soğan çorbası koymuşlar ",makarna bile yok ,bıktım ulan soğan çorbasından"

    devamı ve daha fazlası...>>>http://sokaklarda.blogcu.com/3816899/

     
    August 06

    Sıkmayın canınızı , hayat herkezi yola getirir...

    Sıkmayın canınızı , hayat herkezi yola getirir...

    ---aslında hocam biz fazla sıkıştırıyoruz beynimizi ,yoksa hayat kimleri yumurta gibi çakıltaşı şekline sokmadı ! şimdi öyle sivri el bile değmeyen kayalar bakmışsın kum olmuş.Bu denizin dalgaları şimdi ufak ufak vuruyor ama bunun fırtınalarıda var, hava hep böyle muhalebi kıvamında olmayacak....

     devamı...>>>>>http://sokaklarda.blogcu.com/3808868/

     
    August 03

    haayda, gel de yazma...

    ----Haydaa ,gelde yazma ,yada şaşırma ,yada normaldir belkide ,bizim kahvenin bir köşesinde altılı da oynanır ,kadınlar da gelir oynarlardı ,alıştık bu duruma ,ama iki kadın birbirine "2. ayakta  şuna oyna ,3. ayakta bunu tek geç "falan diyor kafamı çevirip bakıyorum ,ikisi de türbanlı ,

    devamı>>>>http://sokaklarda.blogcu.com/3775578/

    sokaklarda ... özkan

    August 02

    "İşte “Erguvaniler” bir anlamda “doğuştan şanslılar”

    "İşte “Erguvaniler” bir anlamda “doğuştan şanslılar”

    -----bu günler de bu alıntı da anlatılanlar çok daha manidar ,gerçi her dönem de olay budur ...

    "İşte “Erguvaniler” bir anlamda “doğuştan şanslılar” dan (ya da doğuştan organize) oluşan bu sınıfın tüm üyeleriydi. Hem çok azınlıktılar hem her yerde idiler. Hem iktidarda hem muhalefetteydiler. Burada isim isim saymayacağım.

    >>>>devamı..

    .http://sokaklarda.blogcu.com/3763735/

     
    August 01

    Demokrasi verilmez, kazanılır...

    Demokrasi verilmez, kazanılır...

    ----bizim tatlı su solcuları,vrilen demokrasileri çıok severler ,heleki uğruna hiç uğraşılmadan,götlerini bile kaldırmadan verileni daha bir çok severler,

    ---her yandan acayip kokular geliyor ,aynen yine Gül'ü  aday göstermeye çalışıyorlar..

    ---peki tekrar gül aday oluırsa bu iş Aziz Nesin'nin "Biz bu boku niye yedik"hikayesine dönmez mi..?

    ---döner, zaten dönmüş vaziyette ,bizde çoğu olaylar çoğu zaman o hikayeye sürekli döner ,olay; sürekli oyalama ,eveleme ,geveleme ,alıştırma ,alıştırarak oturtma,gargaraya getirme, hay huya getirme,boğuntuya getirme olayı . bizim sokaklarda yapamadığımız ,yapmadığımız kolpalıkları ,ciddi ciddi yöntem olarak kulanmaktalar..kardeşim..

    ---bunlar varya bunlar , "sabır deneme" yöntemini de çok kullanırlar ,yani o kadar acayip laflar ,öneriler sunarlar ki ,hani  "sabırın "az ise o zaman, tahamülsüz. olursun,demokrasi düşamanı olursun ,milli iradeye karşı olursun, olursun olursun..

    ---işte şimdi bu adamların savunduğu ve milletin hoşuna giden "demokrasi " olsa ne olur? olmasa ne olur ?, Demokrasi; uğrunda canınla ,kanınla mücedelenle kazanırsan Demokrasi dir ,yoksa bu ampüllerin sana verdiği "demokrasi"seni en kısa mesafede bırakan lokomotif gibidir ,ama o lokomatif  makinistini  yani onu kulananı gideceği yere götürene kadar  son gaz çalışır ,yani o son durağı sen bile sevmezsin eski solcu kardeş..., o ampül seni değil  kablosunun bağlandığı yeri aydınlatır...

    ---kısacası bu anlattıkları"demokrasi"  % 47 im de bile değil... !

    Sokaklarda ...özkan