özkan 的个人资料sokaklarda照片日志列表 工具 帮助

日志


7月30日

---- herşey yanı başında, ama sen sıfırsın...

 

---- herşey yanı başında, ama sen  sıfırsın...bu nasıl bir şey ? nasıl ?, bunu bana biri gerçeketen ama gerçekten anlatsın....

---- sen yine beynini kaynatmışsın hoca ,ne oluyor ,?bu nasıl soru ? ve bu ne kadar zor ,ne kadar kolay ,ne kadar acı ,ne kadar sinir, ne kadar can sıkıcı,ne kadar moral bozucu, ne kadar gerçek bir soru ,?

----ben sıyırıyorum ,yeniden sıyırıyorum ,biraz kendimi toplamıştım ,yine sıyırıyorum,biz ne kadar da iyi,ne kadar da  dürüst, ne kadar da  saf, ne kadar da aptal, ve aslında ne kadar da korkak yaratıklarız ,? olmasa tamam ,herkes aç sefil,yoksul olsa yine sıyırmayacağım, ama var ,yanı başında var , o kadar da  umarsızca var ,o kadar da utanmazca var , ve sende ,bende ,ve % bilmem kaçında yok ,

----aslında % en az 85 inde yok ama  bu  %46.5  oranı yok mu ,işte o orantı beni kahrediyor ,ama geriye kalan da ,ne ? aslında işte ,balata o zaman sıyırıyor ,yani debriyajdan ayağını çeksen araba fırlayacak gidecek ama o korku ,o salaklık , o iyilik yok mu ,işte  o yok mu dediklerimiz yüzünden balata sıyırıyor,debriyaja işte onlar basıyor ,

--- yanında ama senin değil,orada ama  uzakta , bana o yüzdeleri   falanda verme, onların hepsi yalan, hepsi anlık  olaylar ,ve beni de fazla bağlamaz, ben neşteri derine daha derine atıyorum ,olay daha derin de ,mesele bu günlerde değil mesele çok ama çoook eskiler de , o zamanlar atılmış bu tahtaravalli nin temeli ,o zamanlar korku dağları sarmış ,o zamanın  derin korkuları  şimdi bizi saflaştırıyor,aptallaştırıyor,iyi insan yapıyor ,yoksa daha dünkü demokrasi şaklabanlığı kimseyi kandırmasın , o görünmez kale duvarları eskiden çok eskiden harcına  kan katarak,korku katarak ,işkence katarak örüldü ,yoksa  bu haramiler bu kadar rahat olmazdı

---yani atalar,dedeler, bu vatanla beraber başka mirasları da bırakmış ... 

----aynen öyle ,miras  kalmış bu memleket ,miras kalmış bu korkular...

sokaklarda...özk... 

7月28日

Sakın ağlama...

Ludwig Binswanger, “yalnızca tek bir uzay ve zaman yoktur, insan sayısı kadar çok zaman ve uzay vardır” demiş...ve ... "Nietzche, de "Bu dahil bütün genellemeler yanlıştır." demiş

 

---nerden çıktı bu derin muhabet demeyin ,bırakalım bu gündelik ,salakça muhabetleri ,gerçi gündelik "koca kafa" muhabetleri de o kadar cazip ki insan bulaşmadan kendini alamıyor ...

---bu seçim sana tek cümle ile ne öğretti..?

---tek cümle ile değil de bir paragrafla anlatayım..! ; bu seçim bana  bildiğim şeyi tekrarlattı  " ağlamayacaksın,şikayet etmeyecekin,kaybeden olmayacaksın, aç da gezsen kuyruğunu dik tutacaksın, bizim millet kazananı,güçlü olanı,iktidar da olanı,ama cömert olanı,yaptığı talandan az da olsa pay dağıtanı,en önemlisi dik duranı sever ..."

---yani haklı olmak,doğru olmak ...

---yukarıdaki alıntı sana cevap olsun"Nietzche, de "Bu dahil bütün genellemeler yanlıştır." demiş...

---öbür alıntı" Ludwig Binswanger, “yalnızca tek bir uzay ve zaman yoktur, insan sayısı kadar çok zaman ve uzay vardır” ne demek ...?

---bu da ; millete sürü demeyeceksin,her insana olsun olmasın, değerli olduğunu,farklı olduğunu söyleyeceksin,hele hele sen salksın seni sömürüyorlar ,sen ezilen sınıfındasın dedin mi ,kafadan kaybettin,

---insanlara ,şimdi böyle olabilirsin ama yarın sen de malı götüreceksin sıranı bekle diyeceksin, diyorsun ...

---- evet aynen öyle ..bu dünya da olmazsa ,nasıl olsa öbür dünya var...

--- hoop dedik o konular otto sansür...!

---iki kşinin bildiği sır değil, dedikodudur...!

---- vayy eski formunu bulmaya başladın hocam...

---- ne formu be kardeş,leş gibi tembelim,acayip uyuşuğum,parasızlıktan öleceğim ama yinede  "yaşasın tembellik" durumundayım...

---çenene vurmuş o zaman...

---demedik mi biz de "deli yazarız "diye

---deli yazsan ne olacak be hocam ,teneke ile versen olmuyor ,kaşıkla versen olmuyor ,aynen damla damla  verceksin ,tadı damağın da kalacak

---evet aynen akp taktiği ,milletin seçim kampanyaların da yedikleri  aynen tadı damağıda kalmış,  ağzı açık çoook bekleyecek...

---meydanlarda verilen sandviçleri bile ballndıa ballandıra boşuna anlatmıyorlardı...

----damla damla verceksin....!

--sokaklarda ...özk.  

7月27日

"er" meydanı..!

 

nereye olsa yazan adam...deli yazar .. - Tarih: 15:45 26/7/2007 Yazan: mavra

-(---aynen benim durumum ,bana bunu zamanın da askerde  hatay'lı bekir anlatmıştı ;adamın biri elinde kalem kağıt ,kağıt desem sen yine de kağıt hazır da cebinden hemen çıkarır falan sanma ,genel de ne kağıt var ne de kalem ,ama birden bire bu adama sanki çişi gelmişde tuvalet arıyor gibi ,bana kalem verin çabuk çabuk diye bağırır ,kağıdı yoksa sigaranın içindeki kağıda ,olmazsa  masaya ,olmazsa, gazeteye ,yani neyi bulursa yazarmış ,hani üçgün susuz kalmış da suyu kana kana içer gibi bir kriz halinde titreyerek trans halinde yazarmış ,yazı bittiğinde adam sanki 6. kata çimento taşımış gibi terler ,oraya çökermiş ,yazdığını da okumaz bırakır gidermiş ,yazdıklarına bakanlar  da zaten o yazıyı okuyamazlarmış....ee bizde masal anlatır gibi mış muş  gidiyoruz idare edin ,artık milleti   acayip merak sarmış bizim bekir o yazılanları okuyamazsa da topluyormuş ,ne yazdın diye soranlara ,ne bileyim ulan geliyor bende yazıyorum ,o anda hiç bir şey hatırlamıyorum sanki kriz gibi bir şey ,oku deseniz okuyamam , dermişş... ulan demişler bizim meraklı boş kafalar bu işte bir iş var hocam bunun yazdıklarını okutmamız lazım, içlerinden biri ver o kağıtlar bizim eczacı kalfası fazıl okur onları  diye kapmış gitmiş , bekle gelmez bekle gelmez , almış bizim bekiri bir telaş bir merak gidelim ulan şu eczaneye ne iş bakalım hesabı ....varmışlar Mücahit'in eczanesine  nerde bizim kamil ile fazıl mucahit abi .... ----ne diyorsunuz siz ,ben de anlamadım  arkada fısır fısır birşeyler konuşuyorlardı ,bir ara sustular ve koşarak dükkandan çıktılar ,sanki bir yere yada bir şeye  yetişmek istiyorlarmış gibiydi.... devamı ...belki yarın ..)

neyse bizim bekir Kamil  o gün bulamamış  ama ertesi gün  deli yazarı kahvede oturmuş çay içerken bulmuş ,ama Kamil yok ,nerde bu adamlar gördünmü hesabı sormuş ama bilmiyor um cevabını almış aynen eczacı Mucahit te kafas Fazıl meak ediyor  o da yok ,hatdaa nerde bunlar , ...

iki gün sonra işin kokusu ve elemanlar ortaya çıkmış ...soruyorlar cevap yok , o günden sonra ikisi de ruh gibi dolaşıyor birbirlerine bile şaşkın salakça bakıyorlar ,ne yapsdalar ne deseler cevap yok ...deliyazar ne mi yapıyormuş ..o yine aynen krizler halinde yazıyor bazen yok oluyor aylar sonra yine mahaleye düşüyor ...artık  millet fazla merak da etmiyormuş ..ama efsaneler devam ediyormuş...

kafama eserse o efsaneleri  belki yazarım ...ama hala yere düşmüş karpuz  modundan çıkmadım ...gerçi benim ki tamamen seçim havasından değil ,değil de o parçalanmışlık  yine de hepimizin , kendimize yakıştırmasak da bu darbe bizi bayağı demoralize etti ...

neyse herşeyde  bir haır vardır ..."sürüden ayrılma zamanı " geldi kafasıyla olacağı buydu,sen kitleye "sürü " dersin ,sürünün içinde olduğunu kabul edip sürüden ayrılmalı dersin,bu ne acayip çelişkidir anne ..! maden sürü diyorsun niye sürü ye çoban olma  kampanyasına katılıyorsun,senin çobanlığın daha mı iyi olacak ,sürü ise sürü , aptal ise aptal, a politik ise a politik ,biz buyuz kardeşim , yemiyorsa  girme  "er "meydanına ... girince de burası "er"meydaını değilmiş deme "er" meydanın da hertürlü "er"lik yapılır...!

sokaklarda özk. 

7月26日

aslında" hepimiz ev sahibiyiz , hepimiz Akp'liyiz ...!"

 

----Artık " kamyondan düşmüş karpuz " psikolojisinden kurtulmamız lazım...

----nasıl olacak ?

----nasıl olacağını bilemem  ve zaten birşey bildiğimi de hiç söylemedim ben atarım bitimi geçer giderim ,,bu seçimler zamanında hepimiz "bu memleketin sahibi biziz ,siz bizden "kız" istemeye geldiniz ,yarışın bakalım ,kendinizi bize beğendirin bakalım ", havasına girdik ,çoğu kazananı bildi  acayip mutlu oldu,

----yani bu oy verme  aslında tahmin etme ,yada birinciyi bilme yarışmasımı ?

----tamamen olmasa da, hemen hemen  durum o şekilde işliyor ,yani oy atacak bir insan ilk parti olmayacağını bile bile o partiye oy kullanmaz, bu insan genelde kazanan ve kazanacak olana oy verir , kaybeden olmak en azından bu konu da kaybeden olmak ,ondan yana olmak istemez, bu konu da  yanlışa düşenler çok var , yani "bana oy ver " diyor ama sana oy vermesi için senin birinci olacağına inanması lazım ,sen o konuda" hık mık" yaptınmı işin biter , en sıradan insan bile ,derdine çare olmasa bile kazanandan yana tavır alır ki en azından bilimiş olmanın zevkini tatmak için,

----bir de ,politikanın bu kadar uzağında kalanlar ,bu seçime belediye seçimi gibi baktı , " hizmet yarışı" olarak baktı, yani" vatan, milet,cumhuriyet " konusu onlara fazla acil sorunmuş gibi gelmedi ,

---bak kardeşim , bu milletin %75 i ev sahibi  ve ev sahipleri evlerinin değerleri geçmişe göre arttı  , yani sahip oldukları ev en azından 100 milyar gibi oldu bu önemli rakkam ,geçmişte bunun yarısı gibiydi ,o kadar çok satış -özelleştirme filan oldu ki " petkim"in değeri gibi milletin elindeki evinde değeri arttı ,faizler düştü, ee ne oldu yani ? diyeceksin ,ne olacak adam sandığa gidene kadar yada sağa sola  açıkça" chp" ye atacağım dedi ama içinden  "aman malımın değeri düşmesin" korkusu ile yine ona o değeri sağlayan partiye oy attı ,bizde biliyorsun "servet de ,iman da gizlidir" derler , işte  o zaman "oy "da gizlidir , yapılan muhabette  yalandır ,aslında" hepimiz ev sahibiyiz , hepimiz Akp'liyiz ...!"

----ya hoca sen ne yaptın o kadar da değil !

---- o kadar ,o kadar  ve bundan da fazlası , burası yeri değil ,yazsan olmaz yazmasan olamaz ,gel  parka dalalım da orada ne kadar olduğunu sınırsız sorumsuz anlatalım dertleşelim...sahi bu "Baba haydar" nerelerde ?  ne zamandır ,görmüyorum,oy kullanmaya geldi diyorlardı...

----doğru bende duydum Salihli' de idi en son , o yine nasıl geldiyse öyle geri gitmiştir ,göçmen kuşları gibi ,daha göç zamanı gelmedi...

----bir de dün gazete de okudum ,adamlar "chp" otobüsü ile gelip "akp" ye oy atmışlar...

---- ya demiyormuyuz kardeşim "hepimiz zenginiz,hepimiz akp'liyiz" en azından ruhen ...!

sokaklarda ...  Özkan 

7月18日

Film nerde koptu...?

 

----çocukken  Aksaray da Bulvar sinaması vardı  pazar  sabahı saat10  da çocuk  matinası olurdu o zamanın  çocuk filmleri oynatılırdı ,sabahın erken saatlerinde gider  sıraya girer bilet alırdım da bir sevinçle sinamaya girer  perdeye  dalar gibi bakardık sanki içine girerdik ve birden tak film kopardı  o an biz de kopardık acaba devam edecek mi yoksa aynen gerçek hayata   gerimi dönecektik,sanki  dünya gerçek dünya geri dönmeyi istemediğmiz  dünya çok uzakdı ,

---ve hocam film biter di mahaleye geri dönerdik ...

---ama o film kopma olayı her film de olurdu ,,,

---sonra hayatta da çok filmler koptu ,esas olay memleketin filmi ne zaman koptu yada ne zamanlar koptu ,her koptuğunda  ,o ara verme dönemlerinde kopan filmin devamı mı yapıştırıldı ...?

---aynı filmin devamı hiç yapıştırılmadı kardeşim her koptuğunda devamına farklı acayip filmler yapıştırıldı ve bir baktık bizim film olmuş"koca kafalar"filmi ,şimdi de aman kardeş bu filmin sonu şu olur bu olur diye kıvranma.... hiç dedin mi yada bağırdın mı "MAKİİİNİİST" diye ..

---yoook bağırmadım

---işte o zaman makinist filmin devamına ne koyarsa eyvallah diyeceksin

---şimdi tamam haklısın bağırılmadık  yada bağıran kalmadı ,bağıranlar iptal edildi , hiç mi makinistin filmin kopmasında payı yok ?

---olmamı...! tabiki var ,var ama sen ne koyarsa eyvallah dersen o da kopsun kopmasın  umurunda olmaz ki,

---bu memlekette daha toprak mı -vatan mı  ?  yoksa oğlum mu ? tartışması yapılıyor , vatanını ,toprağını sevenlere  toprak sevicisi falan gibi aşağılıyorlar ,sen  bilmiyormusun eskiden  Alamanya'ya gidenlere "bover oğlum doğduğun yer değil doyduğun yer senin vatanın" derler di ,

---işte o  olay da,   filmin koptuğu yerlerden,sen daha memleketini hal yoluna    koymamışsın  haydi yaban ellere ,neymiş üç mark para gelecek

--- sonra da bu millettin neden %35  i  kararsız  diye soruyorsun ,bu milletin tamamı kararsız,   aslında kimse inanmıyor kopan filmin devamının güzel bir   film   olacağına ama yine de  bir zar atıyor sallıyor ,işte onun için en azından denenmemiş adam diye cem uzan  gibi bir patrona bile oy veriliyor,

---film nerde koptu değil kardeşim ,film kimin filmi ? yönetmeni kim ? oyuncular kim ? senaryo kimin ?  gibi dolu soru var ..

---fazla uzatma beni darlatma ,hadi bana eyvallah...

Sokaklarda Özkan

7月17日

ya iktidar ,ya hiç...

 

----duydun mu "seçilmezsem politikayı bırakırım" demiş..

--bu işler böyle kardeş ,siyaset ne için yapılır ki ?kıytırık muhalet lideri olupta,kahve muhabeti mi yapacaksın,attan inip eşeğe binmek gibidir ,bu durum ,adam haklı olarak, olmak yada olmamak, iktidarda olamak yada olmamak olayına getiriliyor ,"olmazsam çeker giderim haa" tehditini de  içeriyor ...sanki millet de "ne olursun gitme ,sen olmazsan bu memeleket yok olur "diye yalvaracak mı? zannediyor...!,bunlar tilkidir bilemezsin neden böyle konuşuyor  bilemeyiz...

----gerçi farklı birşeyler olduğu da belli ,amarika ile ters olup da iktidara gelmek bugüne kadar fazla olan şey değildir...bunlar da gidip iran'la amarikaya rağmen gaz anlaşması yapıyor,  amarika  sana rağmen ırakta kılını kıpırdatmıyor, ve bunun gibi dolu bildiğmiz ,bilemediğimiz şeyler ...

--- sen onbin dolalık saati olan adam tanıyormusun  ?

--- nerden tanıyacağım kardeşim ,  mitingdeki lider  "on bin doları olan varsa saatimi veririm"   diyor  ..!    o alanda o parayı yani 12 kusur  miilyarı kim verebilir ..?

--- o saati almasını sağlayanlar,o alanda olanlar, kollarında 5 liralık çin malı saati bile olmayanlara   akşam tv'de,sen gel saf saf " oğlum gemi değil gemicik aldı ,bunu borçla aldı 300 bin dolar peşin ver  sen de al ,bulabilirsen...." anlat , biz millet olarak ne kadar da anlayışlı olmuşuz , ne güzel delikanlı gibi   anlatıyor  bizde ne güzel engin anlayışımızla  adama  hak veriyoruz ,doğru neden olmasın ,ne var ki yani 300 bin dolar peşinat bul sen de gemi al kardeşim neden fesatlık yapıyorsunuz ki ,senin gemin yokmu sanki ..!

---haklısın be abi herkes olayı aşmış biz çağdışı kalmışız ,kusura bakma...akşama gel balıkçı kenan'ın gemisinde rakıları yutalım..afiyetle ..

---haa  bi dakka geçenlerde aldığım geminin ödemesi var biraz koltuk  çık be abi ...!

---tamam hocam nasıl olsa borsa da paraya boğulduk ,uğra yarın bizim tekel büfesinin oraya ben büfeci adnan'a 200 bin dolar bırakırım.,sen işini gör sonra anlaşırız....ulan yine ayarımız bozuldu şu seçimler bitse de normal sürünmelere başlasak,böyle iyice dumanaltı olduk be kadeşim...

sokaklarda   Özkan

7月16日

ezber bozan, Amarika nerde...?

 

---bak osman sordun cevap veriyorum ,yoksa biz burada ağır konulara girmiyoruz ,"ezber bozan"için ne diyorsun diye soruyorsun ,ben de bir şey soracağım başka da bir şey demeyeceğim ,bence pehlivan kimdir bilirmisin...?   gerçekten kendi bileğine güvenen,hele ki , esas "harami"yi    görmezden gelmeyen ,onun eteklerine yapışıp da delikanlılık yapanlara dolaylı dolaysız destek vermeyendir ,bu nasıl olur?  ne olur ?  ona da ,Baskın hoca cevap versin ,yani eski anti-emperyalistler şimdi ne oldu ? yada kısacası Amarika nerde ..? diye   sorarım cevabı   ne olur,   işte   o zaman ezber mi bozuyorsun yoksa haybeye mi konuşuyorsun anlaşılır...gerisi bana fuluğ   gelir...traşş gelir...

sokaklarda...Özkan

Ne kadar da iyimişsiniz be ...!

 

"Ne kadar da iyimişsiniz be ...! anlayamamışız kafadan oyum akp ye ,ne kadar da cömertmişsiniz aç karnımız doydu,kim yapar böyle iyilik ,kesenize bereket...,artık bu erzaklar bitince ,nasıl olsa sadaka ile yaşamaya alışıcağız  gideriz camii önlerine ,aşevlerine ,otururuz kapıların önüne  alırız iki kap aşımızı geliriz akp kömürü ile yaktığımız sobanın başına ,ne çalışırız, ne uğraşırız ,nasıl olsa bize iki lokma atan bulunur ,idare eder gideriz ....ulann var ya siz adama kahır mektubu yazdırırsınız be,  hergün günaydın der gibi size lanet etmek zorundamıyız...yuh be, yuhh"

---aslında önceki dönemi aratacak yeni ve tam sadaka dönemi gelecek gibi ,insanlara umut gibi duran chp  daha da oğlunun gemisi ile ,kolundaki saat ile ilgileniyor ,yahu bu koca kafalılar sizinle kafa yapıyor ,dalga geçiyor daha ciddi oturaklı memleket meselerini anlatan ,dış sorunlara net cevaplar veren bir tutum sergileyin be kardeşim ,anladık biz adamların yaptıklarını, sen ne yapacaksın ,ekonomiyi ,işsizlik anlamında nasıl idare eder duruma getireceksin,yoksa sen de mazot fiyatına takılıp da bizi salak yerine koyma ,sen ciddi olduğunu ,meselerin de ciddi olduğunu anlat ve dalgaya gelme kardeşim daha dünkü çocuk seninle kafa yapıyor ,onlar bu milleti çözdü sen daha da ince saz yapıyorsun ,anlat ki insanlar anlasın ,bize çocuğu gemi almış sızlanmaları yapma ,alacak tabii sen mız mız mızlanırsan gemi de alır ,memleketi de alır ...politikaya dalmayacaktım ama bir telefon geldi iyice kıllandım %40 rahat toplarlarmış ama medya bunu saklıyormuş falan muhabeti beni rahatsız etti ,sokaklar için aslında fazla da bir şey fark etmez diyorsak da, az da olsa fark eder o az olan fark da bize  şimdilik yeter, en azından ,bu saatten sonra  Tahran sokakları psikolojisi sıkar, hani ...

sokaklarda...Özkan

7月14日

mobilet üzerinde mutlu bir aile..!

 

---çıkmışım yola Güngören'den dalgın dalgın yürüyorum ,zart diye önüme bir mobilet çıktı  ,tam  da  ulan ne oluyor höst falan diyecektim  tırr tırr mobilette 4 kişi, önde baba önünde 4-5 yaşlarında erkek çocuk siyah plastik güneş gözlüğünü takmış cinmi cin ,acayip mutlu ,arkada karısı baş örtülü ,o biraz mutsuz ne iş ulan millet arabalarda gezerken biz mobilette camabazlık yapıyoruz psikolojisinde onun önünde de 2 -3 yaşlarında kız çocuğu onda da pembe plastik güneş gözlüğü ,o da  neşeli gülüyor..

---al işte abi mutlu bir aile ,ne diyeceksin buna ,şimdi bunları merkezi mahalelerde  görmezsin bizim buralarda çocuklar boyundan büyük bisikletlerle dolaşır,biraz büyüdümü atlar abisinin motoruna dalar arabaların arasına ,buraların ayrı bir ayarı vardır ,onları trafik de görür ama güler geçer ,bilir ki onlar budur ,onlar herşeyi sokaklarda kafasına göre öğrenir büyüdümü,hele askere gittimi anlar hanyayı konyayı nasıl olsa ,o zehir çocuklar gerçek hayata girince başı önünde işine gider gelir ,hele de evlenince aynen o gördüğün mobiletli aile olurlar ....

sokaklarda   özkan can

7月12日

ihtiyar adam ve minik köpek ....

 

---dün akşam metro da eve giderken yaşlı ama iri yarı beyaz saçlı kamburu çıkmış bir ihtiyar, yeleğnini altından bir çift koca siyah göz belirdi , minik sevimli koca siyah gözlü  köpek, bir sahibi ihtiyara bakıyor bir bana bakıyor ,bir sahibine bakıyor bir millete bakıyor ...metro geldi ihtiyar çöktü koltuğa köpek biraz daha rahatladı  bedenin yarısı dışarı çıktı , sanki sahibinin sahibi benim der gibi bakmaya başladı ,o ihtiyar adam o kadar sıcakta o köpeği koynuna sokmuş sık sık başını okşuyor , köpek de o kadar mutlu duruyor ki  ihtiyarı sanki başkalarından kıskanır gibi gözlerinin içine bakıyor....yaşlı adam için o köpek ne ise  o köpek için de  ihtiyar adam  o ... yaşlanacağız  daha da yaşlanacağız  , yapayalnız kalacağız, o ihtiyar adam ve köpeği  kompozisyonunda belki de biz olacağız ... en azından benim olmam kuvvetle muhtemel...

sokaklarda ...özkan

7月11日

Nohut kafalımıyız biz...?

 

----sana nohut  torbası geldimi ?

---ne nohutu abi onlar nohutu nereye vereceklerini çık iyi bilir gelip de Beşiktaş'ta nohut dağıtamazlar ,onlar gariban varoşlarda ,Ramazn erzakı  gibi nohut torbalarını dağıtırlar,kendileri malı köküne kadar götürsün ,millete bir torba nohut ,iki paket sana yağ hesabı ,ulan zaten bana gelse o nohutları bir bir yediririm çiğ olarak, hıyar herifler,utanmıyorlar dilenciye sadaka mı veriyorsunuz , bir de meydanlarda "oyunuz  namusunuz"diye anırıyorsunuz,millet namusuz mu? senin nohtunu belki alır ama benim bildiklerim oyunu vereceğini de vermeyeceğini de çok iyi bilir ..

---bunların beyinleri harbiden nohut kadar ,bunlar gerçekten "nohut kafa" hani "koca kafa diyorum ,aslında "koca kafalı ,nohut beyinli" demek daha cuk oturdu...

---işin acaı yanı bu nohut beyinliler nasıl oldu da o kadar çakalın bol olduğu Memlekette iktidar oldular? onu  anlayamıyorum ,tamam biz solcular dünyanın en güzel ama en zor işine kalkıştık ,elimizdeki malzemeye baktık birde önümüzdeki Memlekete baktık  ööyle kaldık , ama size yani burjuvaziye ne oldu sizdemi bizim gibi baka kaldınız ? adamlar harbiden gözünüzün içine baka baka hem sınıfınıza girdi ,hem de sınıf başkanı seçildi yuh be size eski çakallar ,yedirdiniz ya lokumu bu "koca kafalı,nohut beyinli"lere ....

sokaklarda  ...özkan

7月10日

hemşerim memleket nere..?

 

---kardeş sana "hemşerim memeleket nere"diye sormadığım aklıma geldi ,yoksa bizim memleketimiz Türkiye kardeşim geyiği mi yapalım,yada burada yazı yazıyorsun heryerden insanlar okuyor onlara önyargı olmasın durumumu ?

---yok be abi, bizim olay aslında herkes gibi, bir yerlerden gelme durumu var ama olay bulunduğun toprağı benimsemek nerde yaşıyorsan orayı memeleket görme durumu var ,şimdi yani "Ankara"lıyım desen İstanbul da doğsan burada yaşasan buranın sokaklarını yaşasan sonra sorduklarınada "İstanbul"luyum desen ne olacak,yani  geçmişimi inkar mı etmiş oluyorum yada doğduğum yere ihanet mi ediyorum ?

---yok be abi ne ihaneti ,tarih önemli ,geçmiş önemli ama esas önemli olan herkes yaşadığı yere sahip çıkaması ,yaşadığı sokakları savunması,bulunduğu yeri göçtüğü ve sonra terk edeceği yer olarak görmemesi

--- bulunduğun yeri yabancı yer olarak gör,yabancı yere de her pisliği yap ,nasıl olsa burası gurbet eller koy ver gitsin mantığı ile hareket et...

---bir de gurbette yapılan her türlü yamuk işler de mubah oluyor , adam   Almanya da tuvalet temiziliği işini yapmaya bile eyvallah der , kendi de memlektinde yapmayacağı herşeyi yaban ellerde yapar, ama memleketine Mersedesi ile gider ,yaban eller de olmak sefer de olmak, savaşta olamak gibi ,yani yalan, talan ,eğri ,yamuk fark etmez  seferi durumdasın senin görevin yaban-düşman ellerde vurgununu vuracak,ganimeti alacak geri döneceksin, aynen ,"İstanbul'a gelmişken bir.... yapak dedik" hesabı  yaşamak , ama hesap geri dönmek hesabı, bu zamanlarda tutmayan hesap, geri döneceğin ne çitin,ne çubuğun kaldı kardeş , şimdi ne yapacaksın ?, seve seve bu metropoller senin memleketin oldu ...

---yani artık bana Ora'yla Bura'yla övünme ,sen Bura'lısın ,Ora'lar artık sana yaban oldu sen artık "Şehir esirisin", bana ben Şuyum ,Buyum havası sıkma ,otur doğru dürüst doyduğun yeri koru ,benimse, şehirde yaşamayı öğren, Eloğlu adama nerelisin diye sormuyor "ne ustasın ,ne yaparsın?"diyor yani "nerelisin "değil " nesin" sorusuna cevap bul...

Sokaklarda   ... Özkan 

7月9日

alıntı karikatürler...yorumlar...

 

--Biz böyleyiz usta şeytan bile olsa kafayı yaparız, sonu ne mi olur ? fark etmez..

--aile de böyle kıl çocuklar da çıkar ,çıksın...çıkmalı..! 

 

Suat Özkan

----ne oldu koca kafalılar ?işte böyle  iki dakka da  z raporunu çıkarırılar adamın ,ki bu arkadaşlar işim mavrasında ,bir de ciddi hesap tutanlar da vardır ,onlara nasıl açıklama yapacaksınız bilemem...

sokaklarda... Özkan

7月7日

nedir bu borsa...? abi..

 

---bu borsa nerde abi ? tavan yapmış ,ellibini görmüş ,uçmuş ,uçmuş da nereye konmuş  ?

---nerde falan önemli değil İstinye sırtlarında bir yerde..ben de deli olacağım ,bu kadar iyi olan bir şey bu kadar mı ?  esnafatan, işçiden, memleketten uzak olur...o uçtukça biz daha da diplere gidiyoruz, eskiden olsa duvarlara "kahrolsun Borsa "filan yazarlardı herhalde, çünkü eskiden duvarlara halka uzak,düşman ne varsa yazılır ""başına da"kahrolsun "konulur , iş biterdi, şimdi bunu bile yapan yok , hadi şimdi bunu yapmak biraz kara mizah olur,ama en azından millet senin sorduğun gibi, buna küfür ediyorsunuz da nedir bu hele bi anlatın diye sorarlardı , ve onu yazan da bildiği kadarıyla anlatırdı ,hani bizim Kemal sunal  abimizin "Kibar Feyzo" filminde kemal abi o zamanlar İstanbul'da duvarlarda gördüğü yazıları kafasına göre köy de yazmış, bir tanesinde de "faşo ağa " yazıyor, ağa  kemal abiyi çağrıyor soruyor " -ula faşo ne ki..? - böle puşt gibim,ib.e gibim bişii..." diye cevabını alıyor du...

--- ee biz de, şimdi soralım nedir bu borsa...?

sokaklarda ....özkan

7月6日

Temmuz şiirleri...kenar muhabetleri...

 

 



Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler
Ecel çiğnedi hepsini birer birer
Yan yana oturmuştuk hayat sofrasına
Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler


ÖMER HAYYAM

 

 

ACININ COĞRAFYASI

kente kapandık kaldık tutanaklarla belli
sirk izlenimlerinden seçmen kütüklerinden
yüzlerimiz temmuzdan ötürü sallanır ve uzar
ve her köşe bir tuzaktır
birer darağacıdır her meydan saati
öğle vaktini kesinlikle gösteren
oysa hep güçlü dağları görmenin zamanıdır

 

TURGUT UYAR

devamı>>>.."


---ne o  dün filozof ayakları bu gün şiir , ne oluyoruz duygusallaştın bakıyorum..

---yok beYaşar biraz kenarda duralım günlük politik muhabetlerden uzaklaşalım dedim, nasıl olsa önümüzdeki  aylar ,hep kargaşa hep kaos ile geçecek ..

---sana bir şey diyeyim mi kardeş ,en iyisini yapıyorsun ,şu an bu toz duman içine giren yanmış,artı bu toz dumanın ne zaman dağılacağı da belli değil...

---itiyorlar,sokmaya çalışıyorlar ,bakalım bizim filler bu işleri nasıl idare edecek .?.

---bilemem kardeş , hadi bana eyvallah ,sen felsefeye takılmaya devam et,ama fazla derine inme ,belindeki ipin boyunu unutma...

--doğru be Yaşar... 
sokaklarda ...özkan..

7月5日

Davul,telefon zili,ölümsüzlük....

Davul,telefon zili,ölümsüzlük....

---Şimdi sana birşey diyeyim bizim" baba haydar" buralar da yok ya,yaz geldi aşağılara kaydı gitti,özlemeye başladım babayı be

---aslında beterin de tekidir adamı usandırır, ama uzakta ya şimdi bize iyi-güzel geliyor özlüyoruz ,belki bu kadın olayında da aynıdır ,sevgili uzaktaysa ,yada sana daha yakınlaşmamışsa ,ondan güzeli yoktur ,ama yakınlaş ,dokun,seviş,içli dışlı ol , o güzellik azalır...

---olay davul ve sesi olayı kadeşim

--- yani uzaktan hoş gelir durumu..

---evet....

.....dün akşam evdeyim yarı uyku halindeyim ,zarrr telefon çaldı ,ulan dedim "yine bir olay var" muhakak ,acayip tedirgin oldum ...

---ee tabi yaşlandık artık...

---ne alakası var kardeşim ?.

--- ne alakası olacak ,telefon çaldığında "oh ne iyi ,ne güzel  yeni bir durum-olay var " deseydin ,gençliğin daha gitmemiş olacaktı ...olay artık sakinlik aramakta ,yorgun düşmüşüz artık , ses -yeni birşey aramıyoruz ,artık gelecek haberin iyi haber olacağını bile düşünemiyoruz, artık bela,ölüm,borç,harç düşünüyoruz..

---ulan baydın yine içimi, sakın sen bana telefon falan etme , kapıyı da çalma dışardan bağır ,eskiden zil mi vardı ? sokaktan bağırırdık...

---ölümleri düşünür olduk falan diyordun ya , gerçekten ölümle başladık bu gün  ölümsüzlükle bitirelim,bir Alman Filozof şöyle demiş"insana ölümsüzlük verilseydi, sınırlı zekası ve karakteri yüzünden sıkıntıya bunalıma kapılacağından sonun da yine ölümü tercih ederdi"..

---doğrudur ,bire de şöyle demiş" tanrı olmasaydı biz yine onu yaratırdık" yani ,ölümde var Tanrı da var ve biz de varız...

---vay be Barış Kardeş , bugün bizi derin kuyulara indirdin, İnşallah sen yüksek tepelere uçmuşsundur...

sokaklarda  ...özkn

ölüme kadar ,herşey ölüme kadar...

---ölüme kadar , herşey ölüme kadar ,ne yaparsan yap,ne olursan ol , ölüm her an çıkar karşına ve buraya kadar der ,

---işte o an ,işte o anı herkes bilir ama önce kendine ,sonra sevdiklerine yakıştırmaz ..

---ve derler ki her ölüm erken ölümdür ..

--ve Barış kardeş senin ölümün gerçekten erken idi .. 

--- ve sanki Barış'ı daha çok görecekmişiz gbi ,şu sıralar fazla merak etmiyorduk

--neden mi merak etmiyorduk? o zaten alırdı yolunu ,almıştı yolun başını ..

---ve o dizi de onun oynadığına bile ilk sırlar  inanmamıştım , fazla da yakıştırmamıştım ama piyasa bu, ekmek için olur be dedik ..

--nasıl olsa bu çocuk bir yerlerden çıkacak karşımıza ,doya doya göreceğiz,dinleyeceğiz dedik ama  o isyankar sese tam doyamadan uçtu gitti..

--neyse" herşey  ölüme kadar" diyelim ...

--eskiler hep söyler, iyiler erken ölür diye ,

--bütün bunlar boş ,esas acı anasının acısı,Allah anasına güç ve sabır versin...

--olur be kardeş ,bu da olur ,gittiğin yerdekilere sokakalardan selam söyle ,günahlarımız fazlaymış demek ki daha da buralar da yazıyoruz... 

sokaklarda  özkn

7月4日

sokak Mobilyaları..alıntı...

 

varoş fanzin

Okatay Abi

Beyoğlu’nun arka sokaklarından; sarhoşuyla, genciyle, şarapçısıyla sabaha kadar hayatın devam ettiği Nevizade Sokaktayız. Bu kez içmek için değil ama. Asıl amacımız, Öküz Dergisi’ndeki “Sokak Mobilyaları” adını verdiği röportajlarıyla tanıdığımız Oktay Güzeloğlu’yla röportaj yapmak. Her daim balık ve rakı kokan Nevizade Sokağın en sonunda yer alan “Mini Meyhane”de buluşuyoruz. Günlerden Cuma olduğu için sokak oldukça kalabalık. Biz biralarımızı yudumlarken Oktay Abi geliyor (o kadar insana yakın, o kadar içten ki, ona “bey” diyemiyorsunuz). Tam zamanında. Sonra söyleşiyi yapabileceğimiz daha sakin bir ortam buluyoruz. Sokaktaki insanlar, garsonlar, şarapçılar sanki herkes onu tanıyor. Ben soruları sormaya başlıyorum. Ama sohbet öyle uzuyor ki, bazen o başlıyor sormaya, arada bir teybi kapatıp uzun uzadıya laflıyoruz.
Sonuç; sokaktaki insanın ona bu kadar samimi itiraflarda bulunması hiç de şaşırtıcı değil aslında. Para kazanma hırsını, sahtekarlığı ve tüm maskeleri reddedip, aç da kalsa, evsiz de olsa onuruyla yaşamayı tercih etmiş hep. Tiyatro oyunculuğundan, çorbacılığa, dondurmacılıktan, jigololuğa kadar her işi yapmış. Paranın onu kullanmasına asla izin vermemiş, bir sosyalist. Hayatını yazdığı insanların (kendi deyimiyle “sokak mobilyaları”) sadece öykülerini paylaşmıyor. Sokaktaki adamın nadiren güvendiği insanlardan biri o. Beyoğlu’nun şarapçısı, fahişesi, travestisi, tinercisi, yani tüm garibanları bizlere bütün kapılarını kapatmışken nazlarını bir tek Oktay Abilerine geçirir. Oktay Güzeloğlu da şarap paralarından, üst-başlarına kadar tüm ihtiyaçlarında yardımcı olur onlara. Gariban mezarlıklarındaki bekçilerle ahbaptır artık, bilir ki “Beyoğlu’nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz”, ve gariban öldü mü bir mezar taşı bile olmaz, sessizce ayrılır bu dünyadan, yokluğunu kimse anlamaz. Oktay Güzeloğlu hariç.

Elifcan Karacan

Röportaj için;>>>>

 

sokaklarda ....özkan

savulun beyazlar geliyor...

 

 

---savulun beyazlar geliyor diyorsun birden kendimi Vahşi amarikada sandım...!

---yok be hocam ,bu beyazlar bizim kazma beyazlar ,bunlar varsa bu memlekette herşey olur ,hiç bir hesap tutmaz...gerçi şimdi bunların bir tık ilerisi   olanlar var ,onlar daha bir ilginç !..

---birde esas magandalar var işte bunlar

<****** type=text/**********> ******** initFlash() { var map = new FlashObject("banner/eyefive.swf", "", "468", "60", "1"); //fo.addParam("wmode", "transparent"); map.addParam("scale", "noscale"); map.addParam("salign", "lt"); map.write("ekoyak"); } initFlash();

PLAJ'DA HAŞEMALI MAGANDA SALDIRISI

Gazeteci Gülden Aydın ve ailesi İzmir Karaburun'daki bir plajda ''haşemalı' erkekler ile 'tesettür mayolu' kadınların saldırısına uğradı. Gruptakiler Aydın'ın kızını tartakladı

 yazının devamı>>>

---plaj olayı bu sene seçim -sinir ötesi falan derken unutulmuştu biraz hatırlayalım dedik...

--- biz haala sokaklardayız  abi

--- yedek don al da denize gidelim o azaman !...

 

sokaklarda..(şimdilik...!)..özkan

7月2日

Ne olurdu ?

 

...Şimdiki gibi değil de, harbiden zengin olsaydınız ne olurdu ? ya da ne olurdunuz ?....ya da alakasız ama ,çok genelde , bu milyonlarca  insanlar ya da yönetilenler,kaba tabiriyle sürü,başka bir yola itilseydi  ne olurdu?......Dünya ile bağlantı kanalları bu kadar açık olmasaydı,bu nufus  aynı olsaydı ne olurdu?...Devrim olamazdı ya, neyse  olsa ne olurdu ?(olamamanın nedenleri geçersiz olsaydı,yani oldu da oldu farz edersek) şimdiki bu yönetici tipler ,sonuçta kişilik olarak hepsi sosyal tipler bunlar sağcı da olsa solcu da olsa yönetici olmaya müsait tipler ,gerçi değişik şartlarda  hiç ummadığın tipler ,hiç ummadığın yerlerde  yada durumlarda olabilir ya, bunları es geçelim ,yani aynı yada hemen emen aynı tipler yine yönetici olsaydı ne olurdu? yada somutlayalım ,bizim şimdiki  koca kafalılar  yönetici olsaydı ne olurdu?..

....Amarikan senaryolarının aslın da bir ülkenin kaderini nasıl da değiştirdiği ,yön değişikliği yaptığı açıklanırken ,ufak bir tuğlanın yer değiştirilmesiyle geleceğin nasıl yönetildiği yada yönlendirildiğini şaşkın gözlerle görüyoruz ,şunu,şunu yaparsanız şu olur durumunda bir memlekette harcanmak ne kadar da kolaymış, o kadar can o kadar kan ne kadar da haybeye harcanmış,hani köylerde su kanalları olur da iki harekette suyun yolu değişir ,yönü değişir, vay be ...kardeşim "nafile bunlar" diye bir şarkı çalıyor tv de, nasıl da uyuşuyor durumuza...

...ölüm var tamam bunu anlarım ama salak yerine konulmak ve bunun çok kolay olması ve aslında salaklaştırma diye  bir uğraş bile  olmadan zaten salak bir dünyaya gelmek ve en acısı "farkında olmak" ama mecburen "sürü"de olmak, sürekli daha fazla fark etmek bu fark etmenin sıkıntısının acıya  dönüşmesi,acıdan kurtuluşun toplumdan,şehirinden,memleketinden,ülkelerden kaçmaya  ve bu kısır çemberi tamamlayıp yine doğduğun yere gelmek istemeye, bunu ana ocağına ,kucağına olan özleme dönüştürmek,"keşke " lerle uğraşamak, 

....yani "bunlar nafile ,nafile bunlar" nafile yani boşuna ,yıllar sonra varacağın nokta,boş,hiç,nafile,aptalca,anlamsız,gerkesiz  gibi nitelelemeler mi olacak ?

---o zaman kardeşim boşuna mı yazıyorsun ,anlatıyorsun ?birileri okusun diyemi,yada vay be doğru yazmış demeleri için mi ?

---yok be kardeş , onun da boş olduğunu anlıyorsun, ama yine de en anlamlısı yazmak ,yada en az anlamsızı yazmak,belki "farkında olmanın, farkında olmak",anlamı aramak yoluna girmek...

----tv'na bakarsın yaşıtların tartışma programları yönetir,sorular sorar, sende bakarsın ve bunları biz çok zaman önce her gün yapıyorduk ,bunlar yani bu kardeşler nasıl,neden buralara seçilmişler dersin, bu kardeşler o kadar kıvamında,uçlara yakın ama sınıra hiç yaklaşmayan sorular sorar ki ve sen de neden bir adım daha atıp esas soruyu sormazlar dersin..

---şaşıracak bir şey yok ,o kardeşler dozajı inceden ayarlı ilaç tabletleri, biz ayarı olmayan doğal-şifalı otlarız ,bizim ölçümüz yok ,ayarımız yok ,bizim fazlamız ,azımız yok ,biz şifa da oluruz ,zehir de ,bizim tablet haline getirilenlerimiz de var ,onlar insanları biraz rahatlatır ,bu geçici ve anlık olur,kesin çare olamaz ve zaten bu sistemin ilaçları hiç bi zaman kesin çare olmaz ve olmamalıdır da ,çünkü pazar sürekli olmalı,ilaçalar ve hastalar sürekli olmalı...

---düşünsene ,benim gördüğüm bütün ailelerde müzmin bir hasta var, onlar sürekli o hastayı ve ilaçlarını düşünür ,sen onlara ilaç ver ekmek verme ,

---işte onun için bu sistem her zaman ilaç ve sağlık sistemini pompalayacaktır,sistem sürekli insanların kendi derdini düşünmelerini ,kafalarını kaldırıp da memlekette neler oluyor diye bakmalarını istemez

---bunu çok iyi biliyorlar ve buna ek olarak insanların ailedeki büyüklerin ölümü ve cenaze işlerini hayat boyu kafalarına   takltıklarına da biliyor ,o konuyu o kadar otamatiğe bağlamışalar ki aklın durur ,günlerce belediyeye hayır duaları edersin,adamalar başsağlığı için bile aileyi arıyor ,yapılan tüm bu işler üstelik bedeva...

---sosyal sağlık sistemleri için sistem he zaman  ilgili olacaktır,zarar da etse sağlık  sigortaları suspanse  edilecektir ,hastalıklı yönetimler sürekli hastalarla ,hastalıklarla uğraşan  kitleler ister...

---ne zamandır makara yazılar yazıyordun şimdi bu muhabet bayağı kel alaka kalacak

---kalsın be kardeşim,hergün tatlı baklava yenmez bu gün de acılı adana yiyelim...

---ne aclısı abi ,bunlar aslında az acılı...esas aclısını yemek kolay ama çıkarması zor gelir..

Sokaklarda.....özkn