özkan's profilesokaklardaPhotosBlogLists Tools Help

Blog


    July 31

    Sokaklarda"yaşanmamış ve yaşanamayacakların...."

     

    yaşanmamış ve yaşanamayacakların                                         

       hesabını kime soracağız ?                  

        hep suçu kendimiz de mi bulacağız ?                  

    isyanlarımız  boşa ,boşluğa atılmış birer mermi mi olacak .                 

        hep biz mi haykıracağız ..                        

                 yada haykırışlarımız  boğazımızda yumruk gibi takılacak....

    July 29

    sokaklarda"kahramanlar ihtiyaç molası vermez...!"

    sokaklarda"kahramanlar ihtiyaç molası vermez...!"

    kahramanlar ihtiyaç molası vermez...!"tamam anladıkta sen kimin kahramanısın,?neyin kahramanısın ? neyimin kahramanısın ? .mola vermez diyorsun,molayı boşver bizim kahramanımız kalmadı , bütün kahramanlar (delikanlılar) Çanakkale' de bitti ,kalanlarda  iki- üç tırpan daha yedi  ,onlarda bitti ,bize plastik kahramanlar kaldı ,Dünya da durum nasıl ? durum aynı ,şimdi kahramanlar kahramanlığını yaşayamadan yok oluyor ve mit olamıyorlar ,yada oluşması cenin halindeyken engelleniyor ,sıradanlık ve normallik  yüceleştiriliyor ve bize oyuncak kahramanlar kalıyor....

    July 28

    sokaklarda "Adres sorma 25 kuruş "

    Adres sorma 25 kuruş yazmış Mecidiyeköy Metro çıkışındaki simitçi ,dün metro çıkışında hızlı hızlı otobüse yetişme tantanası arasında  oda ne ? durdum ve yazıya birdaha baktım evet doğruydu ,koştum otobüse yetiştim ,sabah baktım o yazıyı indirmiş  ee nede olsa İstanbul da bu işi herkes bedava ve gönüllü yapar  o hıyar simitçide belki adres sormalardan bıktığından bu yolu denemiştir ama burası İstanbul,  burada o işi Laleli de de yapmaya kalkmışlardı ,memlekette herşeyi ticarete dökme merakı vardır da  işin b.kunu çıkaracağına doğru dürüst üretci ol kardeşim ,avanta avanta nereye kadar ?boşuna haybeden milletiz demiyoruz...
    July 27

    sokaklarda"bebeğine çiğ köfte yediren kadın "

    sokaklarda"bebeğine çiğ köfte yediren kadın "

        Nişantaşı'nın akşama doğru saatleri ve konfeksiyoncuların sokakları ,kağıt toplayanlar çıkmış ortaya ,ben öyle gidiyorum ,artık kanıksanmış görüntüler;çöp kamyonu gelmeden toplayıcılar işe başlar kağıt karton kenara  yada arabalarına  koyarlar...tamam da bu kadarı normalleşti yazmaya -okumaya değmez , toplayıcılardan bir kadın,  iki çocuğu var birini sarmış kundaklamış ,şirinmi şirin ,ağzı burnu kıpkırmızı salça bulgur bulanmış ,önüne bebe önlüğü yerine gazete kağıdından yapılan önlüğü boynuna sıkıştırılmış ve bu daha mama  yada süt bebesine , karşı kebabçı nın verdiği çiğ köfteyi , annesi elleriyle ağzına tıkıştıyor... ne şimdi bu durum normalmi veya ne zaman kanıksanacak ,belkide kanıksandı da biz saf saf bakıyoruz ,yazıyoruz
    July 26

    sokaklarda"akpili olan varsa ..."

    sokaklarda"akpili olan varsa ..."

    Şimdi sende taktın bu akpil muhabetine demeyin ,dün akşam otobüsteyim ara durakta bir vatandaş bindi  şöför -"fazla akpili olan varsa  arkadaşa versin "dedi ,biri çıkardı verdi ,adam para çıkıştırmaya çalışıyor ,vatandaş" bırak önemli değil ya "dedi ,geçende de bir teyzeye olmuştu ,neyse dedim yaşlı falan diye ama şimdi de olunca "varmı başka memlekette böyle bir davranış biçimi-cömertlik yada adını koyamadığım şey"dedim hakkaten ,ilginç ve güzel...işte bu biziz...ne kadar ,haybeden olsakta biz gerçeğiz ,biz işlenmemiş cevheriz.... 
    July 24

    sokaklarda"uzaktan kumanda -cep telefonu...."

    sokaklarda"uzaktan kumanda -cep telefonu...."

           Uzaktan kumanda -cep telefonu -internet-veee BLOG culuk, ne bunlar? ,insanlara bunlar neden veriliyor ?,bu oyuncaklar bize neden sunuluyor?.Ne yani şimdi biz özgürmü olduk?,istediklerimizi,yada istenilmeyenleri yapabiliyormuyuz ? bu bizi dahamı özgür yapıyor ?Yoksa sadece çevremizdeki  çemberimi genişletiyor?...

    sokaklarda"film kahramanları...."

    sokaklarda"film kahramanları...."

    Filmler de  sevimli bir kahraman çıkıyor ve o şehrin kötülerini temizliyor ,şehri kurtarıyor ve sempatik bir kurtarıcı oluyor ...tabi bu filmlerde böyle , sevimli  , bu bir ülkede olunca ;yani o ülke'nin kahramanları işlerini bitirip kenara çekilmiyorsa ,kurtarıcı oluyor ve bunun karşılığı olarak iktidar =güç oluyorsa ,kahraman  sevimli kurtarıcı olmaktan çıkar ,toplum o kahramanlardan geride ise  ki geride olması olasıdır... ozaman  anlaşılamazsın, güçlü ama anlaşılamaz acı ilaç gibi olursun ,hele ki  çakallar  tilkiler ezilmiş ama yok olmamışsa onlar geri gelirler ve eskiler unutulur,yeniler  görülür  ,o da tekrar iktidara yapışır ve sen nasılsa demokrasi var ,istersek onlardan kurtuluruz desen de "kazın ayağı öyle değildir "her gelen birşeyler koparır ,bize geride ,yine kahramanlara ihtiyaç duyulacak ortam kalır ve sanki tarih tekrarlanıyor sanırız ,doğrudur "tarihin tekrarlanması bizim gibi ülkelerde  görülür " "çağdaş -uygar ülkeler de tarih tekrarlanmaz ileri gider-gelişir".....

    sokaklarda"kaçış planı soygundan daha önemlidir"

    sokaklarda"kaçış planı soygundan daha önemlidir"

    Bir filmde ,soygun filminde şöyle bir laf geçmişti "kaçış planı soygundan daha önemlidir" yani yapılan yada yapılacak olandan daha önemlisi , o işin sonrasıdır ,biz bu memleketin insanları  herzaman o an'ı düşünürüz sonrası sonra düşünülür ve sonrada , o an ; yanlış kararlar kaçınılmazdır,bizler tavla kültürüyle büyüdük o an şanslı isen tamam, yoksa yıkıldın kaldın ,satranç yada strateji oyunları bize uzaktır, bilsekte en son ne zaman oynadığımızı bile  hatırlamayız ve kesin onu da en iyi biz biliriz ! ve daha oynanmamıza gerek yoktur ,sonrasını ,daha da sonrasını planlamak yada en azından düşünmek bizim mayamızda yoktur ve yapsakta uygulayamayız ,herşey plansız- anlık olduğundan sen planlı olsan da fark etmez sinir olman sana kar kalır... 

    sokaklarda"Bu memleket'te günümüzde gurur duyacağımız ne var ?"

    sokaklarda"Bu memleket'te günümüzde gurur duyacağımız ne var ?"

    Tarihimiz olmasaydı ,biz ne ile gurur duyacak -övünecektik ? yada kendimiz övüne bileceğimiz ne yada neler yaptık

    July 23

    sokaklarda"bizim bahsettiğmiz sokak; hayat anlamındadır"

    sokaklarda"bizim bahsettiğmiz sokak; hayat anlamındadır"

    yaramaz -asi çocuk olmak ,sokakların vaz geçilmezi ,olmazsa olamazıdır ,olmazsa ne olur ? uyumlu -uslu çocuk olan, zaten sokaklarda kalmaz   o okulunda - sisteminin içinde ve yakın zamndada caddelerinde- plazalarında olacaktır ,tabi bu basit ve çocukça bir yaklaşımdır ,olay tamamaen sosyal ve ekonomiktir ,bizim bahsettiğmiz sokak; hayat anlamındadır ve bizim o eski sokaklar zaten kalmamıştır o sokaklarda zaten anlamsız lümpen ve mafya vari , kökleri uzaktan gelenlerin oluşturduğu bölgeler yada iş-ticaret mahaleleri olmuştur ve insanlar artık eskisi gibi kalıcı olarak bir yerlerde olamamakta -kalamamakta komşuluk bitmiş ortaklaşa hayatın yerini, uzak durma potnnsiyel düşman görme  durumu almıştır ,çocuklar artık sokak haytını bilmemekte ,sokak oyunları terini kapalı yerlerde oynan bilgisayar yada başka tarz oyunlara bırakmış ,sokağın  değişik ortamlarında yetişmek yerini izole -saksı-sera çiçekliğine bırakmış...ve hikaye devam etmektedir...

    July 19

    sokaklarda"Güngören'de bu kadar 4 x 4 olurmu?"

       Güngören'de bu kadar 4 x 4 olurmu ? gece eve gidiyorum bizim sokakta  bakıyorumda en kıralından son model arabalar 4 x4  jeep ler ,anlayamıyorum bu işi ,kardeşim burası kiraların 300 lira olduğu garibanımsı bir yer sen bu arabaları aldın da evini, muhitini değiştirmedinmi? tamam expres köşe oldun ,daha burada işin ne? aldığın jeep parası ile nerdeyse sosyete muhitlerde ev alırsın neden almıyorsun ?yada alıyorsunda yaşayamıyormusun ?expres köşe olunuyorda ,expres üst tabaka kültürü alınamıyormu ? ha ne oldu şimdi ,buldun parayı ,tilkisin ya ,bul bakalım sosyeteye girecek inceliği -sınıf kültünü-raconunu ,ne oldu ? 4 x 4 ünle okey masaında 4. olmayamı geldin? bu işler böyle kardeşim ,sen daha çok buralarda dolaşırın ,diğer alemin raconunu kapana kadar da çok şarkıcılar şampanya açarsın,çok taverna dolaşırsın ,sosyete seni alana kadar sen belki geldiğn yere kesin dönüş yaparsın, tilki kardeş...

    sokaklarda "Şairin az olduğu memlekette isyan çıkmaz..."

    sokaklarda "Şairin az olduğu memlekette isyan çıkmaz..."

    Şairin az olduğu memlekette isyan çıkmaz....Neden çıkmaz ? saçamala kardeşim demeyin ve iyiki de çıkmaz diyorum ,çünkü bu memlekette sanatçı ,yazar,şair  az ise ve olanlar da iplenmiyorsa o memlekette ruh kalmamış,vicdan kalmamıştır ,adam insafsız  -ruhsuz adam çok kolay hain olur ve çok kolay adam harcar ,kıstasları acımasız ve bencildir ,çünkü ortam serttir ve tolerans yoktur .Zamanında arkadşım çok iyi bir arkadaşım şöyle bir hikaye anlatmıştı bu hikaye tamamen gerçektir ve yakın geçmişte geçmektedir "arkaşdaşı üniversitede okumakta ve sevdiği bölümdedir psikolojidedir ilk senesidir  ve sempati duyduğu örgüt buna, al şu yazıları şurada birine ver der ve arladaş gider ... orada paketlenir ..aklınıza gelen hertürlü işkence .vs görür ,içerde de  delikanlı adam hainlik yapmaz örgütün içinde yer alır açlık gervleri,ölüm oruçları .vs yaşar 2.5sene sonra çıkar ve okul falan hak getire atılmıştır falan filan ve o günlerde yine biri gelir ve al şu bildirileri  dağıt der ,işte o an durumun  ne kadar basit işlediğini görür ..kabul etmez eski günlerin hatırına birdaha o arkadaşı aramazalar..."şimdi memleket, bu malzeme bu   sen bu memlekette en güzel ,en anlamlı düşünceler için yola çık, şairler ve vicdan sahibi,delikanlı adamlar olmazsa o güzelim düşünceler "mundar olur",hani çok güzel bir gencin kazmanın eline düşmesi misali.....
    July 18

    sokaklarda "yoksulları anladıkta..."

     sokaklarda "yoksulları anladıkta..."
      Yoksulları anladıkta ,zenginlere yada varsıllara  ne oluyor ? ne bu suratlar bir karış ,sanki o kadar para pul var da tüm bunlar mutluluk getirmiyor havalarındalarmı ? yada bizim gibi toplumlar  geçmişin vicdanını yansıtır ,en vicdansızlar bile bu vicdanı gizleselerde içlerinde taşırlar ,zengin zenginliğini fakir fakirliğini bilmez ,hepsi olduğu durumu doğal karşılmaz ve bunun özünde  haksız dengesiz bir durum olduğunun sanki farkındaymışcasına  suratsız olurlar , " halleri hiçte hal değil , kazandıkları da  helal değildir" psikolojisimi vardır ? Her zaman  söyleriz neden bizde hiç birşeyin hakikisi yoktur ve neden bizim millet te istikrar ve denge yoktur ?Bunun sosyal tahlili nedir ? tarihsel olarak göçebe olmak , kalıcığı  kalıcı görmemek ,yada  doğu-batı köprüsü olmak ,yol olmak ve sürekli  hareket halindeki yolda ot bitmemesi midir, yani kafamızda hep gitmek batıya gitmek kalıcı ve sonuna kadar devem edememek ,kısa zamanda "fast food malı götürmek" ee böyle olunca ne olur ? adam daha dün kahvede okey oynuyordu şimdi 4 x 4  ünü almış da kahveye gelip 4inci mi olacak ? olmaz ,olamaz ve o adam hemen savunmaya geçecek çevresine duvar örecek ,eskiyi atacak yeniye uyum sağlamak için yıllarca  surat bir karış dolaşacak ,çünkü içi sokakları istiyor ama  durumu yok diyor sen artık siteril villan da yaşayacak yeni ama yabancı ortamlara alışacaksın ,işte ozaman o adam  atladığı sınıfın bilincini alıncaya kadar aptalca suratı duvar ve salak dolaşacak çünkü daha dün sokaklardaydı....


    July 17

    sokaklarda "mücadeleye devam..."

    sokaklarda "mücadeleye devam..."

    Haydi bakalım  , keskin bir başlıkla başladık .Nerden aklına geldi demeyin ,aslında eski bir slogan , güzel bir dilek ama benim bunu yazmamın nedeni bunlar değil .Önümde giden kamyonun çamurluğunda yazmış olması ,adam yazmış biz okuduk mutlu olduk, pazartesi gibi bir gıcık güne güzel başladım ve dedim ki ,kardeşim işte unuttuğun bu ,unuttuğun o güzel geçmişi önünde kamyon şöförü yazmış ve hatırlayın , geri adım atmayın "mücadeleye devam "edin demek istemiş ,bende mesajı aldım , aslında o mesaj genlerimde var o mesajı kimse söküp atamaz ama yine de  önümde -karşımda görmek ,kısaca iyi geldi ,belki sizede iyi gelir....

    July 13

    - sokaklarda"Filistin sokakları şimdi nasıldır?..."

    - sokaklarda"Filistin sokakları şimdi nasıldır?..."

    Biz burada , İstanbul sokaklarının zorluğundan -perişanlığından ,şundan ,bundan bahsediyoruz , Filistin sokakları nasıldır ? diye düşünmeye ne kadar da geç kaldık ve biz ne kadar da duyarsızmışız. kendi  sıradan, bir silkinmeyle çoğunu çözeceğimiz dertlere  kafamızı gömmüşüz Dünya da neler oluyor ?  Irak ta ? filistin de ? Lübnan da ? Afganistan da ? ve aklımıza gelmeyen onlarca sefalet ve savaşın olduğu yerlerde neler oluyor ? diye yazmak -düşünmek bize düşmez mişcesine  ,ööyle dalmışız gidiyoruz ...nereye kadar daha dalmışlığımız sürecek ? bizim dalmışlığımız , tilkilerin ,çakal ların akbabaların dalmış olduğu anlamına da gelmiyor , onlar hiç de dalmış değil ve onlar  o çakal lar o tilki ler o akbabalar  nerde  avanta var , nerde leş var ,çok iyi biliyor ,onlar  için şimdi biz yolunacak kaz durumundayız ,zaman gelirse ve biz bu dalgınlığımızı ,bu uyuşukluğumuzu sürdürürsek atalarımızın- dedelerimizin-babalarımızın bize bıraktığı  mirası da bitirirsek o zaman biz o şanlı tarihimizle bile avunamayacak -hatırlayamayacak-unutacak olan bizler  çakalların pençesinde  yolunacak kaz olmaktan çıkacak ve akbabaların üzerinde dolaştığı" leşler " haline de gelebiliriz bu o kadar da olmayacak iş de değildir , o Filistin  o ırak ta da ööyle dalmış , ham hayeller peşinde koşanlar-rüyalara dalanlar, şimdi topraklarına giren akbabaları ,çakalları  sökme mücadelesi veriyorlar  ve onalara  uzakta çok uzaktaymışcasına bakmayalım , aslında oralar çok yakında, geçmişimizde o yerlerde "memleket"ti ,o da önemli değil ,geçmişte söküp attığın çakallar yok olmadı ,onlar yine var ve yine onlar pusuda .....Sokaklar işte sokaklar yine sokaklar  ne kadarda  önemliler, çakallar  o topraklara giriyor , merkezleri ,önemli noktaları falan etkisiz hale getiriyorlar ama dertleri ne ? derleri nerede ? Sokaklarda ...sokaklarda  ve sokakları teslim alamadın mı  o topraklarda sana rahat yok, işte bu böyle biline...   

    July 12

    sokaklarda ""Toz değil kül olmayı yeğlerim"Jack London..

    Zizou



    "Toz değil kül olmayı yeğlerim"
    Jack London

    Zinedine Zidane, futbol dünyasındaki ismiyle "Zizou", Dünya Kupası final maçında İtalyan oyuncu Materazzi'nin göğsüne kafa attı. Materazzi yere düştü. Yardımcı hakemlerden biri olayı gördü, oyun durdu. Hakemlerin istişaresinin ardından Arjantinli hakem koştu geldi, doğal olarak kırmızı kart gösterdi.
    Zidane muhtemelen jübilesi olacak final maçında kalsaydı muhtemelen bir gol daha atacak ve Fransa, futbol klişeleriyle söylersek, "kupayı kucaklayacaktı". Olmadı. Bence sağlık olsun! Velhasıl Zizou, ağır adımlarla soyunma odasına gitti ve bir daha da oradan çıkamadı. Doğal olarak tribünler ayağa kalktı, gürültü kıyamet.
    Gazeteler ertesi gün "bacısına küfredildi" dedi önce. Oysa Zizou'yu tanıyanlar, oyuncunun küfürlere karşı şerbetli olduğunu söylüyorlardı. Sonra çıkan söylentilere bakılırsa İtalyan Materazzi, Cezayir asıllı Zidane'a "terörist" demişti. Terörist!

    "Terörist" takımı!
    Fransa Milli Takımı'nın çoğu siyahlardan, azınlıklardan oluşuyor, çoğu Paris'in arka sokaklarında arabaları yakan çocuklarla aynı yerden geliyor. Mavi'ler adına sahaya çıkanlar varoş çocuğu yani. Tıpkı Zizou gibi.
    Babası küçükken ona "Göçmensen iki kat daha fazla çalışman gerekir" dediği için hep çok çalışkan olmak zorunda kalan Zidane Marsilya'nın azınlıklar için çok belalı olan sokaklarından geliyor. Hayatını okuduğunda görüyorsunuz ki, hep başarılı olmak zorunda kalmış.
    Şimdi 34 yaşında. Yani profesyonel futbola başladığı ve ilk büyük başarısını aldığı 16 yaşından beri, tam 18 yıldır durmadan çalışmış Zizou. Avrupa'nın en pahalı futbolcusu olmuş. Tek derdi sokakların kendisine biçtiği kaderi ya da kederi yenmek olan bu adam, en sonunda, tam futbolu bırakacakken, belki de Fransa'ya kupayı kazandıracakken, yani tam şeytanın bacağını kıracakken...
    En beklenmedik anda çıkar insanın karşısına eski yaraları. Ve eski yaralar, eski usullerle tedavi edilir.
    Zengin çocukları gelip tam onları yenecekken sen, "haddini bildirirler" sana, kapıcı çocuğu olduğunu hatırlatırlar. İşte o anda iki seçenek vardır. Ya toz olursun ya kül. Şöyle ki...

    Kül ve toz
    Herkes Zizou'yu eleştirdi, "şeytana uydu" dediler, "Yapmasaydı büyük adam olurdu" dediler. Ben şahsen tebrik etmek istiyorum kendisini. Çünkü bir yerden sonra oyunun büyüklüğü, alacağın payelerin parıltısı, durumun sana yüklediği zorunluluklar, sonunda elde edeceğin kupanın pahası, "uygunsuz" davranışlarının yol açacağı ayıplamalar o kadar da önemli değildir.
    Sen bir arka sokak çocuğusundur ve geldiğin yere küfredilirse kafayı atarsın. Sokaklar böyledir; kül olmayı seçersin. Hayatta kalmayı değil, olduğun gibi var olmayı seçersin.
    Yoksa zengin, apartman çocuklarına benzedim diye havaya girersen, orada kalmak için geldiğin yerden gelmemiş gibi yaparsan ufalanıp ufalanıp toz olursun.
    Belki madalyalar, kupalar verirler sana ama geceleri yatakta dönüp durursun. "Niye kafa atmadım?" diye kendini yer durur, kendine ettiğin bu ihanetin altında ezilip ufalanıp, dedim ya, toz olursun.
    Ve bence, insan dediğin ufalanıp toz olacağına yanıp kül olsun. Var olmak için sürüngenler gibi hayata, zamana tutunup, yapışıp kalacağına, savrulsun, yaşasın. Velhasıl, Zizou'nun kafasına sağlık! Sevgili, çalışkan varoş çocuğu...

    ecetem@hotmail.com



     

    sokaklarda" ufak bir laf bile koyar ..."

    sokaklarda" ufak bir laf bile koyar ..."

     "  Ufak bir laf bile koyar ....

                                      Biz dolmuşuz  bir damla yeter                                                                     her an taşabiliriz ,küçük bir taş bile yaralar

                             yan baksan bela çıkar ,

                                O'na yan değil  kafadan baksan ...kafasını çevirir..

     Bela bizi değil, biz belayı buluruz

           Felek te boş durmaz ,sen kaşındın  ...

                              Eyvallah kahpe felek, zaten her zaman bekleniyordun..." 

                                                                                           diye  yazmış bir kardeş....

                                                                 

    sokaklarda "eski İsTaNBuL"

    sokaklarda "eski İsTaNBuL"

    Click to enlarge
    Kumkapı
    Evleri
    Click to enlarge
    Yüksek Kaldırım
    Click to enlarge
    Kuzguncuk
    Click to enlarge
    Mısır Çarşısı
    Click to enlarge
    Mısır Çarşısı
    Girişi
    Click to enlarge
    Mısır Çarşısı
    Aktar
    Click to enlarge
    Bakkal
    Click to enlarge
    Şekerci
    Click to enlarge
    Kunduracı

     

    :. 19. yüzyılda İstanbul Hayatı .:

    Click to enlarge
    Eyüp
    Çanak Çömlekçiler
    Click to enlarge
    Kapalı Çarşı
    Click to enlarge
    Genç Seyyar
    Satıcı
    Click to enlarge
    Yaşlı
    Seyyar Satıcı
    Click to enlarge
    Ciğerci
    Click to enlarge
    Kahveci
    Click to enlarge
    Berber
    Click to enlarge
    Aziz Baba
    Sebil Saka
    Click to enlarge
    Derviş

     

    :. 19. yüzyılda İstanbul Hayatı .:

    Click to enlarge
    Seyyar Kunduracı
    Click to enlarge
    Kahvehane
    Click to enlarge
    Ozan
    Click to enlarge
    Başıbozuklar
    Click to enlarge
    Tulumbacılar
    Click to enlarge
    Kayıkçılar

    July 07

    sokaklarda "akpilim den başka...

     Karşı kaldırımda adam "ulan kafayımı yedin akpilim den başka hiç param yok ,git başkasına salça ol kardeşim "diye tinerci -serseri karışımı bir tipe bağırıyordu...

     Ne yani şimdi , buna duygusal -şiirsel nasıl yaklaşılırda birşeyler yazılır ? ne yapalım  böyle acayip-sefil ,bir o kadarda dengesiz bir memleket te yaşıyoruz , yaşananlara sen halklısın sen haksızsın  , yaramazsın diye de yaklaşamazsın  ,"aman benimde başıma gelebilir, bunların hepsini toplama kamplarına ,yolayacaksın" diyenler gibi hiç yaklaşamazsın ,nasıl yaklaşılır ve nasıl  çözülür ? sorusuna da  genel ve radikal çözümlerden başka da  cevap verilemez ,verilecek cevaplar  havada kalı,r onları yere, sokaklara indirmedikçe, olaya sokaktaki adam el atmadıkça  olaylar devam eder," akpilimizi bile koruyamayız ",en kötüsü de ; açın  aça saldırması

     

      ...