özkan's profilesokaklardaPhotosBlogLists Tools Help

Blog


    May 31

    salaklar her zaman haklı çıkar...

    - Tarih: 15:34 31/5/2007 Yazan: sokaklarda

     --neden öyle diyorsun ki ustam bir şeye mi kızdın...? ---niye kızacağım kardeşim salak dedik diye sen niye alınıyorsun ? sen mutlu ol ,rahat ol ,sonunda senin ve senin gibilerin dediği olacak ve aynen aynı tas aynı hamam devam edecek ,aslında biz de mutlu olmalıyız ,yoksa bloglarda yazacak ne olurdu ki ,salaklar ve salakların tercihi olan bu düzen olmasaydı belki biz de sıradan ,monoton yaşayacak sıkıntıdan patlayacaktık,hani nasıl Almanya'dan buraya yerleşnmeye gelenler" bu ülke de hiç sıkılmıyoruz ,hergün yeni bir gündem var çok eğlenceli" demiyorlar mı ..?

     --haklısın usta ... hangi partiye oy atacağız ? onu da söyle de ,belki salaklar örnek alır ---fark etmez kardeşim sen içinden ne geliyorsa yap fark etmez...nasıl olsa haklı çıkacaksın ,ahh ulan  ahhh  ,belki en büyük salak biziz...

    sokaklarda  özkan can

    May 30

    mecburen yaşamlar...

    - Tarih: 12:14 30/5/2007 Yazan: sokaklarda

    -Mecburen yaşamlar ,yada mecburen yaşananlar  diye bir şey var be usta ,

    -ne gibi kardeş ?

    -adam aslında hiç de öyle olmak istemiyor ama mecburen yapıştığı bir düzen var ve ona alternatif de yok ,kendi de sıyrılacak,sıvışacak güçte değil  mecburen o hayatı devam ettiriyor ,anladın..?

    -anlaşılmayacak bir şey yok o dediğin faşizmin aile tipi modeli ve o insanlar, ki bu sayı çoğunluktadır ve illaki aile de olmaya gerek yok ,bir kişilik de olabilir ,yani mecburen ve istemeden yaşantılar bu düzenin en büyük günahıdır ve insanlar ,sırf bu yüzden gerçek olamamaktalar,gerçek yaşamamaktalar ve o insanlar aslında küçük çocuklar kadar günahsızdırlar ,bu düzeni mecburen , teslim alınmışcasına yaşayanlar yaptıklarından da yaşadıklarından da sorumlu değillerdir ,çünkü onlar gerçek onlar değildir... 

    -daha fazla konuşmaya gerek bile yok ,sokaklar anlamsız hayatlar,teslim alınmış yaşamlarla dolu ,mecburen yaşam esirlik,tutsaklık ,işin acı yanı kader bile olabilir...

    -kırılır mı bu mecburiyet?

    -sanmam ,çünkü hayallerle savaşmak en zor olanı...kazanmak ise imkansız...

    sokaklarda Özkan Can

    May 29

    Bunlar Timsah yumurtası... -

     Tarih: 13:58 29/5/2007 Yazan: sokaklarda

    ---Bunlar varya bunlar timsah yumurtası  ,bizde kaz gibi bunların  üzerine kuluçkaya yatarız ,bir bakmışsın  aynen böyle sevimli bir tip çıkmış ,amma zamanı geldimi aynen koparmış senin kaz kafanı ..                             

    sokaklarda   Özkan  Can... 

    May 28

    onlar için halk...

     - Tarih: 12:52 28/5/2007 Yazan: sokaklarda

          onlar için halk ; kapıcıları ,hizmetçileri,şöförleri,korumaları ,hizmetçileri yani kendilerine hizmet edenler olduğunu zannederler ,belki bu yüzden salakça rahatlar ve bizler de onun için rahatsız tiplerizdir..

    sokaklarda  özkan Can

    May 26

    Barfly ...nerden aklıma geldiyse..

    - Tarih: 14:17 26/5/2007 Yazan: sokaklarda

     -hocam be, dünya hallerini düşünenler ne kadar da mutludurlar .. http://blog.mikiane.com/images/barfly.jpg   -herhalde, onlar şimdi memlekti kurtaracaklar ve bunalımları bitecek,kaşıntıları bitecek ..biz sürekli bunalım...anlmsızlık...

    -bak ne kadar da anlamsız ve mutsuz mırıldanıyor  ve sonunda  şu bira şisesine konan at sinekleri kadar bile mutlu olamayacak ...    click here to go to Bobbie's Myspace Now!   http://www.thatsbj.com/blog/media/200510Barfly_03.jpg  ----bunları analayamıyorum ,bizim ömrümüz kadar ömürleri olsaydı elleri ayakları birbirine dolanırdı ,önüne geleni kesip geçerlerdi ,öyle uzun uzun geyik yapabilirlermiydi, bizim gibi olabilirmiydi ,fırıldak olurlardı,fırıldak----bırak sende geyik yapmayı bu yaz son yazımız ,başka yaz mı var...--------atlayalım dibini bulalım böyle olmuyor-------ben yüzme bilmem-------ben derin dalarım.....

    sokaklarda...özkan can

    May 25

    kaçacaklar... - Tarih: 18:13 25/5/2007 Yazan: sokaklarda

    kaçacaklar... - Tarih: 18:13 25/5/2007 Yazan: sokaklarda

     bunlar gün gelecek,iktidar olmaktan korkacaklar....kaçacaklar....

    ---kaçamazlar ...sokaklardan kaçamazlar...

     ---kaçsınlar  arkalar

    ına bile bakmadan kaçsınlar ama dünyada ve heryerde biz varız bizden kaçamazlar..

    --bırak be hocam sokaklar kaçanlarla dolmaz ,onlar sokaklara değil yine fare gibi bir deliğe girerler... 

    --bu gün ayın kaçı ? Ziraat bankasının önünde yer kapalım,yine bizim halimizden onlar anlar,çorba paramızı atarlar...ha ? dimi ..! ne ?..atmazlar mı .. hı ..ataralar be ...

    sokaklarda..

    May 24

    bu kadınlardan korkulur birader ...

     - Tarih: 17:37 24/5/2007 Yazan: sokaklarda

      baba aynen bu şekildeydi, çöp arabasıyla köşeye çöker bütün gün sağı solu keserdi ve biz saygıda kusur etmez sigara ,bira,çerez verir ,yine de fazla laubali olamazdık, geçenlerde yanına bu şekilin yerlisi bir kadın musallat oldu ve biz vay be ! hocam," baba aşkını buldu" geyiği yapmaya başladık ....bu gün o caddenin ordan geçerken bir baktım hoca aynen çöp arabası duruyor bu kadın duruyor ve yanlarında sanki bu çocuk gibi biri duruyor ,yakınlaştım baktım o çocuk değil bizim çöpçü babaymış,affalladım kaldım,bizim çöpcü baba tamamen cillop yumurta gibi, sakal,bıyık gitmiş  sanki ufalmış çocuk gibi olmuş ,yanındaki kadın yine kadınlığını yapmış ,bizim babayı utangaç bir çocuk yapmış,yani bu kadınların alayından korkulur birader..!

    sokaklarda Özkan Can

    May 23

    neden bu kadar salağım..?

     sen salaksın...!The Idiot-tamam abi ,çocukken kafama fazla vurdular ondır herhalde...  -yok ulan ondan değil ,sen var ya harbiden en koyu salaksın ,neden mi?The Idiotneden ? -çünkü sen hem" şehir kerizi",hem de "iyi niyetlisin" yani iyi adamsın,bu senin suratından akıyor..The Idiot-doğru  abi   salaklık..pardon iyi niyetlik suratımdan akıyor .....-ve sen "sokaklarda ",diye millete yazı yazıyorsun,millet de seni uyanık biri sanıyor ,var ya sen harbiden salaksın ,bensana demedim mi "uyanık köylülere "dikkat et diye ,sen ne yaptın ,delikanlı çocuklar dedin yapmazlar dedin ,ne oldu ?Ah ulan ah akıllanmayacaksın sen be kardeşim ,bırak bu "gariban sevicilği"ni ,onlar varya onlar senin iyi olduğunu kokundan anladılar ve tak diye taktılar ..sen artık takılı dolaş ...ah be kardeşim o kadar da  kara tahtada bile çizerek anlattık ,ama sen ...salaksın  salak...

    May 21

    ağır fatura...

     - Tarih: 10:31 21/5/2007 Yazan: sokaklarda

     

    --doğru be birader ,sen sokaklardasın bizde bir adım sonra oradayız ve bizde aynen yaptığımız aptallıkların faturasının bu kadar da ağır olacağını hiç bilmiyordukve bilen olsa da biz daha iyisini biliyorduk...bir adım sonraki dostum...

    sokaklarda  özkan Can

    May 19

    deve insanı...

    - Tarih: 00:43 19/5/2007 Yazan: sokaklarda

    A world upside down--ne yapıyon kardeşim,belediye zaten kazıyo birde sen mi çıktın ?

    --evladım madem o kadar sağlam kafan vardı ,bu halin ne  ?

    -- ne yani şimdi bu ne anlama geliyor ? ben bu dünyanın taa içine dalarım mı diyorsun ? yoksa deve kuşu hesabı  kafamı betona sokarım bir şey de görmem mi diyorsun ,Allah akıl fikir versin !

    --bence hemen arazi ol belediye gelirse o deldiğin yere komple gömer seni...

    sokaklarda... özkan can

    May 15

    Nerede idiler..

    - Tarih: 11:49 15/5/2007 Yazan: sokaklarda

    -Ustam kafama takıldı yine ,nerede idi o sevimli demokrat,popüler sanatçılarımız ..

    -nasıl nerede idi ?

    -yahu o kadar Cumhuriyet Mitingi oldu ,o güzelim ,o sevimli, o demokrat görünümlü

    -hani şey derler "doğan görünümlü şahin 1990 model"arabam var ..

    -aynen öyle bunlar varya ,demokrat görünümlü ,yalaka,korkak,pısırık ,vatansız,yurtsuz ,işe yaramaz ama o kadar da sevimli tipler ve bunların arasında sadece o mitnglerde olanlar yok ,gerisi varya ,gerisi alayı yalaka

    -hani İzmir'liyim diye hava atan o süper starlar varya ,hani bu memleketin ekmeği ile götü kalkan stand-up çılar varya ,hani eğitim seferberliği yapan ,haydi kızlar okula diyenler varya..

    -ulan vatan, toprak parçalndıktan, satıldıktan sonra hangi eğitimden bahsediyorsunuz be..

    -onlar varya onlar ,Türk telekom reklamında çıkıpta "ucuza konuşmanız için bağırın kardeşim" diyerek milletle kafa yapan , etliye sütlüye karışmayan Cem Yılmaz nerdesin kardeşim , Mükremin Abi sen nerdesin, soyadının bezerliğimi debreşti ?

    -Ah ulan Ah ,tekrar seçilip de  o ampüller yine gelsin, umutlar tükensin, görecem ben sizin fiyakanızı, işte o zaman , çıkınca yiğitler meydana göreceğim ben sizin delikanlılığınızı..

    -sandık sandık yumurta sakın beni unutma ,yani sandık önüne gelince sakın şaşırma ,sandık açılınca da şaşırma ,sandıktan babam çıksa eyvallah diyenlere de şaşırma ,o sandığı kutsal görenler onun etrafında tur atanlar , o sandığı hokkabazın sandığı gibi görenler ,ne ekerseniz onu biçersiniz , biçemezseniz biçen bulunur...

    -hadi bakalım hayırlısı ,seçim sathı-mahaline girdik,artık ortalık toz duman olur,otur seyret komediyi ,Vay Be ...

    sokaklarda...Özkan Can 

    May 14

    yine ağladım ...

     - Tarih: 12:58 14/5/2007 Yazan: sokaklarda

    -yine ağladım abi ,sabaha kadar ağladım ,aptallığıma ağladım ,yine tüm suçların faturasını kendime kestim ağladım,bir karış bile yerim yok şu alemde ulan dedim, ağladım,bu kadar da mı işe yaramazım diye ağladım,bu kadar da mı kötüyüm de kimsesizim diye ağladım,vatanım var yurdum var ,ama cebimde beş liram bile yok diye ağladım,yarını düşündüm daha da fazla burnum sızladı yine kendime lanet ettim ağladım...

    -sen ne diyorsun be kardeşim bu kadar da değil ,ağlaman tamam da bu kadar da sürekli faturayı kendine kesme ,tamam kabahatın büyüğü bizde anladık ama hırsızın hiç mi suçu yok hesabı...

    -tamam hırsızın suçu büyük anladık ama kerizliğin de büyüğü bizde ...

    -bir avuç bile toprağı olmayanlar ,mülksüzler,parasızlar gün gelir yine bize yalvarırlar  o gün gelince o anın tadını iyi çıkarın çünkü o an çok kısa olacak ve o andan sonra yine aynı sefalet sürecek ve biz sabaha kadar yine  aptallığımıza ağlayacağız ,yine içeceğiz....

    -lanet olsun ulan lanet olsun ne suçumuz var be kardeşim ,tamam biraz aptalız anladık ama aptallığın cezası bu kadar da mı uzun...

    -canı yanan,içi yanan ağlar haykırır ,haykırır ağlar,göz yaşı bile dökemez sadece burnun kemiği sizlar,ne var ulan diyene konuşamaz  cevap vermez bile, boğazına bir yumruk oturur  öyle kalır ,aptallığı salaklığı işte o an dayanılamaz bir hal alır ve o an yazmayı bile bırakır...Lanet olsun ulan..lanet olsun...

    sokaklarda  Özkan CAn

    May 08

    Allahtan zamanında devrim olmamış... -

     Tarih: 17:32 8/5/2007 Yazan: sokaklarda

    -ne diyorsun abi ,Allahtan devrim olmamış falan da  ne demek yani, olsa kötü mü olurdu?

    -belki acayip gelecek ama iyi olmazdı, bu konuda çok örnek veririm ,bunun teorik ideolojik açılımlarını da yaparım ama ağır mevzulara girmeyelim hesabı ,dünkü inşaattaki durumu anlatayım ...

    -doğru sen ne zamandır çalışmaya başladın , kahveye bile uğramıyorsun

    -neyse mecburen bazen takılıyoruz bizim Pimapen 'cilere ,Hadımköy'de bir fabrika inşaatı, sıva,fayans,kapı pencere falan filan işleri yapılıyor,bende milletle muhabete de takılıyorum, inşaatın şantiye şefi var  genç çocuk , laf lafı açıyor ,"ne iş dün aramışlar seni bulamamışlar" diyorum ,dün dediğim 1mayıs ,"abi ya" diyor" biz 1mayısa gittik ama Taksime giremedik" falan filan derken bu genç bizim eski teşkilata sempatili falan ama "eskiden daha iyiydi şimdi tamamen ulusalcı olmuşlar" diyor ...muhabet o şekilde giderken" ne o senin patron ne iş ? iyi birine benziyor " çengeli atıyorum,"iyidir be abi iyidir de ,boşver "diyor , ben ısrar edince" patron da eskilerdendir "diyor "ne yani nasıl ?"diyorum" eski ....culardan abi" diyor,"ne var yani iyidir o zaman" geyiği yapıyoruz ,"ne iyisi abi millet sigorta parasına bu gördüğün barakalarda (baraka dediği varya köpek durmaz durumunda..) patates ,soğan yiyerek çalışıyorlar,sigorta da zaten mecburi ,adam düşer falan durumu ,başı belaya girmesin diye , sigorta da yaptığı için acayip havasını atar ,ulan sayemde emekli olacaksınız falan der, sana birşey diyeyim mi abi, Allahtan bunlar zamanın da devrim yapmamış,varya  memleket ne hale gelirdi bilmem "diyor,ben de "ulan devrim yapsa ne olacaktı yani,  şimdiki durumundan daha mı iyi olacaktı ?,o senin eski solcu patronun devrimini kendine yapmış işte ,sosyalizm olsa altında mersedes,evi triplex, hayat yaşayacak değildi  harhalde ,yine de Allah korumuş bu zübüklerden bizi." diye kapattık mevzuyu... "anlayacağın bu memleketin halleri herzaman acayipti şimdi daha da acayip..

    -ne diyeyim konuşana değil konuşturana bak...

    sokaklarda... Özkan Can

    şişirilmiş egolar ... - Tarih: 17:14 7/5/2007 Yazan: sokaklarda

    -yahu daha neler duyacağız ,neymiş yarışma programlarında fazlasıyla "şişirilmiş ego "varmış...

    -gelsin abi iki dakkada indirelim,bizde sıfır ego var hatta eksilerde sürünüyoruz..

    -haa "level eksilerde"durumu yani..

    -ha ..  evet .bizim blog gibi ,ancak iki cümle okunmaya tahamül edilebiliniyor..seviye çok düşük

    -bizim blog inadına düşük sevide tutuluyor ,o okuyan cici çocuklara kullanma rehberi yazmam lazım..

    -egolar şişmişse ,bu memlekette ,şaşarım ben bu işe ,onların şişik ego dedikleri,şımarık -salak tipler,yoksa harbi egosu sağlam olanlar egosunu sıfırlayanlardır,ve onlar bizim için adamdır,gerisi gelsin mahaleye şişini alalım...

    milyonlarca hayat ve hikayesi.. - Tarih: 08:07 7/5/2007 Yazan: sokaklarda
        Milyonlarca hayat ve hikayesi var ,kimin umurunda yada umurunda olmalı mı ?
    kayıp İnka Mediniyetleri gibi gün gelecek bu yazılmamış, tarihe not düşülmemiş hayatlar ve hikayeleri merak edilecek mi ? yada  edilmeli mi ? gün gelipte bakıldığında yazılan hikayeler yazıldığı zamanların gerçek yansıtıcıları olacak mı ? yazamayanlar yazamadıklarının ceremesini gelecekte yine yazamayanlara mı çektirecek? yada gün gelecek insanlar kimlik kartlarında hayat hikayelerini de taşıyacaklar mı ? hikayeleri ve yaşadıkları onların kimliği olacak mı? kimlik kartı  yalnızca şimdi yazılan birkaç kısa bilgi kadarıyla değil de ,yazabildiği kadarıyla hayat hikayesi ile de dolacak mı ?  ve tüm yazılan hikayeler kimlik bankası gibi yaşam bankasında biriktirilecek ve kötü adamaların eline geçecek mi diyerek işe bilim-kurgu  filmleri havası da katabiliriz ,tamam da kafama takılan yada kafamı bozan ,milyonların esas yazılacak hikayelerinin yerine bir kaç entelin yaşanmışlığı bile meçhul hikayeleri tarihe geçecek ,milyonlarca yaşanmış gerçek hayatlar kendileri gibi hikayeleri de haybeye gidecek ve biz burada boşuna mı tırmalıyoruz ? ,yazın kardeşim yazın, gerçek hikayeleri ,sıradan da olsa yazın diyoruz ,blog denilen bu beleş karatahtaya yazın ,saçma gibi görünse de yazın ,gelecekte en azından bir manyak çıkar kim ulan bu hikayeleri yazmış der ,ve geçmişin sadece lavukların hikayeleri olmadığını görür , yoksa bu günler belli ki ,lavukların hikayelerini okumakla,seyretmekle geçecek, belki gelecekte bizi anlamaya çalışan değişik bir "nesil " gelir  kulaklarımızı çınlatır..! zira sanal alemde yada bu alemde yazılanların kaybolması her anlamda biraz zor ...ulan biz de "baş öğretmen"gibi olduk" Ali oku ,Ayşe yaz" hesabı ..hayırdır inşallah...
    May 05

    gerçek hayatlar..


    Değişik yorumlar alıyorum yazılarıma ," seviyen çok düşük ancak birkaç cümle okuyabildim" diyen arkadaşa"seviyen zirvedeyse sorun yok ,ama sende yerdeysen kesin birimiz yere serilecek"diye cevap yazdım biraz da pişman oldum seviyemin düşüklüğü tezine  yağ sürmüş oldum  ,zaten başta haklısın diye cevaba başlamıştım,aslında esas konu o değil esas konu ;gerçekler, gerçek hayatlarla ve tüm yazılı metinlerin arasındaki oranın ne olduğu,bu oran bence ve özellikle bizim Memlekette fil ile serçe arsındaki oran kadar, yani tüm yazılanlar ki bunlara medya(gezete,tv,internet)da dahil  filin üzerindeki serçe kadardır,biz sadece ve sadece o koca ve gerçek filin üzerindeki serçe kadarız ve bu tahmin bence bizim adımıza iyimser bir tahmindir ,ve bu benzetme aklı başında olup yazı yazanlar içindir ,yoksa diğerleri filin götündeki artıklara konan ve filin kuyruğunu sallaması ile o an kaçan ve sonra yine de gelen aymaz- sırnaşık sinek ve böceksiler için fazla birşey diyemem.

    İşte sırf bu yüzden ,her zaman  bağırıyorum çağırıyorum yazın kardeşim diyorum ,yazın benim gibi seviyesiz anlamsız bile olsa yazın ,bizde biliyoruz bizim yazdıklarımızın edebiyat simsarları için bir anlamı yok ve olamazda ,ayrıca olsun diye de bir derdimiz yok ,bizim derdimiz gerçek hayatlarla yazılanlar arasındaki uçurumun biraz olsun azalması ..

     Eskilerde bir laf vardı " o hikaye sıradan insanları anlatıyor, filmi olmaz,seyredilmez"falan denirdi ,ve filmler yada edebiyat sürekli kahramanlar üzerine kurulurdu,sıradan insanlar ve onların hikayeleri değersizdi,ve aslında genelde yine aynı yargı devam ediyor ,ama bunun böyle olmadığı artık çok iyi biliniyor gerçek hayatlarda kahramanlar da sıradandır ,sokaklarda kahramanlar öyle filmlerdeki gibi hava basamaz,bilir ki sıradan insanlar olmazsa kahramanlar zatan olmaz ve olamaz,ayrıca onların kahramanlıkları anlıktır ,kahramanlar da kahveye gider ,çay ister ,eve gider karısından fırça yer,hamama gider keselenir ,yani normal insanlar gibi yaşar ve kahramanlarda aslında sıradandır,çevirirsek sıradanlar da kahramandır ,biraz daha zorlayalım kahramanlar eski bir şarkı gibi hoş bir nostalji, sıradanlık da bayağılık değildir ,seviye denilen şey ona fazla güvenenlere herkezden önce hadi bana eyvallah der ,insanlar sürekli havalarda yada tepelerde dolaşamaz ,sıradanlık ve sokaklar hep onların konacakları yerlerdir ,ve biz onlara herzaman hoş geldin bebek diyeceğiz ..

    hadi bana eyvallah ,sıradan ve seviyesiz insanlar beni bekliyor... 

    Sokaklarda     Özkan Can

    May 04

    Sulukule yıkılmasın kardeşim..


    - ne o Yaşar," Sulukule yıkılmasın  " kampanyası varmış ,millete anlatıp duruyormuşsun,ben de dün öyle salak salak tv başında uyuklarken kanal24 de Asosyaldiye bir program var orda Sulukule'deprtogram yapıyordu takıldım kaldım ,aynen içim coştu ,kendi kendime oynmaya bile başladım,orada bir Roman derneği varmış Başkanı da delikanlı çocuğa benziyor,düzgün de konuştu ,dertlerine anlattı "biz isyanımızı müziğimizle yapıyoruz ,40 gün 40 gece şenlikleri yapacaklarmış..

    -severim usta Romanları ,aslında yeni yeni yeni Roman denmeye başlandı biz onları Çingene olarak biliriz ,yine de Çingene deriz ve bunu kesinlikle aşağılmakolarak kullanmayız ,belki eski "buçuk Millet "anlayışını silmek için artık kendilerine "Roman"demeye başladılar,bizim için önemli olan kendilerine ne demek istemelri öyle diyorlarsa öyledir ,onalar bizim canlarımızdır,onlar harbiden bu Memleketin tuzu biberidirler,onlar ölüyü canlandırır,onlardaki yaşam zevki çoğunda yoktur ,yani "Sulukuleyi yıkmak "da ne demek Dünya kültürleri yaşatmaya çalışıyor,koruyor biz de yıkalım ,olacak şey değil be kardeşim

    -gücü bu gariplere yetiyor ,ağalar boğazı işgal etmiş elleriniz süremezsiniz ,gel bu gariplere saldır ,oh ne ala Memleket ,

    -hani biraz da ahlaksız söylentiler falan varya ,o palavraların arkasına da sığınıyorlar ,sanki mahalenin namusunu koruyacaklar durumu..

    -bırak kardeşim bu adamlar heryerde mi karşımıza çıkacak , iyice kıllandım ,Allah biliyor ya sonları acayip  bir son olacak..aşağıya bu konu ile ilgili bir alıntı yapıştıryımda olaya ayrıntı vermiş olalım.

    -Yaşasın Sulukule ...

    Sokaklarda...Özkan Can

    Sulukule Yıkılmasın...
    gönderen: Sedef Göklü Friday, Apr. 27, 2007 at 3:46 AM
    sedefgoklu@gmail.com

    29 Nisan, Dünya Dans Günü'nde herkes Araf'a Sulukule Roman Orkestrası'nın 23 Nisan coşkusu, kabına sığmadı, taştı… 40 Gün 40 Gece Sulukule etkinlikleri kapsamında, Sulukule Roman Orkestrası, Dünya Dans Günü'nde, 9/8'lik Roman havalarıyla, 29 Nisan akşamı saat 21.30'da Araf'ta sahne alacak. Sulukule’yi, eğlenceleri, müzikleri ve danslarıyla tanımayan yoktur diyebiliriz. Eğlence evleri 1992’de kapanana kadar bu yaşam kendisini devam ettirdi. Bizlere artık günümüzde kalmayan Sulukule Gecesinden bir kesit sunacak olan müzisyenler, yine sürpriz kadrosu ve konuklarıyla hepimizi şaşırtacak. Sulukule'nin dansözleri de gecenin bir başka sürprizi. Ritm ve danslar ise Sulukule Roman Orkestrası'nın performanslarında vazgeçilmez unsurlar. 1992 senesinin ardından, bugün Sulukule, Fatih Belediyesi’nin “Kentsel Yenileme Projesi” kapsamında yok olmakla karşı karşıya… Kültürlerinin ve tarihlerinin yok olmaması için, yine coşkuyla, ritm, müzik ve danslarıyla, yaşamlarından bir parçayı hepimizle paylaşacaklar. Sulukule Eğlence Gecesi'ne katılan tüm izleyenler sadece bu kültüre destek olmayacak, bir kültürün, yaşamın, sanatın da paylaşımına tanık olacaktır.

    Sulukule Yık...
    064.jpg, image/jpeg, 1632x1224

    Sulukule İstanbul’dur, İstanbul yok olmasın!...
    40 Gün 40 Gece Sulukule Platformu ve Etkinlikleri

    Sulukule dünyadaki ilk roman yerleşimlerinden biri ve Osmanlı İmparatorluğu’nda da önemli bir konuma sahip olmuş. Hala Osmanlı Tapularına sahip evler var. 1969’da Turizm Bakanlığı tarafında Sulukule Turizmi Yaşatma ve Koruma Derneği kurulması da bu bölgedeki canlılığı ve İstanbul için bölgenin taşıdığı önemini göstermektedir. Fakat 1990’larda bölge ekonomisinin ve kültürün önemli bir parçası olan eğlence evlerinin kapatılmasıyla birlikte bölge ekonomik ve sosyal bir çökme evresine giriyor. Müzisyenlerin çoğu ya işi bırakıp farklı işlere yöneliyor, ya da bölge dışında çalışmaya çalışıyor.

    Bir dönem Adnan Şenses’lerin, Zeki Müren’lerin geldiği bölge bu kültürü ile bir okul niteliğindeydi. Bölgeye Klasik Türk Müziği ile uğraşan bir çok ünlü müzisyen gelmekle birlikte, bölgeden de çok iyi müzisyen ve dansçılar çıkmaktaydı. Osmanlı’da bile dans ve müzik loncaları bu bölge ve romanların hakimiyetindeydi. Bölge sadece bir konut alanı değil, aynı zamanda müzik icra edilen, üretilen canlı ekonomik, kültürel ve turistik bir mahalle niteliğindeydi.

    Son yıllarda da İstanbul’un gündemine oturan “Kentsel Dönüşüm ve Yenileme” alanları içine giren Sulukule, kültürel ve tarihi mirası, katılımcı ve sürdürülebilir yaklaşımdan yoksun uygulamalar sebebiyle bir daha kurulmamak üzere yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Sulukule’nin de içinde olduğu Dünya Mirası Listesindeki Sur Çevresi, UNESCO normlarına göre sadece fiziksel yapısı ile değil sosyo-kültürel yapısı ile de korunması ve yaşatılması gereken bir bölge konumundadır. Fakat bugün yürütülen mevcut yenileme yaklaşımları, bu mahallelerin ve buradaki insanların kalkınmasını, kültürel ve sosyal sürdürebilirliğini içermemektedir.

    Bu noktada 40 Gün 40 Gece Sulukule Platformu ve Etkinlikleri, İstanbul’da gerçekleşmekte olan kentsel dönüşüm ve yenileme hareketleri için daha katılımcı, yaratıcı, sürdürülebilir alternatif bir yaklaşımın da var olabileceğini kamuoyuna, ilgililere ve yetkililere göstermeyi amaçlar. Platform konuyla ilgili bir çok sivil toplum kuruluşu, gönüllü, mimar, şehir plancısı, akademisyen, sosyolog, sanatçı, müzisyen, tarihçi, belgeselci vb. desteği ve katılımı ile ilerlemektedir.

    Bu girişim ile, bölge ile ilgili tüm paydaşların bir araya gelebileceği daha katılımcı, geçmiş ve kültürel dinamikleri de kavrayan bir platform açılmıştır ve 40 Gün 40 Gece neler yapılabilir, pozitif anlamda ne tür projeler, etkinlikler geliştirilebilir diye hareket edilmektedir. Konu, yaratıcı ve güncel düşünce ortamına açılarak ve bölgenin sahip olduğu potansiyel ve dinamikleri ortaya çıkararak, İstanbul kenti ve kültürü için sahip olduğu özgün konumunu ve rengini kavrayan ve anlayan bir gelişimin önünü açılmaya çalışılmaktadır.

    İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçildiği bu günlerde, bizler bugünden itibaren İstanbul’a, Kente ve Kültürüne ait renkleri ve dinamikleri korumaz ve güçlendirmezsek, 2010’da nasıl bir kültür başkentine sahip olacağız?


    40 Gün 40 gece Sulukule etkinlikleri kapsamında,
    40 Gün 40 Gece Sulukule etkinlikleri kapsamında, Sulukule Roman Orkestrası, Dünya Dans Günü’nde, 9/8’lik Roman havalarıyla, 29 Nisan akşamı saat 21.30’da Araf’ta sahne alacak.

    “40 Gün 40 Gece Sulukule” Etkinlikleri, Sulukule’de gerçekleşmesi beklenen sosyo-kültürel kayıpların önüne geçmek, bölgede sürdürülebilir kentsel, sosyokültürel ve ekonomik gelişimi sağlayabilmek amacıyla başlatılmış bir dizi etkinlikten oluşmakta. Konunun farklı alanlardan katılımlarla, yaratıcı ve güncel düşünce platformuna açılması hedeflenmektedir. Bu platform, bölge halkı ile birlikte bir çok gönüllü, profesyonel, sanatçı ve akademisyenin katılımıyla desteklenmektedir.

    Bu etkinliklerle, Sulukule’ye farklı açılardan teğet geçen disiplin, kişi ve kurumlar bir araya getirilerek kısa vadede bölgeye dikkat çekmek, desteği arttırmak ve ortak bir paylaşım alanı yaratılması hedeflenirken , uzun vadede de bölgeye dair sürdürülebilir, katılımcı ve yaratıcı kentsel gelişmelerin elde edilmesi hedeflenmektedir.

    Eğlence Evlerinden Bugüne
    1990’larda kapatılan eğlence evleri ardından bölge ekonomisi ve sosyo-kültürel yapısı bir çökme evresine girse de 40 Gün 40 Gece Sulukule etkinlikleri ile bölgede müthiş bir potansiyel olduğu görülmeye başladı. Her pazar Sulukule’de gerçekleştirilen müzik atölyeleri, bu potansiyeli gösteren önemli etkinliklerden biri oldu. 1 Nisan’da Klarnet Atölyesi ile başlayan müzik atölyeleri, keman, perküsyon ve çocuklarla müzik atölyeleri olarak devam etti, 29 nisan’da da kadınlarla müzik-dans atölyesi gerçekleştirilecek. Tüm atölyeler 6 mayıs’ta bölgedeki Hidrallez etkinliklerinde yerini alarak performanslarını sergileyecekler.

    Sulukule Roman Orkestrası
    Sulukule Roman Orkestrası da KlarnetKule konseri ile önce Garaj İstanbul’da ve 29 Nisan Pazar 21.30’da da Araf’ta sahne alarak hem bölgenin sesini hem de mevcut sürdürülmesi gereken potansiyellerini İstanbul’a bir kez daha gösterme zemini bulmaya başladılar. Bölge müzsiyenleri 24 Mart açılışında Sulukule’de Gevende müzik grubu ile yaptıkları doğaç düetlerle de müziğin sınır tanımayan yönünü, yaratıcılığı ve diyaloğu bir kez daha izleyenlere göstermiş oldular.Bölgedeki atölyeleri ve 23 Nisan performansını kaçıranlar için Araf’ta gerçekleşecek bu müthiş ve renkli geceyi kaçırmamalarını öneririz.

    Sulukule Roman Orkestrası elemanları farklı katılımcılarla zenginleşen dinamik bir yapı göstermekte. Grubun müzisyenleri aynı zamanda ünlü sanatçılarla birlikte çalışan ve eşlik eden müzisyenler ve 40 Gün 40 Gece Sulukule etkinlikleri ile birlikte, Sulukule’deki kayıpların önüne geçmek için bir araya gelip seslerini dünyaya duyurmaya çalışıyorlar.

    23 Nisan’da gerçekleşen konserde, Sulukule Roman ekibinden, vokalde, Erdoğan DALKIRAN; perküsyonda Tamer YOLAL, Mehmet ÇALIŞIR, Harun ÖĞÜNDÜR, Sener YOLAL; kemanda Yener YOLAL, Yılmaz COŞKUNERİ; klarnette Erkan GÜMÜŞ; kanunda Yücel KOKŞA; udta Vurgun Pündük yer aldı. Ayrıca dansözlerden Firuze ve Yağmur göbek danslarıyla geceye ayrı bir renk kattı.


    23 Nisan Garaj İstanbul
    40 Gün 40 Gece Sulukule Etkinlikleri kapsamında Sulukule Roman Orkestrası, 23 Nisan günü, Garaj İstanbul’da düzenlenen Klarnetkule Konseri’nde yer aldı. Sulukule kültürünün ve tarihinin yok olmaması için bir araya gelen birçok müzisyen, çaldıkları parçalarla ve izleyiciler danslarıyla Sulukulelilere destek oldular. Konserde Sulukule Roman Orkestrası da, Klarnetkule Orkestrası’nın arkasından yer aldı. Konserde, 9/8’lik Roman havalarının dışında, hip-hop, rap, caz da söylendi. Roman müziğinin alaylı ustaları, gerçekleştirdikleri bu “çok çeşitli” performansla herkesin ilgi ve beğenisini topladı. Sulukule’ye destek vermek amacıyla gerçekleşen konser, bir kültürün de paylaşımına zemin oldu.

    29 Nisan, Dünya Dans Günü’nde herkes Araf’a
    Sulukule Roman Orkestrası’nın 23 Nisan coşkusu, kabına sığmadı, taştı… 40 Gün 40 Gece Sulukule etkinlikleri kapsamında, Sulukule Roman Orkestrası, Dünya Dans Günü’nde, 9/8’lik Roman havalarıyla, 29 Nisan akşamı saat 21.30’da Araf’ta sahne alacak.

    Bizlere artık günümüzde kalmayan Sulukule Gecesinden bir kesit sunacak olan müzisyenler, yine sürpriz kadrosu ve konuklarıyla hepimizi şaşırtacak. Sulukule’nin dansözleri de gecenin bir başka sürprizleri. Sulukule Roman Orkestrası’nın performanslarında, hiç değişmeyen unsur, ritmleri ve danslarıdır. Kültürlerinin ve tarihlerinin yok olmaması için, yine coşkuyla, ritm, müzik ve danslarıyla, yaşamlarından bir parçayı hepimizle paylaşacaklar. Sulukule Eğlence Gecesi’ne katılan tüm izleyenler sadece bu kültüre destek olmayacak, bir kültürün, yaşamın, sanatın da paylaşımına tanık olacaktır.

    www.40gun40geceSulukule.com

    May 02

    "üç mislini toplardık"..



    -yahu şimdi dellenmeyim de ne yapayım ,adamlar ne kadar acayip,ne kadar da sığ düşünceli tipler bunlar ,bunlar mı  beş yıla yakın bizim Memleketi yönetti kardeşim ,

    -bunlar gerçekten basit beyinli tipler yahu ,Millet toplanmış sana her türlü ,her anlamda haykırıyor,hakaret ediyor ,sizi istemiyor,siz bize layık değilsiniz ,bir hata yaptık ,bir salaklık yaptık ,sandıklara gitmedik meydanı size bıraktık,tamam cezamızı çektik artık defolun gidin diyoruz,adamlar da "biz üç mislini toplardık" diyor ,yahu bu aynı şey mi ,canı yanmış ,daha da yoksullaşmış ,işsizleşmiş, haykırıyor ,sen ben de haykırırım diyorsun,sen niye haykıracaksın zevkten mi haykıracaksın,sen iktidardasın kardeşim sen kimi kime şikayet edeceksin ,az yedik daha da yemezsek ölürüz diye mi miting yapacaksın,hayret be kardeşim

    -hani blog olmasa söyleyeceğimi bilirim ama ,biz köyde bir laf vardır" kediler s.kerkende bağırır ,s.kilirkende bağırır" derler ,bunlar da o hesap sen ne için bağıracaksın kardeşim ,adamı güldürmeyin

    -sende daha ne diyeceksin kardeşim yine yazının seviyesi düştü,millet bizim blogu zaten yok sayıyor ,yazılarımızı okeylemiyor,kardeşlilkerine almıyor ,komünitelerine yakıştırmıyor ,haklılar valla sen harbiden sokak ağzı ile yazıyorsun...!

    -sen boşver şimdi cici çocukları ,biz bu adamalara mı  kalmışız kardeşim ,şimdi bizi de millet bu burjuva oyunlarına kafayı çok taktınız ,sizene tepedekilerin oyunlarından nasıl olsa olan yine halka olacak ,sen gerçek mücadelene bak falan diyecekler haklılar tamam da insan dayanamıyor kardeşim,tamam bunlar düşmanımız ,fakat düşmanımız bile olsa akıllı ,bilinçli sınıfının, iktidarının farkında olan birileri olsun istiyoruz ,bunlar gerçekten sırıtıyor be kardeşim ,hep söyledim bunlara bu elbise olmuyor,yakışmıyor

    - adam ne diyor, biz bu kalablıklara alışığız ,aldırmayız ,yani sizin ne kadar tembel olduğunuzu biliyoruz siz sandığa bile gitmezsiniz o kalabalıklar sandığa yansımaz ..

    -belki de  laf sokuyor ustam , bunlar sadece ve sadece kalabalık ,yani örgütlü topluluk değil o an toplanırlar sonra gazları alındı mı ,rahatladılar mı yine aynen devam ederler demek istıyordur ..

    -aslında doğrudur onların kitlesi örgütlü ,mitinge giderse aynen sandığa da gider ,ama bu her zaman böyle mi olacak ? hiç sanmıyorum yani kendi örgütü  örgütlü de olsa sanıkta yanlız o örgütlü oylar yetmez hiç bir zaman yetmez

    -neyse usta yine daldık hiç sevmediğimiz ! politika muhabetlerine ,sen ne yaptın bugün bayağı yağmur yağdı ,inşaatta dışarda çalışacaktın

    -ne yapacağız usta giydik yağmurlukları,çizmeleri  daldık çamurun içine ,bilmem neyimize kadar çamur ,,, boş ver kardeş bizim işimiz, bizim çamurumuz ,şikayetimiz yok biz dalarız çamura yeter ki şarap paramız çıksın ,ben yine sana gel dalalım alkolün denizine  diyorum ,ben gideyim nette yazımı yazıp geleyim ,o bizim görevimiz o bizim işimiz oldu yazmadan kaşıntım geçmiyor ,rahatlayamıyorum,kanıma girdi bu yazı olayı ,Allah çıkarmasın...

    sokaklarda  Özkan Can   

    May 01

    bunlar bir şeylere güveniyor abi...


    Miting sonrası gelmişiz kahvede oturuyoruz ,

    -hadi usta ben kaçıyorum ,yarın erkenden şantiyeye gideceğim

    -tamam gidersin ,ben de kaçıyorum  da  bak gece oldu hiç tık yok ,istifa falan iplerinde değil ,bunlar bir şeylere güveniyor abi .

    -bilemem kardeşim olay, bu kadar haykırmak da değil demek ki,

    -olur mu abicim, bu işin sonu güzel olmaz

    -boşver abicim, bu işler demekki başka ,baksna borsa bile iplemiyor ,nasıl bir muama varsa anlayamadım

    -demek ki eski açıklamalarla olmuyormuş ,milyonlar  yürüdü ,yüksek binalardan gözlediler ,çözümlediler , yürüyen milyonlar aslında kaç eder hesapladılar ,tek tek ,an an kaydedettiler ,aslında ellerinde de var reçeteler demekki bir bildikleri yada bildiğini sandıkları bir şeyler var

    -Anayasa Mahkemmesi de beklenen iptal  kararı vermezse , ne olur bilemem kardeş,

    -neyse fazla politika bizi bozar ,biz anlamayız ince işlerden ,zamanı gelince nerde olacağımızı biliriz ,kendimiz fazla kasmayalım, ,arakadan  hasan usta bağırdı ;

    -yaşaın 1Mayıs ..kardeşim..

    -Eyvallah..Ustam..

    Sokaklarda...özkan Can