|
|
November 25
bu hikayeyi geçenlerde dinledim , hikaye diyelim ki hikaye olsun,bu arkadaş zamanında Amarikada okumuş cillop gibi genç idi ve bu arkadaş geçmiş zamanlarda büyük bir ilçenin belediye bayan başkanı nın yardımcısı olur,muhitte acayip havası vardır özel şöferler alır falan ,bu arkadaş bir ara yok oldu ve geçenlerde saç baş birbirine karışmış -sakallı ki bu çocuk diyorum ya cillop gibiydi neyse ufak bir köpeği almış dolaştırıyordu ve selam verdik tanımadı , ben de koyverdim gitti ,geçenlerde muhabet arasında başka bir esnaf anlattı, onun evine gitmiş tamirat falan işi varmış ,"ne oldu böyle falan derken vatandaş dayanımıyor anlatıyor ...bu kardeş bir toplantının tekinde büyük devletler için atıp tutan konuşmalar falan yapmış ve kardeşi daha sonra bilinmiyenler almış günlerce dolaştırmış aklını almışlar ve seni bırakıyoruz ailenin geçmişi çok eski ve sağlam ,sen bir sene ev -muhit dışına çıkmayacaksın .."diye ve o kardeşe bunu yapanlar ,daha başkalarına neler yapmaz ve yapılmıştır bilemeyiz ....aman haa..! November 23 sokaklarda "şu an istiyorlar hatta yalvarıyorlar ama yarın hiç sormadan alacaklar ,işte bu nedir biliyormusunuz ? bu çocuğun yüksek raftaki reçeli istemesine benzeyebilir ama o çocuk büyüyünce güçlenince ne yalvaracak ne de isteyecek o doğrudan alacak ki reçel kavanozu o an yine dolumu olacak onuda bilemeyiz ,bildiğmiz bir şey var o da bu yalvarmalar sonsuza kadar sürmeyecek ,kimse sürekli yalvarmaz ,sokaklar yalvarıyor sokaklar ağlıyor ,insanlar sefalet ve işsizliği şu an hat safhada hissediyor-yaşıyor ,yalvarıyor, biraz da biz nasiplenelim diyor ..siz ne yapıyorsunuz bağıra bağıra utanmadan ,kusarcasına lüks ve adice yaşıyorsunuz ,siz bu aymazlığın oranını ne kadar artırırsanız ,insanlarda nefretini okadar arttırıyor ,o günler geldiğnde yani bu insanlar uyandığında artık talep etmeyecek alacak...ve cennet vatan o zaman cennet olacak... November 21
Şimdi bu sıradan trafik muhabetine düşme tehlikesine giriyorum,akşamın kanıksanmış yoğunluğu artık gece dahil tüm saatlerde devam ediyor ve inanılmaz bir kabulleniş var ,insanlar gerçekten benzetmeye bıktığımız türlerden daha kuzu ,böyle halkım olsun yıllarca idare ederim dedirtiyor insanı ,bu iktidar ve yakın zamanların iktidarları neden böyle acemiler insan anlayamıyor ,kimsede ne bir tepki ,ne bir kızma ,yalnızca biraz mızmızlanma var oda içinden kendi kendine mıy mıy olmuş kediler gibi sıcak arabalarından sıcak evlerine gitme dertlerinde ,çıkayımda "ulan ne oluyor yeter artık "diyen bir kişi bile yok, olsa herhalde o adama acayip bir türmüş gibi bakarlardı!,kimse demiyor ki "kardeşim bütün İstanbul'u bir anda mı düzelteceksiniz bunun bir planlaması ,bitiş zamanı,falan yokmu ? bu işleri yapan taşaronlar sanki eskiden yapılan inşaatlar gibi yıllarca aynı yerde bir iki adamla çalışıyor ,hiç aceleleri yok,hiç umurlarında değil ,tabii esas olay seçimler yaklaşıyor bir anda tüm istanbul da tüm ihaleleri yapacaklar ,"çorbacıları" tüm işleri alacak ,ağızlarından taşarcasına malı yutacaklar,su akarken panik halinde testilerini dolduracaklar ,bunların işi hizmet falan değil bunlar ,kendi sermaye birkimini tüm hızıyla sektirmeden yapacaklar,bütün dertleri bu , insanlarda "bunlar hizmet yapıyor " diye garip garip kabulleniyorlar , ah be kardeşim biraz iki-üç hamle ilerisini görün ,bu dünyada hiçbirşey "babasın hayrına yapılmaz"hiçbir şey de bedava değildir,sana biri al şunu benden derse sakın alma ,yani kimse "s.kmeyeceği eşeğin önüne saman koymaz "hele bunlar su bile koymaz ,bu cefanın sonu sefamı olacak sanıyorsunuz ?yapılan projelerin ne kadarı doğru ve uzun vadeli olacak ? o tramvaylar trafiğin içinden gidiyor, ne anlamı var ? eskiden tercihli yol vardı belediye otbüsleri oradan giderdi o hesap ,sen olayın tamamını yerin altına indirmezsen ve bu "araba sevdası"olayını frenlemezsen yaptıkların üç beş sene sonra işe yaramaz hale gelir ,tabii senin için önemli değil sen kısa zamanda malı yüklemelisin ,senin uzun vade diye bir olayın yok ,sen de haklısın ,geleceğinde , yok bunun sende farkındasın... November 18 sokaklarda"kafan bozulur ama canın sıkılmaz kardeşim ...
gelirsin sokaklara , aklım başına gelir ,evde sıkıtıdan ne yapacağını bilemezsin ,anlamsız- kabız muhabetler yada durumlar cinnet halleri yaratır ,evde şımaran,şımartılmak isteyenler, sokaklara gelsin çok şımartılırlar ! sevgiden akılları kayar! bırakın bu sıkıldım ,bunaldım muhabetlerini , hani dizi filmlerde vardır "adam zengin olmuştur ,parayı bulmuştur ama kafası bozulur ,canı sıkılır" ,akıl danışacak ,muhabet edecek adam yoktur ve ne yapar bu adam ? " atlar arabaya , gider ve "şehir dervişi, şarapçı veya çay tiryakisi marangoz -balıkçı-meyhaneci-evsiz birini bulur " ve" baba ben ne yapacağım" falan der oda "evlat ..."diye başlar, hayat dersi vermeye , işte o adam ,o derviş ,o sokak dervişi , sokakların sesidir ,onun anlattıklarını ne ,internette ,ne kitaplarda ,nede evlerde bulursun , onu yalnız ve yalnız sokaklarda bulursun, o adam heryerde ,o adam hiç bir yerde.... yani sen samimi isen her yerde ,sahte isen hiç bir yerdedir , o senin yüreğine bağlı..... November 17
Size açıkca söylüyorum olay bitmiş geceler ve belli yerler ,hani orada bir köy var uzakta diye çocukken söylediğimiz şarkı daki memleket değil ,orada gerçekten çeteler var yada çeteleşmiş siyasal örgütler var ve siz oralara masum olarak salakça girseniz olayınız biter , analatılanlar ve yakınlarımızdaki sokaklarda gerçekten olay felaket ve artık oralar kendi haline bırakılmış, beyoğlu emniyet amirliğinin elli metre ilerisi gerçekten yabancı için cehenemdir ,ve bu cehenem gece falan değil güp gündüz aynıdır.bu gün o sokaklara salakça giren bir arkadaş elinde kamera eski evlerin fotolarını çekiyor ve linç durumu dayak yiyor ,silahla tehdit ediliyor makinası alınıp inceliniyor geri veriliyor yamuk bir şekilde bizim mekana geliyor anlatıyor ,bildiğimiz ,anlattığımız şeyleri gidip salakça yaşamış" ulan sana anlatmıyormuyuz ,bu işin şakası varmı şansa yaşıyorsun " falan diyoruz ama adam harbi yamulmuş ,işin acı yanı o adam sokakların dostu ve sistemin gıcığı bir adam ve doğal olarak polise falan da gitmiyor ,geliyor o fotolar şimdi benim "sokaklarda/space "de , ne diyelim, biz bu işleri boşuna ele alıyoruz ," boşuna deve kuşu gibi kafanızı kuma gömmeyin ,empati yapın" sefalet şimdi size güzel hayat yaşatıyor ama yarın ,salak arkadaşın yaşadıkları ve sıradan hale gelen kapkaç olayları ki artık güpe gündüz gasp durumları ,önüne geleni yutar ve bu yutma kaos ortamı yaratır ,eski örgütlü sol mücadele veren delikanlıları çok ararsın ,doğada nasıl bir denge varsa ve bir türü yok edince zincirleme acayip olaylar olursa ,toplumda da aynı sen o delikanlı çocukaları tırpanladın meydanı köyünden gelmiş kro- çetelerin kucağına düşmüş adilere bırakırtın ,şimdi karşında muatap alacağın düşmanında yok muatapın, ne olduğu belli olamayan serseriler ,olay nedir; düşmanın ne kadar nitelikli ise sende öyle olursun, senin düşmanın şimdi adi serseriler ,senin bu halin ne olacak bilemiyorum ,bu kangreni nasıl önleyeceksin merak ediyorum ... November 16 sokak"empatiyi unutmayın..! böyle şeker gibi yaşıyorsanız,yoksullar böyle istiyor diye yaşıyorsunuz.! Empatiyi unutmayın ,ne demekmi istiyorum ? gerçekten acı içinde yaşayan,açlık çeken, zulum çekenler böyle istemese sizler bu şekliyle bile yaşamazsınız ,biraz olsun bu insanların yerine kendinizi koyun Yani EMPATİ yapın ,biraz ürperin ,biraz sıkılın ,acayip olun zira o insanlar sürekli böyle yaşıyor ve o insanlar istesede istemesede dolaylı veya dolaysız size bu hayatı yaşatıyorlar ,bana sen ne diyorsun falan ağzı yapmayın ,nasıl ki avrupa-bu medeni-lüx hayatı sömürgelerine borçlu idiyse ,sizlerde bu lüxü bu rahatı ,sistemin ve bizzat bazılarınızın sayesinde, yani yoksluğun saysinde altınıza 4x4 lerinizi çektiniz ,villalarınızı aldınız,sevgililerinizle yaşadığınız zevkli hayatı bu garibanlara borçlusunuz bunu hiç unutmayın ve benden size tavsiye BİRAZ EMPATİ yapın ve varsa vicdanlarınız sızlar ,yoksa ilerde nerelerizin sızlayacağınızı kafanızda canlandırın..bu dünyada cenneti bulmuşsunuz dünya umurunuzda değil, millet inşaatlardan tahta çalıyor sobasında yaksın diye ,sende alttanmı ısınalım ,üsttenmi ısınalım derdindesin ,burada yoksulluk edebiyatı yapmıyorum ,burada gördüklerimi yazıyorum ,bu insanlar yalnız mide olarak aç kalmamışlar bu insanları beyin olarakta aç bırakmışsınız ,ooh ne aala dünya bu hep böyle gider sırayla ,iktidarı paylaşırız "şahane be" diyorsunuz ,birde yalandan umut tüccarları "SOSYAL DEMOKRATLAR"ınız var ,onlarıda yedeklşemişsiniz,olursa DİN sömürüsü yapalım olmazsa UMUT -demokrasi-SOL-insan Hakları sömürüsü yapalım,döne, döne sırayla milletin tepesine binelim ,ne güzel ,ne tatlı "kavun "değilmi ? doğru çoook tatlı kavun ,hem yaz ye ,hem kış yee , gariban memet ,sende birbirini ye karını döv ,kızını döv ,hırsını ailenden çıkar , seçim zamanı da salaklar gibi ,kurtulacağını zannet ,eh be kardeşim biraz uyanın bunlar tilki, tavuk olma..be kardeşim.... November 15
Artık bu sokaklarda zenci çöp toplayanlarımız da var ,Afrika'dan bir yerden gelmişler ,saat falan satıyorlardı, şimdi bizim çöp toplayıcı garibanlarımız gibi sırtlarında çuvalları çöp karıştırıp satılacak birşeyler arıyorlar .
Şimdi bu ne anlama geliyor ?bizim memleket çokmu cosmopolit oldu ?, artık kendi garibanlarımız dışında Allahın Afrikalısı da geliyor, bu memleket kendi insanları dışında hertürlü insanlara kucak açıyor ,bizim şimdi takınacağımız tavır ne olamalı ? bu adamlara çöplerimizi vermeyecekmiyiz ?! yani ulan bu çöpler bana yetmiyor s.ktir git mi diyeceğiz ?! yoksa ulan Allahın garibi ,biz herşeyimizi paylaşılırız ,gel seninle de çöpümüzü paylaşalım mı diyeceğiz, yada vay be ne memleket olduk dünyanın bütün garibanları buraya geliyor ,demek ki biz bu memleketin değerini bilememişiz mi diyelim ,ben yine sıfır seviye takılayım ,sadece HayDAA diyip noktamı koyayım...! November 14
Biz ciddileştikçe memleket saçmalıyor ,işin b.kunu çıkarıyor ,hani Aziz Nesin sınır kapısına Tımarhane yazılsa fark etmez demişti ,şimdi sınır kapısına "SaçmaLand"yada"SalakLand" yazılsa fark etmez , hani delilikten kurtulunca ki kurtulma şansı yok gibidir ,deliliğin sonrası salaklıkmı? yada ne kadar fazla saçmalarsan değermi kaznılınıyor ,tamam bu belkide çok ağır oldu ,kabul ediyorum ama sizde şunu kabul edin bizim memlekete "kavun yüklü kamyon"demek de mi? fazla ,veya "koyun yüklü kamyon " mu desek , şöförler yada sahipleri uyanık tamamda içindekilere ne demeli ,TV de bir reklam var Türkcell'in, oradaki salak "fikrim geldi "diyor ,gerçekten reklamcılar da uyanık çok doğru tespit etmişler bu millet "çiş eder gibi"yada "s.çar gibi" fikir üretiyor ve eskiler zaten bunun farkına varnış Türkün aklı ya kaçarken yada s.çarken gelir "demiş ,doğrudur ve aklına gelen de o yüzde bir b.ka benzemez ,pardon ; daha da doğrusu benzer, adamın adı Ajdar mış hani yazıp da seviye ayarını düşürmeyelim mi diyeceğiz ,olsun biraz da düşsün zaten ayaklar altında , adam ciddi ciddi ,ben şuyum ,buyum diyor ,belki de o hepimizden uyanık olayı çoktan çözmüş ,bizde burada "tek kürekle Üsküdar'a geçmeye" çalışıyoruz , şimdi bu konular nerden çıktı falan demeyin ,bu konular var ve bu konular neyazık ki sokaklarda,evlerde milletin salklık gündeminde ve "sen ne dersen de fark etmez ,"dediklerin anlaşıldığı kadardır" küçük bir tasa bir ton su döksen ne olacak alacağı kadar alır ,işte bu yüzden uyanıklar damla damla verir ve suyun da neyin suyu olduğunu Allah bilir...! November 13
"Netekim" senin cenazen daha kalabalık olacak , olacak tabii,senin cenazende genç yaşlarında darağaçlarında -işkence tezgahlarında-mapuslarda-açlık grevlerinde-ölüm oruçlarında-yoksulluğun pençesinde ölenlerin ruhları senin cenazeni kaldıracak ve gerçekten senin cenazen çok ama çok kalabalık olacak...! November 10
Atam seni unutmayacağız ,unutturmayacağız
Atam sen gittin ve meydan bu adamlara kaldı ,bunun hesabını sana nasıl vereceğiz bilemiyorum ve kendimden utanıyorum..... November 09
Başarılı olmak konusunda tek formül budur ve bu formülün işlemesi için hızlı olmak yani hızlı düşünmek gerek ve başarılı olma konusu da belli değildir ,her konu olabilir ve diğer şartta cesur olamaktır ...nasıl kolaymıymış..! November 08
şimdi bu çocuk işi de nereden çıktı demeyin ,çocuk merakı doğal olan sevgi anlamında değil ,bu merak bizim topraklarımızda çıkan ve dünyada(internet aramalarında) ilk sıralarda olduğumuz sapıklık durumu , ve bunun gerçekleşmiş örnekleri ,bu topraklar bu kadarda mı bozuldu ?işin sonu buralarada mı vardı ?bu konu gerçekten sosyolog ve psikologların uzun araştırma ve inceleme konusu olmalı ,ayrıca herkez kendine sormalı bu bozulma için ne yapılmalı diye ,çünkü bu olay tüm değerleri siler süpürür ,insanlık tartışılır olur ,ve ben burada yalnız bizim memlekete hasmış gibi gösterilen bu sapıklığı genel anlamda "porno" ve vardığı nokta anlamında da tartışılmalı diyorum ,olay biraz da bu sapık sektörün de babalaması-pompalaması adamlar akıl sınırlarını zorlaycak konular ve durumları film yapıyor ve bunlar tamamen serbest dolaşıyor ,bu dolaşma her anlamda yani sokaklarda çok rahat her ama her konuda "porno" bulabilirsiniz ,her ama her türlü "yasak"olanı bulabilirsiniz ,böyle olunca bu noktalara gelmek ,sosyo -ekonomik -politik durumda bu haldeyse ," zemin futbola elverişli "pozisyonu olur ,"eşeği saldım çayıra mevlam kayıra" olur... November 07
Gecikmiş de olsa sokakların başı sağolsun "karaoğlan"ı kaybettik ve bizler zamanında gerçekten CHP ve Ecevit ocağında pişmeye başladık ,herşey bir yana vefasız olamayız ,geçmişte bize kucak açan ve bizimde gençlik olarak omuz verdiğimiz CHP yalnızca bir nostalji değildir ,o zamanlar gerçekten sokaklar-alanlar, delikanlılarla doluydu ve biz CHP gençlik kollarında okullarda alamadığımız eğitimimizi almışızdır ,işte o zaman bize mesafeli de olsa Ecevit gerçeketen demokrasi mücadelesinde Türkiye'nin mihenk taşıdır ,ayrıntılarda boğulmayalım Ecevit neyse odur ve olmadığı gibi gözükmemiştir ve olmamıştır ,hep kendisi olmuştur ,bize ters gelen yanalarını bir kenara koyalım Ecevit iyidir ve bu iyilik şimdiki hıyarların yanında çok önemlidir , kısa keselim sokakların,işçilerin ,demokratların başı sağolsun.... November 03
Bu üniversite gençliği nerde ? yazmıyım diyorum ama aklıma takılıyor ,bu adamlar ,hep makaramı-tantanamı yapıyor , hiçmi sorunları yok yada hepsinin tek derdi okulu bitirmek mi ? kardeşim o okul biter , biterde sen hayata girdiğinde nereye girdim demeden yaşın kırklara dayanır ve o güzelim mücadele yıllarını çok ararsın ,o yılları bizde yaşadık ,hani biz eskiden muhabeti yapmıyacağım ,zaten yaparsak komplekslere girersiniz ,ama sorun o değil , sorun gençliğin bu kadar da "a-politik" olmasında ,çünkü bütün toplum salaklaşsa da gençlik duyarlıdır oynanan oyunları yemez ,gençlik öncüdür ,liderdir ve o yıllarda yapılacaklar tüm toplumu etkiler ,kimse size haydi ayaklanın -saldırın falan demiyor desek de olmaz ,olay biraz olsun duyarlı olmanızdır ki günümüz medya açısından da ,haklar açusından da ,dönem açısından da daha elverişli, gün gelir bu AB rüzgarlarını ararsınız ,işte o zaman "ulan bu cem yılmazlı -hülya avşarlı "üniversite yılları boşa geçmiş diye başınızı taşalara vurursunuz (sanmıyorum ya ,belki daha da kemik-kronik salaklaşma olur ...),kardeşim üniversite diyorsun bu adamlar aydın olacak diyorsun "hülya avaşar "geliyor profosör gibi oralarda ahkam kesiyor ve alkışlanıyor... yinemi yuhh diyelim kardeş , yani " yuh "diye blog açacağım bu gidişle yada " o ha " diyeyim ,h içmi size anlatmadı abileriniz bu kadarda mı kuşaklar arası kopukluk var ,ben size ne diyeyim kardeşim asıl suçlu bizleriz yani asıl suçlu geçmişte, "abilerde"geçmişle sürekli övünüyoruz ,geçmişi özlüyoruz tamamda geçmişte demekki biz de bizim "abilerimiz"de yetersiz ve çapsızmışız ,bu öz -eleştiriyide göz önüne alalım almasınada , tek sebeb bu değil, olanaklar ve kaynaklar kısıtlı değil ,sorunlar da dağ gibi ve kronikleşmiş olarak duruyor eksik olana ne?...
sel garibana geliyor ,gariban evini barkını neresi boşsa ,oraya yapar ,orasıda dere yatağıymış ,alt yapısı yokmuş falan gözü görmez onun derdi barınmaktır o adam ilk olarak barınacak yer arar ve kafasını sokar orayı yuvası bilir yaşar geriye kalan develetin işidir devlet devletse sosyal devletse yada dedikleri gibi "baba devlet" ise babalığını yapacak ve kardeşim al sana yer buraya taşın ,gözünün yaşına bakmam yıkarım diyecek ve yıkacak ki zaten sel yada deprem ile yıkılyor ,öyle oy kaygısı ile göz yummayacak yada madem göz yumdun sağlam alt yapı yapacaksın öyle yağmur falan hikaye olacak, ne dedik garibana gelen sel neden zengine gelmiyor ,zengin herzaman evini de kalesinide yükseklere yapar sağlam yapar zenginin iki katlı evine koyduğu demir ile kırk tane gece kondu yapılır ,esas olan garibana ve esas olan çocuklara yani savunmasız ve güçsüz olanlara olur ve bununda vebalı gerçekten ağır olur ,o çocuğa zaten güzel bir dünya veremiyorsun en azından çamurda oynasada çamurla ölmesin be kardeşim ,içiniz hiçmi sızlamıyor ve tekrar tekrar yuh be kardeşim ... November 01
Adam ,a- politik olmayı yaşam tarzı haline getirmiş , topluma mesaj vermelerle dalga geçiyor ,bizde işin sulandırılamasına ,aptal yerine konulan- aptal adamların verdiği mesajlara karşıyız ama burada bu gerizekalı örnekleri alarak bize tamamen a-politik yaşamayı cazip hale getirmeyin kardeşim bu millet hala dürtüleri ile ve dürtülerek idare olunuyor sen şimdi bana( bırakalım ,diğer aptalların mesajlarını ),aklı başında birşeyler anlatmaya çalışanlara da "mesaj kokuyor bunlar ,bırak toplumsal mesaj vermeyi"mi diyorsun ,doğru bırakalım millet çayırda istediği gibi otlasın ,sizde cukkaları cebe indirin ,ha ha haa diye her cümlenin sonuna gevrek kahkahanızı ,ekleyin.... tamam kardeş sıkıldım senin hakkında yazamaya fakat yaygın tarz haline gelmeye başladınız ,bu gençlere biraz politik mesajlar verin ,biraz suya sabuna dokunun ki daha bir "tarz" olun .. ! yoksa daha fırlaması çıkar sizleri(cem yılmaz,beyaz ,yılmaz erdoğan,okan bayülgen ....) siler atar ,olmuyor böyle salak- sepet yüzeysel konumlar, geriye sizden birşey kalmaz (benim de dert ettiğm şeye bak !), yada koyver gitsin ,sizden bir şey istemek ölüden birşey istemek kadar aptallık ,yazıyı okuyanlardan kendi adıma özür diliyorum ,bu hıyarları adam yerine koyuyup haklarında yazı yazıp sizlerin de kafanızı meşgul ettim ,aslında başka şeyler yazacaktım ,kafam yine o hıyarlara takıldı ,nerden aklıma geldi "mesaj verme kardeşim" lafı , her neyse diğer yazacağım konu..
"sıkılmak". Hani varya" bir adam vardı canı sıkılan " diye uyuz uyuz cıngılı olan reklam ,işte o reklam ;aslında çağımızın hastalığı olan "sıkılma"olgusunu iyi yakalmış ,nedir bu sıkılmak? aslında sıkılmak olayı batı toplumlarında çok yaygın bir durum ve hatta hastalık seviyesine bile çıktığı söylenir ve bizde bir laf vardır "rahat g.tünemi battı" derler misal bu misal yani ,adamalara ,rahat ve monotonlaşmış hayat batıyor ,sıkıntı veriyor ,bunlar sıkıntıdan macera arıyor ,hayatları bir şekilde "güvenli" ve rahat ve rutin ,hep aynı şeyler devam ediyor ,teknolojide artık kesmiyor ,sanal olaylar da nereye kadar ,içgüdülerde savaşma -öldürme -korku yaşama var ,iç güdüler onu çağırıyor ,yada artık bu içten gelen ses duyulmaya başlanılıyor ,ne yapalım o zaman ? doğuya gidelim diyor iç güdüler ,sen nasıl rahatı bulmak için batıya gidelim diyorsan o adam da rahat battığı için doğu ya gidelim diyor ,yalnızca bir adam olsa iyi "emperyal "güçler de doğuya diyor , hem devletler hemde insanları "adrenalin" nerde ?heyecan nerede ? doğuda , güneyde ,kuzeyde yani batı da değil ,ee ozaman biz ne yapalım ? bizde halimize şükür edelim bedavadan" maceranın "içindeymişiz diye ,bizim canı sıkılanlarımızda batıya gitsin yada "sanal" takılsın" diyelim ..tabiii bu yazı da biraz mesaj kaygılı oldu olasına da , mesaj bunu neresinde?...!
|