Profiel van özkansokaklardaFoto'sWeblogLijsten Extra Help

Weblog


    13 november

    Amnesty 'den "Duyuru";Make Shell clean up its act"

     

    Make Shell clean up its act

     

    Your donation can help us increase the pressure on Shell to clean up its act.

    Millions of people in the Niger Delta have seen their lives and livelihoods destroyed by Shell's approach to oil production. Water pollution has killed the fish they rely on for food and income. Land pollution has made it impossible to grow crops. And today 75% of the area's rural population have no access to clean water.

    Shell has failed to meet its legal obligation to clean up its mess; it has even failed to meet its own stated business principles.

    It's time to stop putting profit before people. It's time for Shell to clean up its act.

    Please make a donation to our campaign today. Help fund our lobbying of Shell and our vital work monitoring and gathering evidence of the ongoing human rights abuses alongside local communities in the Niger Delta.

    Amnesty International is standing alongside these communities in calling on Shell to clean up its act. And we need you to stand with us too.

    Oil spill in the village of Ikarama � Kadir van Lohuizen

    If you are under 18 we're not asking you to donate money. We need you to take action by sending an email to Peter Voser, CEO of Shell.


    Googleile bu yazıyı çevirin

    Neden mi ?

    -İş olsun diye ,ne bileyim bak işte ,ne derler; "akılı kelden ,benzini SHELL'den al",demek ki akıl da kelden,benzin de SHELL den alınmayacakmış!

    -Tamam abi.

    16 juni

    Mikro Muzo

     

     

    --Ne iş Muzo ?

    - Küçük iş

    -Mikro ?

    - Aynen

    -Ne gibi ?

    -Karınca işi ?

    -Nesi ?

    -Yumurtası.

    -Nerden bulacaksın ?

    -Yuvasından .

    -Ulan harbiden mikrosun

    -Hüüp çekeceksin ,aynen yağını çıkaracaksın ,

    -Çüş be Mikro

    -Çüş, müş ,Karıncanın yumurtasını alacaksın ama incitmeyeceksin ,

    -Neye yarar ,bu karınca yağı ?

    -Sen boş ver ,Baharatçı Taha efendiye  sor .

    -Yürü git be kardeşim , körü topalı haletlin gözü karıncalara mı diktin ,Küçük işler bunlar

    -Sen beni boş ver de  konuyu nereye bağlayacaksın onu düşün

    - Ne bağlayacağım kardeşim ,top sektirme yazısı bunlar ,bir yere bağlanmaz …

    sanki güneş dünyaya muhtaçmış gibi...

     

    --- sanki güneş dünyaya muhtaçmış gibi...
    --- ne o ,soktun yine lafı,
    --- yalan mı ? yani ,bizim koca kafalar,aynı havayı basmıyorlar mı ?
    --- o havadan çok merkep gitti !
    --- aynen "sanki güneş dünyaya muhtaçmış gibi..." der geçer giderim,
    --- gidelim... 

    Image Hosting by PictureTrail.com

    15 januari

    No " Umut" ,Yes "elindeki ..."

     

     

    ----Her kesin elindeki kendine mi demek istiyorsun ?

    ----Kesinlikle onu demek istiyorum

    ----No Umut da ne ?

    ----"Umut" insanlığın en güçlü uyuşturucudur kardeşim,Müslüman Cenneti umut eder ,Devrimcisi Sosyalizmi umut eder , ve bu onu hayata bağlar , bu arada olan olur , "şu an" boğuntuya gelir , Hint fakiri gibi sadece gelecek için yaşarsın , "bu gün " hiçbir zaman senin olamaz

    ----Elde var sıfır durumu...

    ----Elde olan "sıfır" Ya da "bir" olursa olsun ama "umut "olmasın umudu unutmayan her zaman elindekinin küçüldüğünü hatta sıfırlandığını görecektir

    --- Bu konuda gıcık bir fıkra geldi aklıma hemen arz edeyim; yaşlı adamın teki Doktora gitmiş ve “Doktor bey benim elim git gide daha da büyüyor nedendir anlayamadım “der ,ve Doktor da “nereden çıkardın şimdi bunu “der, Adam da “dalgayı elime alıyorum elim her gün bana daha da büyük gözüküyor “der Doktor da “Baba senin elin büyümüyor ,çükün küçülüyor “der, Adam da “hadi yaa” der !

    ---- Burada gülecek miyiz ?

    --- İster gül ister gargara yap ,beni bağlamaz ,

    --- Arslan her gün 15 kilo et yermiş ve bunu bulmazsa çok asabi olurmuş durumu...

    --- Asabiyim yani diyorsun,

    ---- Arslan her gün 15 kilo "Umut" yemez, yani tüm bu olanları yemez

    --- "No" diyorsun !

    ---" No" diyorum...

    --- Bunlar da geçecek ,"sabır" et Ya da" umut " et

    ---- "15 kilo" diyorum ,

    ---- Umudunu yitirme diyorum !

    ----"15 kilo" diyorum,

    ---- Çok inatçısın.

    ----"15..."

    26 december

    Beşiktaş,Serencebey sokakları,ahşap,virane evler...







    Beşiktaş,Serencebey sokakları,ahşap,virane evler...

    24 december

    Deli, deli nedir be ?

     


    --- Deli be san bir şey diyeceğim , Neden “deli” be ? Kimdir ? deli be ,

    --- Kendi kendine konuşan,yazan, tepki almayan, anlaşılmayan, konuştuğunda konuştuğu dinlenmeyen,yazdığında öyele bir bakılan,yada hiç bakılmayan bile, kaale alınmayan, sorularına cevap verilmeyen, karşılığını bulmayan ya da yeteri kadar karşılığını bulmayan, deli bu ya, deli dedin mi bu.Ya da deli yani tırnak içinde “deli “bu . Deli nasıl olur ?Ya da deli nasıl olunur ? Bu adam cevap bulamaz, bulamaz, arar bulamaz, sorar bulamaz,kaale alınmaz, bu insan aslında karşı taraf açısından yoktur, yok kabul edilir, yok kabul edilmek nedir? Toplumsal olarak

    ,manevi olarak, ya da ruhsal olarak, ölü ve ölüdür ama yaşıyordur, bu nasıl olur ? Bu adam ya ölüdür ya da “deli” olur bu bir önermedir ,bu dam ölü olamayacağına göre, en azından şimdi o zaman “deli”dir

    ----Yalnız mıdır ?

    ----İlelebet .

    ----Deli be, sana başka bir şey soracağım; Bu dedikleri tek tek insanlar için böyledir de tolum için nedir ?

    ----Toplum için de budur

    ----Bu mudur ?

    ----Budur . Uzatmayalım , çay demleyelim,

    ----Biz hep çay mı içeceğiz ?

    ----Lanet olsun ; evet

    ----O zaman kuzeye gidelim be Deli

    ----Nereye ?

    ----Çayın içilmediği yere ; Bu votka olur , kanyak olur ,viski olur ,cin olur, olur yani

    ----Buzlu bir yer olsun , en azıdan içkiye buz sorun olmasın be

    ----olur...

    20 december

    “İlgilenmiyorum” Listesi ( 1 )

     

    Melih Gökçek,Galatasaray,Beşiktaş,Fenerbahçe,Adnan Polat,

    Yıldırım,Demirören,Cem Yılmaz,Arog,Erdoğanlar,Emre Belözoğlu,

    Erman Toroğlu,Gülen,Can Dündar,Tarkan,Fatih Ürek,

    Hıncal Uluç,Ahmet Çakar,Bush,Acun,Deniz Baykal,Hülya Avşar,

    Demirel,Jet Fadıl,Volkan,Hava durumu,Kadir İnanır,Pelin Batu,obama

    ,Nasa,Özür,AB,AKP,Deniz Akkaya,50 cent,Kurtlar vadisi,

    Bülent Ersoy,Gsm,Fatih Altaylı,Fehmi koru,TRT,Aydın Doğan,

    Tayfun Talipoğlu,Arzuhan Doğan Yalçındağ,Ciner,Zaman,Japonya,

    Facebook,Polat Alemdar,Beyaz show,RTÜK,Okan Bayülgen

    ,Noel baba,Zeki sezer,Lagendijk ,Yılbaşı,Ahmet Hakan,dizi,loto,

    vitamin,kola,Sarkozy,ödp,ali bayramoğlu,atv,sabah,24,taraf,

    piyasalar,borsa,döviz,uludağ,engin ardıç,

    18 december

    Teğet mi geçti ? & Ne olacak bu Amerika'nın hali ? !

     

    ---Seni de mi teğet geçti ?

    ---Yok ulan öptü geçti

    ---Ne zamandır ?

    ---Hatırlamıyorum

    ---Yeni bir şey yok yani

    ---Standart...

    ---Yenisi öpmekle kalmaz

    ---Teğet değil yani

    ---Teğer mi ? , Değer mi? Deler mi ?

    ---Teğet çemberlere dokunur da geçer ,bizim gibi sivrilere çarpar da geçer

    ---Toplara

    ---Vurur

    ---Standart yani,

    ---...

    ---Sen olsan atar mıydın ?

    ---Neyi ?

    ---Takma kolunu

    --- ...

    ---Ne olacak bu Amerika'nın hali ? !

    ---Viski içtin herhalde,

    ---Çok üzülüyorum be abi ,Ne olacak bu Amerika'nın hali ? !

    16 december

    -- Çirkinlik bizim zırhımızdır ...

     

    -- Yaptığımız salaklığın %90 bize ait ama %10 da çok beter be kardeş..

    -- Halkçı baba....

    -- Burada anlatılanlar neredeyse gerçek...

    -- Kuzeye gidelim be kardeş..

     

    --- Ne o ? yukarıda bi dolu başlık atmışsın ?

    --- Kafamda çakan mevzuları unutmayayım diye yazmıştım, bak bakalım ne diyorsun ?

    --- Benim kafama, kafadan hepsi çivi gibi girdi ama sen ne diyorsun esas sen anlat

    ---”Çirkinlik bizim zırhımızdır” mevzusu; aslında en son yazacağım mevzuydu ama artık zaman bu zamandır yazmalı söylemeli

    --- Nasıl yani ?

    --- Nasıl olacak kardeş;  biliyorsun biz zamanında bayağı baş öğretmen gibi her şeye ideal bakan,  önümüze gelen her kese günlerce bir cümleyi anlatan,  umutları yakın ve yoğun olan ve şimdi bakınca salağın önde gideni bir vatandaştık,  şimdi ne yani diyeceksin ve bende fazla uzatmadan damıtılmış olarak diyorum ki;  artık kimse bizden eski uzun muhabbetleri, ”bir çiçek, bin çiçek “  olaylarını beklemesin,  bizim genlerimizde artık küskünlük ve yalnızlık var bunda da  %90 bizim payımız var ama  %10 da bizi buz adam yaptı ,

    ----Nasıl yani?  Çirkinlik bizim nasıl zırhımız olur ?

    ----Olur, olur;  buradaki çirkinlik;  aynen Amerikan filmlerinde adam mapusa düşer de bütün vücuduna tamamen dövme yapar, her yanını çirkinleştirir de sapıklar sulanmasın,  saldırmasın ayaklarına yatar ya,  işte biz de bu anlamda kendimizi çamura buluyoruz, çirkine ,deliye yatıyoruz, artık bizden güzel çiçekler beklemeyin diyoruz, cazip değil anti-cazip ve çamur oluyoruz,  hani kız istemeye gelirler ve kızında sevdiği başka bir delikanlı vardır, işte o kız, yaptığı o güzel kahveye tükürür ya, aynı olay budur.

    ----Aklıma bir hikaye geldi;  zamanında AlemDağ CezaEvin'de yatan bir arkadaş vardı o arkadaş beş yıldızlı bir otelin Aşçıbaşılığını yaparmış ve bir gün yanındaki aşçılardan birini yaptıkları çorbaya işerken yakalamış, " Ulan ne yapıyorsun güzelim çorbanın içine ettin ", dediğinde yakalanan aşçı “abi biz en güzel şeyleri bu zenginlere istemeden de olsa yapıyoruz acayip sinir oluyorum, yanlış ama içimden geldi yaptım “ demiş

    ----Benim anlattığım da aslın da tam da bu ve en güzel yıllar ,en güzel ürünler verildi ,ve şimdi de o en güzel şeyler mundar edildi ve şimdi gel de güzel ol ,gel de güzel şeyler üret , o güzel şeylerin bedeli olarak bir ton ağır bedel öde, bir ton damga ye , ve salakların dünyasında salak damgası ye ,işte bu yüzden tam da bu yüzden en güzel şeyleri en berbat çamurlara bulayarak koruyacağız , ve bıçak gerçekten kemiğe dayanırsa , bataklıktan çıkar gibi çıkacağız Ya da o bataklıkta biz de çürüyeceğiz ,gelecek de en azından fosilimiz kalacak

    ----Çok ağır olmadı mı Deli Özkan ?

    --- Yok be ne ağır olacak, ağır sa da bana ağır ,çamursa da bana çamur. O değil de, sana yakında yukarda yazdığım” Halkçı Babayı” da anlatacağım

    --- Evet , O da kim be Deli ?

    --- "Halkçı Baba" aslında hepimizin geçmişi;  O" Halkçı Baba" ;bir Halk sevdalısı iken, bizim yalandan deliliğimizin gerçeğini yaşayan gerçek bir halk anti-Kahramanı , O  33  yıldır Karadeniz'in ormanlarından  her gün Köylüye, Halkına sevabına ağaç, odun taşıyor,  artık  O adama çocukları bile salak, hatta Deli gözüyle bakıyor,  O adam da zamanında Halk aşkını o kadar abartmış ve  o kadar;  ölümü göze aldığı insanlar tarafından kullanılmış ki, şimdi ona dalga geçer gibi ”Halkçı Baba ” diyorlar,  ve yalnız kadınlarla, çocuklar onu çok seviyor,acıyor,

    ----Harbiden var mı böyle biri ?

    ----Burada anlatılanlar;  neredeyse gerçek be kardeş , diyorum ve  ekliyorum; ne Doğuya, ne Batıya, ne de Güneye ,biz Kuzeye gidelim kuzeye ,

    --- Kuzeyi falan bilmem ama sen bu yazıyı Bloglarsan, daha buralara uzun süre uğrama, Kurban eti seni bozmuş...

    06 december

    Yavaşlat şu zamanı be, Cahil Ali

     

     

     

    ---- Ne diyorsun yine Deli iki gün sonra bayram sana da et bulup getiririm ,

    ---- Sanal kurban etlerimi ?

    ----Kredi kartı kurbanı bunlar

    ----Kart kurnaları ,sanal kurban falan tanımam ,biz burada harbi etyemez Mahmut olduk ,her gün ; iç çorbayı, ye makarnayı, ne olacak bunun sonu, hafızam bile kalmadı, daha kırk yıllık arkadaşların adlarını unutuyorum ,lafı dolaştıra dolaştıra bir hal oluyorum, yine de hatırlamıyorum, hiç alakasız zamanda hatırlıyorum ,Allah'tan buraya yazıyorum da, yazdıklarıma bakıp yazdıklarımı hatırlıyorum, harbiden Allah Google'den razı olsun, ne unutursam unutayım, olayı yazıyorum ismini hatırlıyorum ,

    ----Tamam Deli Usta sen kafanı fazla yorma Ben Bağcılar civarına dalıyorum aynen seni kavurma delisi yapacağım, ama sakın bu etle şarap falan içme,

    ----Ne şarabı kardeşim o işler Lale devrinde kaldı, kahretsin ki Rize'nin çayına kaldık

    ----Neyse panik yapma, zamanı yavaşlatalım, nasılsa kıyamet yakın, son dönemlerini yaşayan Dinazorlar gibi bu Alemde son dönemlerini yaşıyor, biz bekleyelim kenarda, sadaka ,madaka, Aş evi , falan olayları, bu Millet nasılsa olayı kabullenmiş, Alem batsa bu Millet, bir kepçe pilavla nasıl olsa yaşarım diyor, onun için yavaşlayalım, zamanı yumuşatalım, göreceğimizi görelim

    ----Nasıl yavaşlatacağız be Deli ?

    ----Sen benim dediklerimi boş ver şimdi, hızlı ol , sen hızlı ol, Ben yavaşlatırım zamanı, topu göğsümde yumuşatır,gereken yere pası bırakırım,

    ----Usta be, sen var ya küçük bir kasabaya git, aynen orada yavaş yavaş yaşlanırsın

    ----Oralar bizi bozar,Oralarda biz yalnızlık nimetini kaybederiz,Buralarda günlerce yok olurum kimsenin ruhu duymaz, beş gün sonra nerede ulan bu Deli derler, oralarda bir saat bile arazi olamazsın yanında, yakınında her zaman bir “Dost “bulunur ve ben o kadar yakın, O kadar göğüs göğüse hayatı sevmem, “emniyet mesafesi” her zaman olacak, aman ha

    ---- Tamam Usta Sen bana uç diyorsun ,

    ----Uç ...

      HAYIRLI  Bayramlar...

    05 december

    Kara Kargalar ! Kara Çarşafı savunmak size mi kaldı ...

     

    ---Uzun zamandır ,yazmayayım falan diyorum ,hani tam savunmasak da evhen i şer hesabı Chp ye yakın dururduk falan ama şimdi bu oldu mu , bu karafatmaları savunmak sana mı kaldı

    ---Usta ,sen şimdi bu türban falan olaylarına ne diyorsun ?

    ---Ne diyeceğim kardeşim , bu işler benim için esas konuların ardındaki abartılı muhabbetler, olay her zaman sınıfsaldır ,sömürü çarşaflı,türbanlı falan tanımıyor dibine kadar sömürü var ve sen gelmişsin kıyafet olayını öne koyuyorsun , kadın kapanırsa kapanır ,açılırsa açılır ,önemli olan haksızlığın,sömürünün, işkencenin,karşısında nasıl duruyor ,gerisi zaten yöresel ,ailesel,mahallesel olarak çözülür, türbanı da siyasal simge olarak kullanıyorsa ,o sorunda devletin sorunu beni bağlamaz ,ama bana egemen sınıfların tetikçisi olarak gelirse ,o da benim düşmanım olur ,yoksa kıyafeti benim için kendi kıyafet balosunun aksesuarıdır , bu işi abartmaları ,uzatmaları da ,işin ballı bir yanının olduğunu da gösteriyor , tamamen serbest olsa , sanki o işin sektörü tek başına o böreği yeme ayrıcalığını da kaptıracak ,iş tamamen SultanhamamMerter sektörü olacak ,yani bırakın bu işi Fatih tesettür piyasası ile Merter piyasası çözsün ,sana ne kardeşim ,sen işçinin, sömürülenin uzağında dur ,çarşaflı insanlara sarıl ve kitle partisi oldum de,

    ----Şimdi bunlar ak güvercin idi ,Kara Karga mı oldular ?

    ----Aynen Kara Karga oldular ve bu blog da ve bizim muhabbetlerimizde bunlara Kara Karga diyeceğim

    ----Kargalar uzun yaşarmış ama usta,

    ----Uzun ama boktan bir hayat yaşarlar,

    ----Ağır olmadı mı be Usta ?

    ----Kara ve derin çukura kendileri daldı ,orada hazine var sanıyorlar ,onlar oradan çırak olarak çıkarlar ,o çukurun eskileri bunları orada şamar oğlanına çevir , kendileri bile anlamaz ,çok ama çok yıkanırlar o kokuyu İstanbul'un bütün Hamamcıları bile çıkaramaz
    ----Öyle deme Usta , O Keseciler var ya adamı pamuk gibi yapar

    ----Her pamuk mis kokulu olmaz ama , Pamuk mu daha ağır Demir mi ?

    ----Ne ?

    ----Zııt Karaköy

    ----Ne?

    ---Şimdi bana bütün köyleri saydırma , oradan kap iki çay gel...

     

    03 december

    Gazete kağıdına sarılmış kutu bira

     ,

    ---- Bakkal mı sardı o biraları öyle ?, ulan ne bu kardeşim Memlekette neredeyse kundaktaki bebelere sulanacak sapıklar türedi ,bizim iki biramız mı size battı da sarıyorsunuz ,yırt ulan gazeteleri ,rakı bile alsan gazeteye sardırma ,ne yani utanılacak bir şey mi yapıyoruz...

    ----Böyle deme abi mahallede sarmadan içeni görmedim ben ,

    ----Bırak ulan sen de , biz biliriz eskiyi de yeniyi de , eskiden usulünde, adabında içilirdi kimsede birayı falan gazeteye sarmazdı , hem o zamanlar harbiden , meyhaneye , birahaneye gidilir ortamında içilirdi , şimdi oralara gidecek durum olmadığından liseli gençler gibi parklarda içiliyor ve açık ortamda sanki ayıpmış , günahmış gibi saklayarak, sararak içiyorlar ,

    ----Abi birde %47 durumu var , adamlar hem kapılarına kadar kömür servisi yapıyor bir de onların gıcık olduğu işi açıkça mı yapsınlar,

    ----Git ulan cahil sen de nereden nereye çektin örtülü bira işini , adamlar “iç kardeşim , iç tamam amma örterek iç” mi diyor ?

    ----Tabi abi bütün olay örtmek , örteceksin , saracaksın, kapatacaksın , “ tertemiz örtülü hayat ,oh ne rahat “ diyeceksin,

    ---- Valla benim fazla kafam çalışmaz , zaten kafam da iyi ama bildiğim bir şey var her örtü, her perde, açılmak için vardır ,açılmak da normaldir diyelim, ama açma şekli de önemli...

    ----En iyisi nedir ?

    ----Ben bilmem en iyisini , ben içerim en iyisini ...

     Deli Yazar ve Cahiliz Abi


    02 december

    Saksının yanındaki bir Bardak Suyun Çiçeğe olan aşkı ...

     

    ----Yada Saksının Bardağa olan gıcıklığı

    ----Tut şu Su'yu içinde dökme o Su'yu Çiçeğimin üzerine durumu

    ----Saksı var Bardak var , Çiçek ve Su onlar yüzünden ayrılar

    ----Kırılsın Saksılar , Bardaklar ,Çiçekler Suya , Su Çiçeğe kavuşsun haykırışı

    ----Ustalar ne bu Saksı muhabbeti ?

    ----Bizim mor menekşe var ya masada duran ,o menekşe kurumuş ve yanında bir Bardak Su duruyor bu Deli , bu sıyrık şimdi bunun felsefesini bize yapıyor

    ----Kırılsın o zaman Saksılar ,Bardaklar , kurumasın Menekşeler,yaşasın Çiçeğin Suya aşkı .


     

     Deli Yazar ve Cahiliz Abi


    29 november

    “Eğitim Üretim içindir”

     

    ---- Bu hafta Öğretmenler haftasıymış be Deli abi , ben ilkokulu falan ,bitirdim,ortaokuldan da  araziye uydum, ama yine de severim öğretmenlerimi ,kafamız kalın olmasa belki daha fazla okur böyle cahil kalmazdık .Ben çok korkardım öğretmenlerimden , öyle tırsaki korkak bir çocuk da değildim ama bizim cüce gibi "Leblebi Ali" adlı öğretmenimden yine de korkardım , herhalde kafasız olduğumuzdan korkardım ,şimdi bile okumuş adamlara kafa tutamam ,dayılanamam ,  sanki onlara güç veren bir " şey " var ve "o şey "de bende yok sanıyorum , bunu ben de anlayamıyorum ama böyle işte ,

    ---O neden oluyor biliyor musun “Cahiliz Abi “ kardeş ?

    ---Neden ?

    --- Neden olacak ,O "bir şey bilenler " ,"o bir şey"leri ," bir şey "leri olmayanlara karşı O “bir şey"leri”  “çok şeymiş “ gibi anlatıyorlar ; basitleştirme ,sadeleştirme ,sıradanlaştırma, anlaşılır hale getirme diye bir dertleri yok ,o bildiğini sandıkları " şey "leri “mikro iktidar”ları için çok güzel kullanıyorlar ,sonra sen de ulan bu şeyleri ben sittin sene öğrenemem ,bu adamlar acayip akıllı , ben aptalın biriyim ve hep aptal ve cahil kalırım diyorsun ,o çok bilenler de ,O "Cüce" ler de "dev "gibi  " cahiller ülkesi" nde racon kesiyorlar ,cahillik onların dertleri değil ,cahillik onların iktidar aracı ,lafı uzatıp da belini getirmeyelim , kısaca “Eğitim Üretim İçindir “demiş Harun Usta ,

    ----Ne yani tek derdimiz üretmek,çalışmak mı ? be abi ,hep bizim sırtımızdan mı geçecek bunca çuval...

    ----Ulan üretim dediysek ;  sistem için robotların programlanmasının yapılması  değil , hem el üretimi , hem de beyin üretimi ,güzel şeylerin üretimi,sanat,edebiyat,resim ,müzik falan diyoruz,

    --- Tamam be  Deli Abi  ,cahil kafamız anladı , yakında da İnşallah en az senin kadar Deli Olurum .

    ----"akıllı " olma da , ne olursan ol ...

       Deli Yazar ve Cahiliz Abi


    28 november

    Zenci Baba , Beyaz Anne, Melez Bebek, Şaşkın Türbanlı...

     

     

    -----Metroya inelim , bütün gün yoruldum basarız AkPili dalarız Sanayi'ye ,

    ---- Aman abi hava da buz gibi birazda ısınırız

    ---- Harbiden yazın soğuk kışın da sıcak oluyor , güzel ,

    ---- Gel otur şu banka boş yer varmış,

    ---- Aha gelene bak Zeballah be ,

    --- Amerikan Basket Ligi'nden çıkmış be hocam , ulan kafayı yukarı çevirdik aşağıya bakmıyoruz , o da ne ? bebek arabası sürüyormuş ,

    --- Yanında gelen de karısı herhalde ve beyaz ve de Türk bir bayan ,

    ----Yanlarına Türbanlı bir bayan ve kızı yanaştı , şaşkın şaşkın gülümsüyorlar ve annesine bir şeyler sorup geri çekildiler ve daha da şaşkın şakın bakıyorlar ,

    --- Bebek de aynen Obama kıvamında , babası da , anası da “ mahkeme duvarı” suratları var hesabı,

    --- Şaşırıp da soru soranlara kıl oluyorlar herhalde ,

    --- Herhalde

     

     

    27 november

    “Kendi nefesimin kokusundan nefret ediyorum”

     

    —-Evet öyle dedi İşsiz Kemal “ulan” dedi “46 yaşında tekmeyi yiyen adam nerede iş bulur ,gencecik körpe işçiler varken benim gibi nefesi kokan adamı ne yapsınlar “ “sabah kalkıyorum artık dolaşmadığım fabrika,atölye,dükkan, aklına ne gelirse kalmadı , kendi nefesimin kokusundan da ,çamurlaşmış beynimden de , çoluğumdan da ,çocuğumdan da nefret ediyorum, her şeye ,her kese kanlı düşmanım gibi ziftli gözlerle bakıyorum , senin dediğin gibi her şeye küfür sallıyorum ,biraz rahatlıyorum , öğlen oluyor midem yanmaya başlıyor ,işte o an mideme de kaderime de çok beter küfür ediyorum ama yine çöküyorum ,yine çöküyorum ,teslim oluyorum ,kuzu gibi oluyorum ,eve kendimi atıp ,boş buzdolabına alışkanlık olarak bakıyorum ,poşette asılı bayat ekmeği alıp gazete sarıyorum ,dışarıya çıkıyorum ,ekmek arası havası verilmiş bayat ekmeğe dalıyorum ,tıkanıyorum ,yakalandığım hıçkırık beni ,cami avlusuna kadar sürüklüyor abdest alınacak yerde suyumu içip ,devan ediyorum ekmeğin nişastalı tükürük püresini mideye indirmeye …”

    —-Sen buna ne diyebildin ?

    —-Ne diyeceğim ,hoş geldin kardeş dedim…

    —-Her özet Ya da kısa yazı faşizmmiş ,öyle demiş Heidegger Amca ,yine de bizim faşizmimiz bu kadar olsun kısa keselim ,dua etsinler slogan gibi üç cümle kurup işkence yapmıyoruz..

    — Uzatalım o zaman Faşist Deliye çıkmasın adımız

    —S.ktir yaa ,senden Faşist olsa ,insanlık harbi kurtulur…

    Deli Yazar ve Cahiliz Abi

    26 november

    Sokaklarda; afiş,billboard,duvar yazıları,sloganlar...

    Sokaklarda;  afiş,billboard,duvar yazıları,sloganlar...










     
    *